Türkiye’de siyaset biz bildik bileli sertlik, tartışma ve kavga ekseninde yapılıyor.
İktidara gelme amacındaki bir siyasi hareketin kendi seçmen tabanını konsolide etmek adına tartışma açması son derece normal bir durum.
Ancak bizim çok partili siyasi hayata geçtiğimiz 1950 yılından bu zamana kadar siyasetçiler arasındaki kavga, gürültü bir türlü bitmedi.
Yukarıda siyasetçi kavga edince tabandaki o partiye gönül vermiş partililer de anında durumdan vazife çıkartır.
Kavganın bize nelere mal olduğunu anlatmaya gerek bile duymuyoruz.
Bir sürü darbe girişimi.
Gerçekleşen ve hepimizi derin üzüntüler içerisinde bırakan darbeler.
“Siyasette kavgaya gerek varmı ?” sorusunun cevabı bizde her zaman “Hayır” dır.
Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi siyaset bizde öfke ile yapılıyor.
Geçtiğimiz hafta yani 16 ocak tarihi bilindiği gibi özellikle Kocaeli için “Basın onur günü” olarak kutlanır.
Son derece kalabalık bir katılımcının katıldığı “Basın onur günü” etkinliğini özellikle şu an Türkiye’de var olan siyasi partilerin genel başkanları ve parti yönetimlerinin görmesini isterdik.
Binlerce katılımcının hazır bulunduğu bu etkinlikte sağdan sola her siyasi partiden milletvekili- İl başkanı-Belediye başkanı ve çok sayıda bürokrat vardı.
Dikkat ettik.
Medya önünde birbirleri ile kavga eden siyasetçilerin tamamı birbirine sarılıyor.
Herkeste olağanüstü bir keyif.
Kimse kimsenin elini bırakmıyor.
Toplantı devam ederken katılımcıların çoğu muhatabına “en kısa sürede bir araya gelmek adına” teklifte bulunuyor.
İktidara gelmek geldikten sonrada uzun süre iktidarda kalmak tüm siyasetçilerim ve siyasi partilerin ortak hedefi.
Bunda bir sorun yok.
Sorun partilileri daha doğrusu seçmen kitlesini konsolide edebilmek adına olabildiğince sertliğe başvurulmasında.
Bizim siyasetçilerimiz çoğu zaman “Öfkede bir hitabet sanatıdır” söyleminde bulunurlar.
Öfke ile yoğrulmuş bir sanatın kime ne faydası var anlayabilmiş değiliz.
Bu durumda iş bir anda kavgaya doğru gidiyor.
Sonrası malum.
Kavganın
Kırıp dökmenin
Hiç kimseye bir faydası yok.
Anlaşmak
Uzlaşmak
En azından uzlaşmayı denemek
En iyisi en güzeli.
Türkiye’de eski tip siyaset anlayışı yavaş yavaş sona eriyor.
Yeni gelen seçmen kitlesinin temel beklentisi daha iyi bir yaşam.
Genç kitle bu nedenle siyasetçinin ne dediğine pek fazla kulak asmıyor.
İyi de ediyor.
Siyasetçilere tavsiyemiz.
Kavgayı bırakın
Vatandaşın tebessüme, güler yüze ihtiyacı var.
Siyasetçi bir dönem daha iktidarda kalacak diye
Vatandaşı bölmenin bir manası yok.
Hepimiz gerçekten çok ama çok yorulduk.