Bayrak bizim namusumuz.

O şerefli bayrağa el sürmeye cesaret eden şerefsiz;

O bayrak ki bir milletin yedi düvele karşı vermiş olduğu bağımsızlık mücadelesinin sembolü, rengini şehit kanlarından almış bu aziz toprakların bizlerin vatanı olduğunu toprağa, suya, yere, göğe kısacası herkese ve her şeye haykıran özgülük ve şerefimizin timsalidir.

O bayrak Türkü, Kürdü, Laz’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü, Abaza’sı daha adını sayamadığımız bir sürü etnik kimliğin huzur ve güvenle yaşadığı ve bugün Ortadoğu’da emperyalizmin yaktığı ateşin bu topraklarda yaşayan bizleri yakamadığı yanmaz, yırtılmaz ve sarsılmaz koruyucumuzdur.

O bayrak seninle benim bir ve beraber olduğumuzun, kaderimizin bu topraklara yazıldığını gösteren alın yazımız ve bu topraklar üzerindeki ebedi kardeşliğimizin nişanesidir.

Emperyalizmin topraklarımız üzerine kurduğu hayallerin bir tezahürü ve Ortadoğu’da yakılan büyük sömürge ateşinin alevlerinin üzerimize sıçraması için kurulan planın parçası olmaktan çekinmeyen zavallılar bilmelidir ki bu vatanda bu şanlı bayrağın altında kardeşliğimiz asla nihayete ermeyecek ve bu aziz sancak asla bu vatan topraklarından gölgesini eksik etmeyecektir.

Ona el uzatanlar şunu bilmelidir ki;
Bu bayrak işgal kuvvetlerinden temizlenen İzmir’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önüne serilen işgal devletinin bayrağını yerden kaldırtıp ‘’O bir milletin bağımsızlık nişanesidir ona asla saygısızlık yapmayacağız’ diyecek kadar necip bir milletin bayrağıdır.

Dün o bayrak üzerinde kirli emeli olanların başlarına ne geldi ise bugün de o bayrak üzerinde kirli emeller güden herkesin başına onun geleceği asla unutulmamalıdır.

Herkes attığı adımın nereye gittiğini, kurduğu cümlenin hangi sonun kapısını açtığını ve uğraştığı milletin kimler olduğunu çok iyi tartıp ona göre davranması elzemdir.

Ez cümle ;
‘’Bayrak bizim namusumuz ve şerefimizdir kimseye verecek değiliz ama illa çok talep olur ise direğini seve, seve verebiliriz.’’