Gurbet akşamları

Akşam olur gurbette…
Güneş batar ama insanın içi kararmaya devam eder.
Ne sokaklar tanıdık gelir artık,
Ne de kalabalıklar yalnızlığı unutturur.

Gurbet akşamları sessizdir;
Sessizlik bile yabancıdır insana.
Bir çay demlenir ama tadı memleket gibi olmaz,
Bir türkü açılır, bağlama inler
Ve insan en çok o an anlar
Neden kalbin hep yarım attığını…

Pencere kenarında oturur insan,
Işıklara bakar ama hiçbir ışık içini aydınlatmaz.
Her lambada bir hatıra yanar,
Her gölgede bir özlem büyür.
Ana sesi gelir kulaklara,
Bir selam, bir “nasılsın” eksik kalmıştır yıllardır.

Gurbet akşamları dua eder insan;
Bazen Allah’a, bazen geçmişe…
“Bir gün döner miyim?” diye sorar kendine
Ama cevabı rüzgâr bile vermez.
Çünkü gurbet,
Cevapsız soruların ülkesidir.

Bir de akşam ezanı vardır gurbette…
İnsan o sesi duyunca daha bir yalnız kalır.
Çünkü ezan, memlekette eve çağırır,
Gurbette ise insanı içine kapatır.
O an anlarsın;
Aynı gökyüzü altında olsan bile
Aynı hayatta değilsindir artık.

Gurbet akşamlarında zaman da yavaşlar.
Saat ilerler ama hasret geçmez.
Takvim yaprakları düşer,
İnsanın içinden bir parça kopar her gün.
Kimseye belli etmeden yaşlanırsın,
Aynaya bakmadan saçların ağarır.

Ve insan şunu öğrenir gurbette:
Bazı özlemler kavuşmak için değil,
Taşımak içindir.
Bazı yollar dönmek için değil,
Sabretmek içindir.
Gurbet,
İnsana güçlü olmayı değil,
Sessizce dayanmayı öğretir.

Gurbet akşamlarında insan,
En çok kendine yabancı olur.
Aynaya baktığında tanıdığı bir yüz görmez;
Çünkü giden sadece memleket değildir,
İnsanın eski hâlidir de.

Bir gülüşü özlersin mesela,
Kimin olduğunu bile tam hatırlamazsın.
Bir sokağın kokusu gelir burnuna,
Nerede olduğunu bilmeden ağlarsın.
Çünkü gurbet,
Hatıraları bile yarım yamalak bırakır.

Kalabalıkların içinde sessizce kaybolursun,
Kimse yokluğunu fark etmez.
Bir omuz ararsın yaslanacak,
Bir “gel” diyecek ses…
Ama gurbette herkes kendi yükünü taşır,
Kimsenin gücü başkasının derdine yetmez.

Ve bazı geceler vardır…
İnsan memlekete dönmek istemez artık,
Çünkü dönerse
Orada bıraktığı hâliyle karşılaşamayacağını bilir.
Gurbet,
İnsanı sadece uzaklara değil,
Kendi içinden de sürgün eder.