Gün geçmiyor ki ülke gündemini sarsmayan garip bir olay yaşanmamış olsun.
Dün, Ülkemiz toplum dinamiklerini dinamitleyen bir paylaşımdan daha hicap duyduk.
İş insanı Rahmi Koç'un, dün İzmir'de bir hastanenin açılışında yaptığı espride; 'Doktor, Kürt kadının derdini dinlemiş, hanımefendi perdenin arkasına gidin soyunun, deyince, ‘doktor bey ilk sen soyun' dediği esprisi, etnik bir milletin kutsiyetine saldırı niteliğinde olması nedeniyle büyük bir kalp ve hayal kırıklığına sebep oldu. O nedenle güldürmek de bir sanattır, diyorum.
Malumunuz, eskiden hükümdarları, kral ve avarelerini güldürme işini saray soytarıları yapardı. Bu sefer Koç, onlarla yer değiştirip, güldürmeye kalkınca olmadı, hem de hiç olmadı. Çünkü güldürmek de bir sanattır, hem de insani bir sanat...
Bu şiirim gündeme yönelik gelsin...
GEL DE İNSAN OL
Beşer olmak erdeminde, yola gel de insan ol
Şerefinle yaratıldın, dile gel de insan ol
Yaradan bir akıl vermiş, iki de yol göstermiş
Helalinden kazandığın mala gel de insan ol
xxxxxxxxx
Gel aldanma, bu dünyanın yeşiline, alına
Tutunduğun rehber olsun, sen güvenme falına
Dalma kibir deryasına, binme nefsin salına
Sevgi pınarında çağla, sele gel de insan ol
xxxxxxxx
Makam mevkie sığınma, aldanma şöhretine
Koru mazlumun hakkını, şer koyma devletine
Azrail göğsüne konar, son verir mühletine
Dünyadan ahrete giden sala gel de insan ol
xxxxxxx
Dediler ki 'Dursunî, sen ne yaşadın ne gördün?'
Kanayan tüm yaralara elinle merhem sürdün
İdealin üç de kaldı, beşe ermedi dördün
Sadakatle tutunduğun dala gel de insan ol