Hoşca kal Pendik.

Milli Eğitim Şube Müdürlüğü kadrosunda 25 yılımı doldurdum. Alnımın akıyla Kars Akyaka’ya, Çorum’a, Gebze’ye "hoşça kal" demiştim.
Şimdi günü, sırası geldi ve Pendik’e de “Hoşça kal” diyorum. Buralardan fiziki ayrılık olsa da hiçbir zaman gönül ayrılığım olmadı.


Çeyrek asırdır, şube müdürü olarak milli eğitime hizmet ettim. Hiçbir zaman koltuktan güç almadım.

Her zaman oturduğum, bulunduğum, çalıştığım yere destek olmaya, yükünü hafifletmeye çalıştım.

Ben sadece görevimi en doğru biçimde yapmaya çalıştım. Mevzuatın bana verdiği izin doğrultusunda, doğru iş yapmaya çalıştım.

Kimseden görevimi yaptığım için “aferin” de beklemedim. Resmi amirlerimin dışında abilerim olmadı. Kimseden himmet beklemedim.

Ama şunu da öğrendim ki kamuda "çalışarak", "kendi becerinle" gelebileceğin yerler sınırlıdır. Çok sevdiğim, değer verdiğim bir kaymakamım dediği gibi “Mahmut hocam, sen de 25 yıldır şube müdürüsün ben de 25 yıldır kaymakamım.” Aslında bu cümlenin altında anlayana çok büyük ifadeler var ama dedim ya anlayana...


Protokol kurallarının resmi ahlak kuralları olduğunu hiç unutmadım. Hiçbir amirimin önüne geçmedim. Her zaman onlarla birlikte yürümeye, devletime hizmet etmeye çalıştım.


2021 yılı eylül ayında geldiğim Pendik ilçesinde de beş yıl görev yaptım. Önceki görev yerlerim gibi Pendik’i de çok sevdim.

Çalıştığım her yerden zevk aldığım gibi, İstanbul’un bu büyük ilçesinde de çalışmaktan büyük zevk aldım.

Hayat boyu öğrenme sürecimde, Pendik’te de çok şeyler öğrendim. Destek hizmetleri, inşaat ve özel öğretim şube müdürü olarak görev arkadaşlarım ile güzel hizmetler ettik.

120 kantinci dostumuz ile çocuklarımızın sağlıklı beslenmesi, bine yakın servisçimizle güvenli taşıma işi için çalıştık.

Pendik eğitimine yeni modern binalar kazandırılması, mevcutlarının sorunlarının aşılması ve ortaya çıkan acil problemlere anında çözüm üretilmesi için fikirler ürettik.

36 MTSK sahibi ve çalışanı ile hafta sonu dâhil güzel işler yaptık. 179 özel okul yönetici ve sahipleri ile amirliğin yanında dost olduk.

Özel öğretim kurumlarını hep eğitime destek olarak gördüm ve gelişimleri için elimden geleni yaptım.

355 özel öğretim kurumu ile güzel iş birliği yaptık ve Pendik’te kaliteli eğitimin gerçekleşmesi için çalıştık.

Sekiz binden fazla eğitim çalışanının muhasebe işini, yüzlerce ihale, binlerce İş-Kur çalışanı ve daha çeşitli işleri çok çalışkan ve işini iyi bilen ekibim ile yaptım.
Her yerde çok şeyler öğrendim.

Bu kapsamda Pendik’te de çok şeyler öğrendim.

Özellikle Gebze Pendik arasında Marmaray’da geçen bir saatlik süremi çok verimli geçirdiğim için çok mutluyum.

Çok sayıda kitap okudum.

O kitabın içerisinde roman kahramanı ile çok yolculuk yaptım.

Beşli turkuaz koltuklarda hikâyeler, gözlemler ile #Yoldaİzde yazdım.

Bazen kitaba, yazdığım yazıya dalıp ineceğim durağı kaçırıp bir sonraki duraktan geri döndüğüm oldu.

Yol boyunca hayvanlar, ağaçlar, binalar, yoldaki taşlar, güller, çiçekler ile yol arkadaşlığı yaptım.


Pendik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak güzel bir çalışma ortamımız vardı. Hizmetli, şoför, memur, şef, şube müdürü ve ilçe müdürlerinden her zaman olumlu karşılıklar gördüm.

Okullarımızın çok değerli yöneticileri ve öğretmenlerimizle muhatap olduk. Pendik’te eğitime hep birlikte olumlu yönde dokunmaya çalıştık.

Özellikle de insana, dostluğa değer veren Mehmet Yıldız gibi bir kaymakam ile çalışmanın büyük mutluluğunu yaşadım.
İstanbul milli eğitim bünyesinde çalışmanın da farklı olduğunu,

Pendik’te gördüm. İstanbul, gerçekten ülke çapında bir organizasyon isteyen yönetim şekline sahip olduğunu gördüm.

İl milli eğitimde diyalog kurduğum çok değerli yöneticiler ile çalışma ortamı buldum.

İstanbul’un her bir ilçesinin bir il pozisyonunda olduğunu gördüm. İstanbul'a hizmet etmenin onurunu yaşadım.
Şimdi gitme zamanı geldi. Ama bu gitme uzun süreli olmayacak.

Ben de diyorum ki;
"Bekle beni İstanbul, yine geleceğim."
"Hoşça kal Pendik!"