Bana da söyle.

Bana da söyle...

İnsan, her gece aynı gökyüzüne bakıp da neden aynı yıldızı özler? Neden bazı isimler yıllar geçse de yüreğin en sessiz köşesinde yaşamaya devam eder? Zaman gerçekten unutturuyor mu, yoksa yalnızca acının üzerini ince bir sessizlikle mi örtüyor?

Bana da söyle...

Bir gün yeniden içten gülmek mümkün mü? Kırılan güven yeniden onarılır mı, yarım kalan hayaller yeniden filiz verir mi? Yoksa insan, eksik kalan yanlarıyla yaşamayı öğrenip yoluna öylece devam mı eder?

Sessizce çekip giden insanların içinde kopan fırtınaları kim görür? Gülümseyen yüzlerin ardına saklanan gözyaşlarını kim fark eder? İnsan bazen konuşmaz; çünkü kelimeler yetersiz kalır. Susar... Ama o suskunluğun içinde binlerce cümle, binlerce çığlık, anlatılamayan nice acılar gizlidir.

Bana da söyle...

Neden en çok sevenler en çok sınanır? Neden en çok fedakârlık edenler çoğu zaman yalnız bırakılır? İyilik yapanlar neden unutulur da kıranlar daha çok hatırlanır? Bu dünyanın adaleti nerededir? Hangi kapının ardında, hangi vicdanın içinde saklıdır?

Beklemeye değer insanlar hâlâ var mı? Bir "Nasılsın?" sorusunu gerçekten hissederek soran, uzattığı eli karşılık beklemeden uzatan, sevgiyi çıkar uğruna değiştirmeyen yürekler kaldı mı?

Bana da söyle...

Neden bazı yollar kavuşmak için değil de ayrılmak için kesişir? Neden bazı insanlar ömrümüze bahar gibi girer de ardından kış gibi çekip gider? Geriye kalan birkaç hatıra, neden yıllar geçse de ilk günkü gibi can yakmaya devam eder?

Hasretin bir sonu var mı? Bekleyiş gerçekten biter mi? Yoksa insan, beklemekten yorulduğu için sustuğunu, özlemekten vazgeçtiğini mi sanır? Çünkü bazı özlemler ne takvim tanır ne de zaman... Onlar yalnızca yüreğin attığı yerde yaşamaya devam eder.

Ve bana şunu da söyle...

Bir gün gerçekten her şey yerini bulacak mı? Haksızlık eden yaptığını yaşayacak mı? Gözyaşı dökenin yüzü gülecek mi? Sabreden, bekleyen, yüreğinde derin yaralar taşıyan insanlar bir gün hak ettikleri huzura kavuşacak mı?

Eğer bunların cevabını biliyorsan, bana umut ol. Çünkü bazen insanı hayata bağlayan şey büyük mucizeler değil, yüreğine dokunan küçücük bir sözdür. Bir "Geçecek." cümlesi bile karanlık bir gecede doğan güneş kadar değerlidir.

Ben yine de inanmak istiyorum...

Bir gün kırılan kalpler onarılacak. Yarım kalan hikâyeler tamamlanacak. Gözyaşları yerini tebessümlere bırakacak. Bugün sessizce acı çekenler, yarın hayatın en güzel şarkısını söyleyecek.

O güne kadar bana umut etmeyi söyle...

Sabretmeyi söyle...

Sevmekten vazgeçmemeyi söyle...

Ve ne olursa olsun insan kalabilmeyi söyle...

Çünkü bu dünyada en zor şey; acılara rağmen merhametini kaybetmemek, kırıldıktan sonra bile kimseyi kırmamaktır. Belki de insanın gerçek büyüklüğü, yaşadığı acılarla değil; o acılara rağmen gönlünde taşıdığı iyilikle ölçülür.

İşte bunu bana da söyle...

Belki o zaman, içimde uzun zamandır susan umut yeniden konuşmaya başlar.