Belki bir gün

Belki bir gün...

Bugün içime çöken bu sessizlik dağılır. Geceleri uyutmayan düşünceler yavaşça uzaklaşır. Yüreğimin en derin yerine sakladığım özlemler, bir sabah güneşle birlikte yeniden filiz verir.

Belki bir gün, yarım kalan cümleler tamamlanır. Söylenemeyen sözler yerini bulur. Kırılan gönüller onarılır, küskün yollar yeniden kavuşur birbirine. İnsan bazen en çok da gerçekleşmeyeceğini bildiği umutlara tutunur. Çünkü umut, karanlığın içinde yanan son kandildir.

Belki bir gün, beklediğim kapı çalınır. Gidenler geri dönmese bile, onların bıraktığı boşluğu dolduracak güzel insanlar çıkar karşıma. Acılarımı anlayan bir çift göz, yorgunluğumu dinlendiren bir çift söz bulurum.

Belki bir gün, bu kadar yorulmanın da bir anlamı olduğunu anlarım. Çekilen her sıkıntının, dökülen her gözyaşının bir karşılığı olduğunu görürüm. O zaman dönüp bugüne bakarım ve "İyi ki vazgeçmemişim." derim.

Çünkü hayat bazen insanı en karanlık gecelerden geçirir ki sabahın değerini öğretsin. Ve insan, en çok kaybettikten sonra bulduğu şeylerin kıymetini bilir.

Belki bir gün...

Yıllardır içimde taşıdığım bu yük hafifler. Kimseye anlatamadığım dertlerimi rüzgâra bırakırım da o, benden uzak diyarlara götürür. İçimde susan çocuk yeniden konuşmaya başlar. Kaybettiklerimin acısı tamamen dinmez belki ama artık canımı yakmayacak kadar uzaklaşır.

Belki bir gün, değer verdiğim insanlar değerimi anlar. Varlığımın yokluğumdan daha kıymetli olduğunu fark ederler. O gün geldiğinde kırgınlıklarımı önüme koyup yeniden hesap yapmak istemem. Çünkü zaman insana en büyük dersleri verir; bazı hesapları ise hayat kendi kapatır.

Belki bir gün, çıktığım bu uzun yolda dönüp arkama baktığımda çektiğim çilelerin beni daha güçlü bir insan yaptığını görürüm. Her düşüşümün aslında yeniden ayağa kalkmayı öğreten bir imtihan olduğunu anlarım. O zaman gözlerimdeki yaşın bile boşa akmadığını hissederim.

Belki bir gün, hasretini çektiğim sesleri yeniden duyarım. Belki yıllardır yolunu gözlediğim bir haber gelir. Belki de hiç beklemediğim bir anda kader yüzüme tebessüm eder. Çünkü hayat bazen en güzel sürprizlerini, umudun tükenmeye başladığı yerde saklar.

Belki bir gün, geceler bu kadar uzun olmaz. Yastığa başımı koyduğumda düşünceler değil huzur misafir olur bana. İçimde fırtınalar kopmadan uyurum. Sabahları yüklerimle değil, umutlarımla uyanırım.

Belki bir gün, gönlümde sakladığım hasret sona erer. Yıllarca yolunu gözlediğim insanlar, beklediğim sevgiler, kavuşmayı dilediğim umutlar bana ulaşır. Belki de hiçbirine kavuşamam ama beklemenin, sabretmenin ve sevmeye devam etmenin ne kadar kıymetli olduğunu öğrenirim.

Çünkü insan bazen sadece bir güne inanarak yaşar. O günün ne zaman geleceğini bilmez ama geleceğine inanır. İşte ben de o umudun peşindeyim.

Ve belki bir gün...

Bu satırları okurken yüzümde buruk ama huzurlu bir tebessüm olur. Çünkü bugün içimi yakan ne varsa zamanın derin sularında kaybolup gitmiştir. Geriye sadece yaşanmışlıkların bıraktığı izler ve ayakta kalmayı başarmış bir yürek kalmıştır.

O gün geldiğinde, geçmişin yaralarını tek tek saymayacağım. Bana acı verenleri suçlamayacağım. Kaybettiklerime ağlamayacağım. Çünkü anlayacağım ki hayat; bazen vermeyerek, bazen alarak, bazen de bekleterek insanı olgunlaştırır.

Belki yarın...
Belki yıllar sonra...
Belki ömrün sonbaharında...

Ama mutlaka bir gün...

Yüreğimde taşıdığım bütün umutlar, bütün dualar ve bütün özlemler bir anlam bulacak.

Ve ben o gün, bunca yılın ardından sessizce gökyüzüne bakıp şunu diyeceğim:

"Beklemeye değmiş."