Diploma duvara, Vicdan çöpe.


Bir zamanlar “cahil” denince akla okuma yazma bilmeyen insanlar gelirdi.


Bugün ise en büyük cehalet; diplomayla kibri karıştıranlarda yaşıyor.


Adam profesör olmuş,
ama merhameti öğrenememiş.
Kadın onlarca kitap bitirmiş,
ama insan kırmamayı öğrenememiş.
Birisi üç dil biliyor,
ama anne duasının dilini anlamıyor.
Çünkü bilgi başka şeydir,
irfan başka şey.
Eskiden insanlar az biliyordu ama utanması vardı.
Şimdi herkes her şeyi biliyor gibi konuşuyor;
kimsenin haddini bildiği yok.
Bugünün okumuş cahili;
ekrana bakınca dünyayı çözdüğünü sanıyor.
İki yabancı kelime öğrenince kendini âlim zannediyor.
Kalbi kararmış ama cümleleri süslü…
İnsanlar artık hakikati değil,
işlerine geleni savunuyor.
Vicdanını kaybetmiş bir zekâ,
insanı büyütmez.
Sadece daha tehlikeli yapar.
Çünkü cahilin zararı sınırlıdır;
ama okumuş cahil, kitleleri peşinden sürükler.
Bugün yeryüzünde kötülüklerin çoğu,
dağdaki çobandan değil;
makam odalarında oturan,
kravatlı, diplomalı, eğitimli vicdansızlardan çıkıyor.
Bir çocuğun hakkını yiyen,
bir milleti yalanla yöneten,
parayı insanlığın üstüne koyan herkes;
isterse dünyanın en iyi okulundan mezun olsun,
hala cahildir.
Çünkü gerçek bilgi;
insanı kibirli değil, adaletli yapar.
Gerçek ilim;
kalbi büyütür, egoyu değil.
Ve insan bazen şunu anlıyor:
Cehalet, beynin boş olması değil…
Kalbin kararmasıdır.