Babalar da ölür bir gün

Babalar gibi bir makale yazmak için uzun süre düşündüm. Şam babası gibi değil, can baba gibi olsun. Mafya babası gibi değil, devlet baba gibi olsun.

 Habip Baba gibi, Nur Baba gibi, Terzi Baba, Hızır Baba gibi olsun. Umuda açılan kapı olsun, dua olsun gönülleri ferahlatsın. Sevgi olsun, güven olsun, merhamet olsun yürekleri sarıp sarmalasın.

Öldüren değil yaşatan olsun. Eşine, evlatlarına karşı sel önünde bent, yel önünde set, doluda şemsiye olsun. Korusun, kollasın, gözetlesin. Bir oksijen çadırı gibi, sevdiklerini her türlü virüs ve mikroplardan arındırsın.

Bir baba, evlatları için bir kale ve sığınak, eşi için saygıyla bezetilmiş bir rehber, kendi babası için gurur kaynağı olsun. Gözünü yumduğunda, adını ve ocağını tüttüren gelecek olsun, yarın olsun.

Babalar da ölür bir gün, yerini bir başka baba alır. Önde gidenlerle sonda gidenler kavuşur bir gün elbet. İki baba kucaklaşır, hasbihâlleşir, hesaplaşır, emanetlerini sorar, sorgular, hesap verir, hesap sorar.

Kavuşmadan önce, babalar gibi bir hikâye yazmak, babalar gibi bu hikâyeyi oynamak lazım.

Her varlık bir ecelle doğar, eceli geldiğinde o “ne bir saat öne alınabilir, nede ertelenebilir. Babalar da ölür bir gün. En büyük mirası ne malı mülkü, ne makamı mevkisidir. Sizde bıraktığı hatıraları, sizinle yaşadıkları ve yaşattıklarıdır. Sevgisidir, omuzuna yaslandığınızda bulduğunuz huzurdur, güvendir.

Baba olmak zordur. Koruyan, kollayan, herkes rahat uyusun diye evin kapısında nöbet tutan bekçidir. Yemeyip yediren, giymeyip giydiren, çalışıp didinen kadrolu bir işçidir. Eşine salıncak, çocuğuna oyuncak olan evinin meddahıdır.

Yokluğun ve yoksulluğun aradığı suçludur baba. Geçinme ve geçim derdinin yüklendiği katardır.

Başı ağrımaz, ağlasa duyulmaz. Çaresizliğine ferman, yalnızlığına eman, yarasına derman arayan kalabalıklar arasında tek başına yürüyen adamdır. “Acıyı içinde, şaşkınlığı duygularında, çözümü beyninde, sahiplenmeyi yüreğinde yaşar”.

Babalar da ölür bir gün. Ama ayakta ölür. Başı hep diktir, evin direğidir. Direk çökerse, çatı üstüne çöker. Kolları evin duvarları, gözleri kapısı ve penceresi, yüreği yatağı ve yorganıdır.

Baba olmak, baba kalabilmek, baba olarak anılmak zordur. Bu zorluğa talip olanlar, neye talip olduğunu iyi bilmelidir. Yoksa ortalıkta, baba diye Şam babası, iskele babası, mafya babası, katil babalar cirit atıyor.

Babalar yaşarken, babalar gibi yaşayanlar

Babalar da bir gün ölür.

YORUM EKLE
banner128

banner217

banner8

banner11

banner21

banner34

banner9

banner12

banner20

banner33