Fatma öğretmenin ardından söylenecek çok şey var

Çok üzgün ve çok sinirliyim ve uzun yıllardır ilk defa bu kadar hiddetliyim. Bugün daha önce yönetimi uyarmasınarağmen, hiçbir önlem alınmadığı için, Fatma Nur Çelik öğretmen bir öğrenci tarafından bıçaklanarak şehit edildi.Fatma öğretmenin tedavi gören bir oğlu vardı ve hayata ait zor bir bakışı. Bugün Fatma öğretmen önlem alınmadığı için bir öğrenci tarafından katledildi.

Ben üniversite yani akademik eğitimime Yüksek Öğretmen Okulunda başladım. Buca Eğitim Fakültesi’nin o yıllarda adı Yüksek Öğretmen Okulu idi. Ağaçlar içerisinde, her bölümün girişinde piyano olan, toplanan meyvelerin sayılıp tüm öğrencilere eşit dağıtıldığı, ihtilalin tüm baskısına rağmen laboratuvarlarında bilim, atölyelerinde sanat, kantininde arkadaşlık olan bir okuldu.

O okulda okuyan her öğrencinin hayali bir an evvel okulu bitirip öğrencilerine kavuşmak, onlara okutmaktan çok iyi bir insan olmayı öğretmekti.

Öğretmen olmak için başlayan yolculuğum tıp eğitimine geçmem ile son bulsa da benim eğitime olan hayranlığım hiç bitmedi.

İlkokul öğretmenim ile başlayan bu hayranlık belkide bir heykeltraş ya da ressam gibi küçük dokunuşlar ile insana şekil vermeye, sabır’a, her türlü sıkıntısına rağmen ülke için faydalı, kendisi için insan olabilmiş bireyler yetiştirmeye olan hayranlıktı.

Büyük bir kıskançlık ile arkadaşlarım öğretmen okullarını bitirdiler, tayin oldukları okullarda hiç bitmeyen bir gurur ve enerji ile öğrenci yetiştirdiler.

Yıllar geçti, öğretmen ihtiyacına göre planlanmayan üniversite kontenjanları, öğretmenlerin sayısını hızla arttırdı, çok sayıda eğitim fakültesinin kurulması öğretmenlik bölümlerinin puanlarını düşürdü, bu öğretmen kalitesini bozdu.

Örgün eğitimde neredeyse her yıl değişen eğitim sistemibilinçli olarak öğrencinin eğitiminden çok sadece geçilmesi gereken bir merhale haline getirildi.

Okulların eğitim kaliteleri bilinçli olarak bozuldu. Okul biçimlerinde Türkiye’nin ihtiyaçları yerine siyasal tercihler ön plana çıkarıldı. Tevhid-i tedrisattan vazgeçildi.

Eğitim devletin görevi olmaktan çıkarıldı, özel okullar özendirildi. Bu özel okullar tarikatların cemaatların para kazandığı ve kendilerine üye temin ettikleri yerler haline geldi.

Sokakların kontrolünün çetelere, uyuşturucu torbacılarına, geçmesi ile okullarda zorunlu eğitim alması gereken bu çete üyeleri, uyuşturucu kullanımının artması nedeniyle sosyal problemli psikopatlar, büyük bir hayal ile öğretmenlik yapmaya çalışan öğretmenlerimizi tehdit etmeye, darp etmeye ve katletmeye başladılar.

Devlet öğretmenlerimizi korumadı, hiçbir önlem almadı.

En ufak veli şikayetine anında soruşturma açan Milli Eğitim öldürülen darp edilen öğretmenler için hiçbir şey yapmadı.

Öğretmenini, doktorunu, savcısını, hemşiresini, kadınını, çocuğunu koruyamıyor devlet. Korumak da istemiyor zaten.

Çocukların okumasını ülkesine yararlı bir insan olmasını da istemiyor.

Düşünen, kendi kararlarını veren, bilimi ve çağdaşlığı bilen insan yerine biat eden kullar istiyor.

İşte bu nedenle okullarda sabun yok, kaloriferler yanmıyor, öğretmenler aşağılanıyor, darp edilip, öldürülüyor. Sokakları ele geçiren çeteler, çocuklarını koruyamayan devlet cemaat evlerinde ırzlarına geçilen gençler.

Çünkü hükümet çağdaş ve eğitimli gençler yerine biat eden kullar istiyor.

Bu karanlık tablo içerisinde Fatma Öğretmen maalesef ne ilk ne de son şehit olan öğretmen olacak.

Bu ülkenin vatansever öğretmenleri, doktorları, savcıları, polisleri, askerleri bu kalitesiz zihniyet nedeniyle şehit olmaya devam edecekler.

Fatma Öğretmen’e Allahtan rahmet eğitim camiasına, sevenlerine sabırlar diliyorum.

Bir Türk’e en yakışmayanı öğretene saygısızlık yapan ona zarar verendir. Türk en büyük cezayı eğitimi bozana vermiştir, Kaan bile yapsa asla affetmemiştir.

Artık bu rezalete son vermek gereklidir.

İlk iş olarak Milli Eğitim Bakanı bir dakika bile beklemeden istifa etmelidir.

Sokak çeteleri ve suça sürüklenen çocuklar için, çok odaklı eylem planı hemen başlatılmalıdır. Her gecikme Türkiye’nin geleceğine vurulan bir hançerdir.

Gerekeni yapmayanlar zamanı gelince bunun hesabını vereceklerini asla unutmamalıdır.