Eskiden büyücüler vardı. İnsanlar onların ateşten, dumandan, gizemden ve bilinmezlikten güç aldığını düşünürdü.
Oysa çoğu zaman büyünün kaynağı büyücü değil, ona inanan kalabalıklardı.
Bugün de değişen pek bir şey yok.
Sadece büyücüler şekil değiştirdi.
Kimi ekranlarda konuşuyor, kimi kürsülerde bağırıyor, kimi sosyal medyada milyonlara ulaşıyor. Ellerinde asa yok ama kelimeleri var.
İksirleri yok ama algıları var.
Tılsımları yok ama kitleleri peşlerinden sürükleyen sloganları var.
Dini açıdan bakıldığında insanı hakikatten uzaklaştıran her söz, her yönlendirme ve her sahte kurtarıcılık bir çeşit büyüdür. Çünkü şeytanın en büyük marifeti insanı zincirlemek değil, ona zincirlerini süsleyerek sevdirmektir.
Dünyevi açıdan ise büyü; gerçeğin yerine gösteriyi koymaktır.
Bilginin yerine propagandayı, liyakatin yerine sadakati, düşüncenin yerine sloganı koymaktır.
İnsanları düşünmeye değil, taraf olmaya çağırmaktır.
Bugünün büyücüleri insanların cehaletinden, korkularından ve öfkelerinden besleniyor. Onlar için önemli olan gerçeğin ne olduğu değil, insanların neye inanacağıdır. Çünkü hakikati yönetmek zordur; algıyı yönetmek ise çok daha kolaydır.
Fakat tarihin değişmeyen bir kuralı vardır:
Büyücüden büyücülüğü çıkardığınızda geriye sıradan bir insan kalır.
Sloganları kaldırın. Alkışları susturun. Kameraları kapatın. Kalabalıkları dağıtın.Geriye ne kaldığına bakın.
Çünkü hakikat sahne ışığı istemez.
Gerçek, makyajla güzelleşmez.
Doğru, tekrar edilerek doğru olmaz.
Yalan da kalabalıkla hakikate dönüşmez.
Tarihin en büyük yanılgıları, büyücüleri bilge sanan kalabalıklar tarafından yapılmıştır.
Ve unutulmamalıdır ki; büyü ancak göz kamaştığı sürece güçlüdür. Gözler açıldığında, büyü bozulur.
O zaman insanlar büyücünün elindeki asaya değil, cebindeki çıkar hesabına bakmaya başlar.
İşte o gün, büyücünün saltanatı biter.
Çünkü hakikat geç gelir ama geldiğinde bütün sihirleri yakar
Günümüz dünyasında bazı sanatçılar ve figürler, sadece müzikleriyle değil; kullandıkları semboller, sahne tasarımları ve verdikleri mesajlarla da tartışma konusu oluyor.
Kanye West gibi isimler, kimi zaman kendilerini bir sanatçıdan çok bir fikir hareketinin merkezine yerleştiriyor. Onları takip eden milyonlar ise çoğu zaman müziği değil, oluşturulan efsaneyi satın alıyor.
Tarihin büyücüleri ateş ve duman kullanıyordu. Bugünün büyücüleri ise ekranları, algoritmaları ve milyonlarca takipçiyi kullanıyor. Bir zamanlar saraylarda yapılan etkileme sanatı, bugün stadyumlarda, konserlerde ve dijital platformlarda karşımıza çıkıyor.
Bugün de değişen pek bir şey yok.
Sadece büyücüler şekil değiştirdi.