Türkiye’de belli bir süredir son derece kötü bir alışkanlık ortaya çıkmış durumda.
Herhangi bir kişi yada kişiler ile ilgili soruşturma başlatılıyor.
İlgili kişi yada kişiler kimi zaman bilgisine başvurulmak üzere emniyete yada Adliye’ye davet ediliyor.
Çoğunlukla da sabahın erken saatlerinde evlere baskın yapılıyor, kişi yada kişiler evlerinden alınarak yine soruşturulmak yada bilgisine başvurulmak adına emniyete yada Adliye’ye götürülüyor.
Emniyete yada Adliye’ye götürülen kişi yada kişiler ile ilgili herhangi kesinleşmiş bir mahkeme kararı yok.
Soruşturma devam ediyor.
İşte o andan itibaren ilgili kişi yada kişiler ile ilgili kamuoyunun “trol” olarak tanımladığı noktalardan akla hayale gelmeyen yakıştırmalar başlıyor.
Mahkemeler henüz bir karar vermemişken söz konusu kişi yada kişiler bir anda mahkum ediliyor.
Bu vatandaşlar ile ilgili soruşturma süreci birkaç gün yada bir hafta devam ediyor.
Soruşturma devam ederken trol ordusu yayınlarına hiç durmadan devam ediyor.
Soruşturma süreci tamamlandığında alınanlar arsında tutuklananlar da var.
Serbest bırakılanlar da.
Kişi yada kişiler serbest kalsalar bile kendileri ile ilgili olumsuz haberler haber sitelerinde yada sosyal medya hesaplarında bir şekilde kalıyor.
Serbest kalan pek çok vatandaş “Benimle ilgili suçlamalar asılsız çıktı, mahkeme beni serbest bıraktı ancak çıkan asılsız haberler nedeni ile ailemin çocuklarımın , tanıdıklarımın yüzüne bakamıyorum” şeklinde oradan oraya koşturup duruyorlar.
Lakin sonuç almak imkansız.
Çoğu zaman bu tür haberler medya kuruluşlarına haber akışı sağlayan ajanslar tarafından da servis ediliyor.
Devir teknoloji devri.
Çoğu zaman bu tür haberler haber sitelerinde otomatik olarak yer alıyor.
Bir bakıyorsunuz aylar sonra haber merkezlerini arayan vatandaşlar” Ben suçsuzluğumu ispat ettim ancak sizin haber sitelerinde benimle ilgili haber duruyor, kaldırabilirimisiniz “talebinde bulunuyorlar.
Bu durum “Düşene vurmaktan “başka bir şey değildir.
“Ayarını bozduğun kantar gün gelir senide tartar” söylemi tamda bu durumlar için.
Suçlu olan cezasını çekmeli.
Kararı da bağımsız mahkemeler vermeli.
Herkesin bir hayatı var.
Bir taraftan “ insana saygı” nutukları atacağız.
Ama henüz suçlu olup olmadığı belli olmayanlar ile ilgili de atmadık iftira bırakmayacağız.
Bu iftiralar dolayısı ile
Kaç hayat son buldu?
Kaç yuva dağıldı?
Sorusuna verilecek cevap yok.
Lütfen biraz daha sağduyu.
Adalet hepimize lazım.