Doğru görüş bazen haklılık sebebiniz değildir

banner32

Günlük hayatın genel motifleri arasında sık sık insanların birbirleri ile münakaşa münazara ettiğini ve tarifsiz bir hararet içerisinde kraldan çok kralcı geçinenleri görürsünüz. Konum statü yer mekan hiç önemli değildir. ”Ağzı olan konuşuyor” deyiminin belki de neşvü nema bulduğu iklimden bahsediyoruz.

İlginç bir sosyolojiye sahip bir toplumuz gerçekten. Herkes her konuda konuşmayı kendine bir vatandaşlık görevi olarak zim-metlemiş adeta .Ekonomiden dem vuranlar mı dersiniz, siyaseten nirvanaya ulaşanlar mı dersiniz,dini meselelerde şeyhül islamları gölgede bırakanlar mı dersiniz vb bir alanda herkesin bir şeyler söylediği ve kendi düşüncelerini, fikirlerini sit alanı ilan ettiği bir zamanda yaşıyoruz.

Bu lehimize mi aleyhimize mi ? Bir zenginlik mi yozlaşma mı açıkçası bilemiyorum.

Bu diyalogların hiçbirinde ihtisasın bir ehemmiyeti yok.

Eğitim süreçlerinin ve bu süreçlerin sağlamış olduğu kazanımların da geçersiz bir akçeye dönüştürüldüğü muhakkak. Böylesine bilgi ve alan kirliliği oluşmuş bir toplumda fikrinizin doğru olup olmaması da bir anlamda size hiçbir avantaj sağlamıyor.

Eğer bu platformalar kendi denklemleri üzerinde gerçekleştirilmiyorsa fikren zikren ahlaken kaotik bir ortamda nefes alıyoruz demektir. Asıl tehlikeli olanda aslında alan hakimiyetleri üzerinde herkesin kendince söz söyleme salahiyetini bulmasıdır.

Hal böyle olunca doğal olarak insanlar sit alanı ilan ettikleri kendi doğruları üzerinden gerilmekte, ilişkiler seviyesiz bir şekil almakta saygı sevgi gibi erdemler buharlaş-maktadır.

Peki böyle bir atmosferde haklı olanla haksız olan nasıl ayırt edilecek ve kim kimi nasıl değerlendirecek?

Düşünce ve fikirlerinizin doğru olması sizin haklı olmanız için yeterli bir argüman mıdır?

İşte spesifik olarak tamda bu noktada konuyu o konu üzerinde ihtisas sahibi olanlarla mülahaza etmek doğrudur.

Diğer türlü bilginiz birikiminiz ahlakınız seviyeniz karşınızdakilerin o konularla alakadarları mesafesinden öteye geçemeyecektir.

Sonunda ayıplanan haksız çıkarılan ve mahkum edilen siz olacaksınızdır .Neden mi?

Tilki ile eşek çimenin rengi üzerine tartışıyorlarmış.

Tilki: Çimen yeşildir demiş.

Eşek: Hayır, çimen sarıdır demiş.

Tilki:Israrla çimen yeşildir diye tekrarlamış.

Eşek;İnatla hayır çimen sarıdır demiş.

Aynı minvalde devam eden tartışmanın ardından sonuç alamayacaklarını anlayınca tilki ile eşek konuyu ormanın kralı aslana anlatmışlar.

Her iki tarafı sükunetle dinleyen aslan kararını açıklamış.

Karar;

Tilkinin bir ay hapis cezasına çarptırılması ,eşeğinde serbest bırakılması.

Kararı şaşkınlıkla karşılayan tilki aslana yanaşmış ve demiş ki;

Hakikaten sen de çimeni sarı mı görüyorsun?

Aslan: Hayır çimen yeşildir deyince

Tilki: O halde neden bana 1 ay hapis cezası verdin de eşeği serbest bıraktın ?

Aslan: Senin cezan çimenin renginden dolayı değil eşek ile tartışmandan dolayıdır demiş.

Bu sebeple karşılaştıklarımızla bir konuyu tartışmadan evvel konunun mahiyetinden önce o kişilerin ehliyetine salahiyetine edebine ahlakına seviyesine bakmamız lazım gelir.

Aksi takdirde konu ile ilgili haklı olmanız tek başına sizin mahkumiyetinizi ortadan kaldırmaz.

Kalın sağlıcakla selam ve dua ile

YORUM EKLE
banner36

banner63

banner8

banner11

banner21

banner34

banner65

banner9

banner12

banner20

banner33