Pire’ye kızma!

Her dilde çok güzel atasözleri vardır.

Zor bir konuda “Ben şimdi bunu nasıl anlatayım?” derken bir kurtarıcı gibi insanın aklına düşüverir, beyaz atlı prens gibi yetişir imdadına.

Güzel Türkçemizde “Pireye kızıp yorganı yakmak!” diye bir tabir vardır. Kısaca; Küçük şeylere bakarak büyük tepkiler vermek diye açıklayabiliriz.

Söz konusu inançlar olunca nedense insanlar kötü örneklere bakarak genel kararlarlar verir. Hâlbuki “su-i misal emsal teşkil etmez” demiş atalarımız. Yani: “Kötü örnek, örnek alınmaz”

Dinsizlik tuzağına düşenlere baktığımızda:

Birinci büyük grup: Kötü örneklere bakarak “Bunlar böyleyse ben onlardan değilim” demeleri buna örnek gösterilebilir.

Elbette insan üzerinde, çevresinin etkisi yok değildir. Ama kötülere bakıp inancından vazgeçmek çıkar yol değildir.

Çıkar yol: İyilere bakıp daha iyi olmaya çalışarak güzel örnek olabilmektir.

***

İkinci büyük grup: Evrenin ve yaşamın  “kendiliğinden var olma” düşüncesidir.

Ünlü bir ateist evrenin nasıl oluştuğunu yazmış olduğu kitabında şöyle açıklar:

“Elime bir süpürge aldım. Islattım. Duvara sürdüm. Duvarda daha önce olmayan çeşitli şekiller oluştu. Evrende böyle kendiliğinden oluşmuş olabilir.”

Bu düşüncenin mantıklı hiçbir tarafı bulunmadığı açıktır.

Çünkü duvarda oluşan şekiller kendiliğinden oluşmuş değildir.

Duvarda bir şekil oluşması için öncelikle ortada bir duvar olması sonra ıslak bir süpürge olması ve duvarda nasıl bir şekil yapacağını bilen irade sahibi akıllı bir insan olması ve o insanın eyleme geçmesi gerekir.

Yani bir duvarda ıslak bir süpürge ile hiçbir anlamı olmayan basit bir şekil yapabilmek için bile bir “yapıcı” kişiye ihtiyaç varken evreni ve insanı yaratan, irade sahibi bir yaratıcıya ihtiyaç olmaması mantıksızlıktan başka bir şey değildir.

Hiçbir resmin ressamsız olamayacağı gibi:

Süpürge deneyi de tanrının yokluğunun değil, varlığının ispatıdır aslında.

Evrenin ve canlılığın başlangıcı ile ilgili higgs bozonu atom altı parçacıklarından, uzay teleskoplarıyla dünyamıza en uzak gezegenlere kadar çok değerli bilimsel araştırmalar yapılıyor. (1) 

Gelecekte de yapılacaktır.

Ancak bir deney yapılabilmesi için mutlaka:

Bu deneyi yapacak ilim sahibi bir kişi, deney malzemeleri ve laboratuvar ortamı olmazsa olmazdır.

Yani hiçbir şeyi yoktan var etmek mümkün değildir.

***

İlk çağlardan bu yana evren hakkında iki genel görüş vardı.

“Vardı” diyoruz, artık ikincisi yok. Çünkü ikinci görüşü savunan bilim adamı kalmadı. Ateistler hariç.

Birinci görüş: “Evren yaratılmıştır” Yani yoktan var edilmiştir, diyenler.

İkinci görüş: “Evren yaratılmamıştır” Yani yaşadığımız evren hep vardı. Sonsuza kadar da hep var olacak,  diyenler.

Birinci görüşü Allah (c.c) tarafından gönderilen peygamberler (sav) insanlara açıklamıştır.

İkinci görüşü savunan tanrıtanımazların teorisi, evrenbilimcilerin “Big Bang” (Büyük Patlama) dedikleri teoriyle çökmüştür.

Big Bang teorisi kanıtlanmış bir teoridir. (2)

Big Bang teorisi özetle: “Evren yoktan var edilmiştir, genişlemektedir ve bir gün çökecektir” diyor. (3)

Evrenin doğum tarihi yaklaşık olarak: 14 milyar yıl, güneşin yaşı: 5 milyar yıl, dünyanın yaşı: 4 milyar yıl olarak hesaplanmaktadır.

Elbette her doğan büyür yaşar ve ölür.

Artık hiçbir bilim adamı “Evren hep vardı ve sonsuza kadar var olacak” demiyor ama nedense bazıları, öyleyse: “Her şeyi yoktan var eden biri de olmalı”  diyemiyor.

Ateistler hiçbir bilimsel kanıtları olmamasına rağmen sırf inatları yüzünden Yaratıcı bir kuvvetin varlığını kabul edemiyor.

Yüce Allah (c.c.) Kuranı Kerimde:

Onlara “Diğer insanlar gibi siz de iman edin” denildiğinde, “Akılsızların inandıkları gibi biz de inanalım mı?” derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar onlardır, fakat bilmezler.

Bakara 13.

***

Üçüncü büyük grup: Şüpheciliktir: “Ya yoksa?”

İmanı olmayan ama aklı olan insan için “Ya yoksa?” ihtimali ile ”Ya varsa?”  ihtimali eşittir.

Varsayalım ki “Yok” diyenler haklı çıktı.

Dünyada yaşarken “Bütün varlık Allah’tandır. Zaman ve mekân bana emanettir. Kıyamet, Ahiret, Mizan haktır. Allah’tan geldik yine O’na döneceğiz” diye düşünerek yaptığı en küçük şeylerin bile karşılığının sorulacağı hesap gününe inanarak insanlığa faydalı olmak için gayret ederek ömrünü tamamlamış iyi insanın kaybedeceği bir şey yoktur.

Peki, ömrünü batakhanelerde, kumarhanelerde, yalan, gasp, hırsızlık ve arsızlıkla geçirmiş “tanrıtanımaz” insanlar için ölümden sonra:

Ya Tanrı varsa?

***

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.

O, Rahmân’dır ve Rahîm’dir.

Ceza gününün Mâlik’idir.

Rabbimiz!

Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.

Bize doğru yolu göster.

Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu,

Gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

Âmin.

 

Selam ve dua ile…

KAYNAKLAR:

1.)    Higgs Bozonu, Tanrı Parçacığı, Video

https://yandex.com.tr/video/preview/?filmId=14161262172699080922&text=higgs+bozonu+nedir

2.)    Big Bang, Büyük Patlama, Vikipedi

https://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%BCy%C3%BCk_Patlama


 

3.)    Evrenin Genişlemesi, Vikipedi

https://tr.wikipedia.org/wiki/Evrenin_geni%C5%9Flemesi

YORUM EKLE
banner128

banner8

banner11

banner21

banner34

banner202

banner9

banner12

banner20

banner33