banner244

Koronavirüsle mücadelede hava kalitesini korumak için akıllı sensörler iş başında

Araştırmalar iç mekanlardaki havayı kirletici maddelerin, insan sağlığı açısından dış mekanlara oranla 5 kat daha fazla olduğunu gösteriyor. Özellikle salgın hastalıklarla mücadelede AVM, okul ve hastane gibi kapalı alanların hava kalitesinin önemine dikkat çeken uzmanlar, havalandırma ve klima sistemlerinin insan sağlığını riske atmadan kullanılması için hava kalitesinin akıllı sensörlerle düzenli takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Koronavirüsle mücadelede hava kalitesini korumak için akıllı sensörler iş başında

Yaz aylarının sonlarına doğru yaklaşırken kapalı mekanlarda geçirilen süre artıyor. Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı’nın yürüttüğü bir araştırma, insanların zamanlarının yaklaşık yüzde 90'ını iç mekanlarda geçirdiğini ve burada havayı kirleten bazı kirletici maddelerin dış mekanlara oranla 2 ila 5 kat daha fazla olduğunu gösteriyor. İç mekanlardaki hava kalitesini düşüren etmenlerin başında ise karbon monoksit, partikül madde, evcil hayvan tüyü, küf, asbest ve çeşitli ürün ve malzemelerin neden olduğu uçucu organik bileşikler geliyor. Uzmanlar ise iç mekan hava kalitesinin Covid-19 dahil pek çok viral hastalık ve solunum yolu hastalığı üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Özellikle havalandırma sistemlerinin bilinçsiz kullanımının salgın hastalıkların yayılımında etkili olduğu belirtiliyor. 

Hava kalitesini takip etmek için teknolojik adım

Sağlık uzmanlarının uyarıları koronavirüsle mücadelede hava kalitesini artırmaya yönelik çözüm arayışlarını gündeme getirirken önemli bir hamle de IoT (nesnelerin interneti) alanında faaliyet gösteren yerli teknoloji şirketi Skysens’ten geldi. Kapalı alanlarda geçirilen süre arttıkça bu alanlarda hava kalitesini yüksek tutmanın büyük önem taşıdığına dikkat çeken Skysens Teknoloji CEO’su BURAK POLAT, geliştirdikleri kablosuz hava kalitesi takip sistemleri ile hava kalitesini iyi düzeyde koruyarak salgın hastalıkların yayılma hızının çok büyük oranda azaltılabileceğini söyledi. 

Binaların içindeki hava kalitesi noktasal olarak takip edilebiliyor 

Takip sisteminin çalışma prensibine ilişikin detayları aktaran Burak Polat, “Sistem, tek bir kutunun içine sığdırdığımız bir gateway, yani ağ geçidinden oluşuyor. Kurulum için ise cihazı internete bağlamak yeterli oluyor. Bu sayede bir kapsama alanı oluşturulurken takip etmek istenilen riskli alanlara sensörlerin yerleştirilmesiyle binaların içindeki hava kalitesi noktasal olarak takip edilebiliyor. Tek bir cihaz ile koca bir binayı kapsama almanın ve yüzlerce sensör kullanabilmenin mümkün olduğu bu sistemde kablolama veya altyapıya da ihtiyaç duyulmuyor. Takip edilen iç mekananın verileri ise Skysens bulut merkezinde depolanarak uygulama üzerinden takip edilebiliyor.Akıllı algoritmalar ile havalandırmanın doğru yapılıp yapılmadığı takip edilip gerekli uyarılar kullanıcıya veriliyor veya havalandırma sistemi tetikleniyor” dedi.

Hava kalitesinin takibi %25’e kadar  enerji tasarrufu sağlıyor 

Havalandırma sistemlerinin enerji tüketiminde büyük bir pay sahibi olduğuna dikkat çeken Burak Polat, akıllı sensörlerin ortamdaki havanın ihtiyacına uygun bir çalışma ayarı benimsenmesinde de rol oynadığını belirtti. Polat, “Havalandırma sistemlerini kullanırken bulunduğumuz ortamı ısıttığımız, soğuttuğumuz, içerideki havayı kullandığımız veya dışarıdaki havayı çektiğimiz birkaç seçeneğe odaklanıyoruz. Haliyle enerji kullanımızı da sistemleri çalıştırdığımız süre ile kıyaslıyoruz. Ancak bizler, geliştirdiğimiz akıllı algoritmalar ile havadaki hava kalitesi, sıcaklık,nem ve basıncı ölçüp havalandırma sistemlerinin ihtiyaç halinde aktifleştirilmesini sağlayarak %25’e kadar enerji tasarrufu sağlayabiliyoruz.” şeklinde konuştu. 

Sensörlerin kamusal alanlarda yaygınlaşması hedefleniyor 

Havalandırma sistemlerinin doğru kullanılmadıkları takdirde bulaşıcı hastalıkların yayılımında önemli bir tetikleyici olabileceğine de değinen Burak Polat, “Soluduğumuz havanın kaliteli, yani barındırdığı partikül, Karbon Monoksit (CO) Ozon (O3), Azot Dioksit (NO2), Kükürt Dioksit (SO2) gibi bileşenlerin normal sınırlarda olması ve havalandırma sistemlerinin bu kriterlere uygun olarak kullanılması çok önemli. Kış aylarına yaklaşırken daha fazla ziyaret edeceğimiz hastane, okul, ofis, fabrika, otel, restoran, kafe, AVM ve stadyum gibi kamusal alanlarda hava kalitesinin insan sağlığına uygun hale getirilmesi ve bu alanlardaki havalandırma sistemlerinin doğru kullanılması gerekiyor. Skysens olarak hedefimiz, ikinci dalga senaryoları açısından riskli görülen kış aylarında, hava kalitesi takip sensörlerini kamusal alanlarda yaygınlaştırarak koronavirüsün yayılımına olabildiğince engel olmak.” ifadelerini kullandı.  

Yüksel Ercan

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner217

banner8

banner11

banner21

banner34

banner9

banner12

banner20

banner33