Felaketler ve Ölümler bile bizi birleştiremiyorsa.!

Cuma günü itibarı ile Türkiye’nin en güzel yerleşim merkezlerinden birisi olan İzmir’de meydana gelen deprem felaketi dolayısı ile kendimizi büyük acılar içerisinde bulduk, temennimiz bu tür acıların bir daha yaşanmaması.

İzmir’de meydana gelen deprem felaketi ile ilgili gelişmeleri Pazar günü var olan tüm iletişim kanallarından takip ediyoruz, enkaz altından sağ çıkan bir vatandaşımızı görünce sevinç gözyaşları döküyor çıkan her cansız beden için gözyaşlarımıza hakim olamıyoruz.

İzmir depremi Korona dolayısı ile zaten bozuk olan psikolojimizi daha da bozdu, Hafta sonu olması dolayısı ile televizyon kanalları karşısında gelecek iyi haberleri beklerken iki gün önce hayatını kaybeden eski başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın cenazesinin de kaldırılacağını, bununla beraber Korona vesilesi ile hayatını kaybeden  Burhan Kuzu ile ilgili haberleri de deprem acısının gölgesinde takip etmeye başladık.

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere  devletin bütün kurumları, Var olan tüm siyasi partilerin liderleri ve milletvekillerinin tamamı İzmir’de deprem bölgesinde adeta nöbet tutuyor, Aynı gün yine saydığımız ekip vefat eden Mesut Yılmaz’ın cenazesinin kaldırılması ve son görevin yapılması adına cami avlusunda hazır bulunuyor.

Bir taraftan hepimizi sevindiren böylesi özel ve güzel görüntüler varken diğer taraftan İzmir’de meydana gelen deprem felaketinden keyif alanlar, aldıkları bu sapıkça keyfi de “Gavur İzmir’e iyi oldu” diye sosyal medya hesabından paylaşan ipsiz, sapsız bir grup maalesef birlik ve bütünlük duygusuna tamamen ters bir düşünce içerisinde hareket etmekten çekinmediler.

Mesut Yılmaz’da, Burhan Kuzu’da bu memleketin bir adım daha ileriye gidebilmesi, adına son derece acımasız bir sektör olan siyaset dünyasına girmişler, kendilerini seversiniz, sevmezsiniz, siyasetlerini yada dünya görüşlerini beğenirsiniz yada beğenmezsiniz ancak belirttiğimiz gibi bu insanlar hayatlarını kaybetmişler ve cami avlularındaki musalla taşının üzerine kadar gelmişler.

Sosyal medya da yine kendilerini bilmez belli bir kitlenin hayatlarını kaybeden Mesut Yılmaz ve Burhan Kuzu ile ilgili yazdıkları olumsuz mesajları görünce inanın insan olduğumuza bir milyon kere utandık, bu dünyadan ahirete intikal etmiş insanlara bile saygısı olmayan bu kitleye rağmen nasıl bir arada olacağımıza birlik ruhu ile hareket edeceğimize inancımız da nerede ise yerle yeksan olmak üzere.

Normal şartlarda bu tür felaketlerin ve ölümlerin insanları birbirlerine daha fazla yaklaştırması gerekiyor, böylesi zor zamanlarda siyaset olmaz, kin tutulmaz, herkes kendi elindeki imkanları en kısa sürede mağdur olanların hizmetine sunar, zira biz böyle öğrendik.

Geldiğimiz noktada sayıları az olsa bile bu tür felaketler ve ölümler karşısında bile bir arada olma duygusundan uzak duran insanlıktan nasibini almamış olanların nasıl bir ruh hali ile hayat sürdüklerini doğrusu çok merak ediyoruz.

Biz İzmir’de meydana gelen deprem felaketinde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz, Enkaz altından çıkanlara sağlık dolu günler diliyoruz, Depremin gölgesinde Korona yada diğer nedenler ile vefat eden vatandaşlarımıza da rahmet diliyor yakınlarına ve Türk milletine sabır niyaz ediyoruz.

Her türlü sevgi ve saygı kurallarını unutup böylesi zor zamanlarda bile nefret dilini kullanan, bu tür zor zamanlara bile ideoloji penceresinden bakanlara da Allah akıl fikir ama en önemlisi de merhamet nasip etsin temennilerinde bulunuyoruz.

Zira şu sırada ihtiyacımız olan en büyük ihtiyaç Merhamet..