İkra…İkra…İkra…

İKRA Arapça kökeninden gelen bir kelimedir, Arapçada okumak anlamına gelen İKRA adıyla bir de sure vardır. Kuran'da ilk ayet olarak bilinen "oku" emrinin verildiği ayette geçmektedir.

Peygamber'in Allah'tan aldığı ilk mektup İKRA  yani okumak kelimesiyle başlamaktadır.

Okumak ve anlamak ile ilgili bir kelime olduğu için bu kapsamda cümle kurarken kullanımı tercih edilebilir.

İKRA  kelimesi sadece okumak anlamını taşımaz. Arapçada her kelimenin kök ailesi vardır. İKRA  kelimesi ise Karea kökünden türemiştir. Karea kökü anlayarak ve düşünerek okumak anlamını taşımaktadır.

Yani İKRA sözlük anlamı olarak yalnızca okumayı içermez. Anlayarak ve düşünerek okumayı içerir.

Yukarıda yazdıklarımızdan da anlaşılacağı gibi Kuran’da ilk ayet olarak bilinen ve Peygamber’in Allah’tan aldığı ilk mektup olan İKRA yani OKU kelimesi ile başlamaktadır ancak bunun yanında İKRA anlayarak ve düşünerek okumak anlamını da içermektedir.

Peki biz yani İslam dünyası “Kuran’da ilk ayet olan İKRA yani Oku emrini ne kadar yerine getiriyoruz, yada getiriyormuyuz.? ” sorusuna ne oranda EVET cevabını verebiliyoruz, işte orası muamma.

Kendisini “Müslüman olarak” tanımlayan hemen herkesin evinde oyalı dantelli ve güzel işlemeli bir muhafazanın içerisinde saklanan bir Kuran-ı kerim mutlaka vardır, ancak işin garip tarafı son derece güzel bir ambalajın içerisine konulan mukaddes kitabımız ya başta çocuklar olmak üzere hiç kimsenin ulaşamayacağı bir yüksekliğe asılır yada hiç kimsenin kolay kolay bulamayacağı bir dolabın içerisine adeta hapsedilir.

Böyle olunca hayatımızın hemen her noktasında bize yol gösterecek olan ve “Diriler kitabı” olarak rehber edineceğimiz Kuran-ı Kerim bu anlaşılmaz tutum nedeni ile adeta “Ölüler kitabı” haline getiriliyor.

Bizim insanımız asıl okuması gereken Kuran-ı Kerimi hayatında bir kez okumadığı gibi mukaddes kitabımızda ne yazıyor sorusuna cevap bulabilmek adına Türkçe mealini de eline almaz ve bir ömür böyle sürer gider.

Vakit namazlarını asla terk etmeyen rahmetli anemin okuma yazması yoktu, Bizde kendisine olan saygımızdan ve sevgimizden dolayı “anne namazda hangi sureleri okuyorsun yada okuduğun Fatiha suresinin anlamını biliyormusun.?” diye soramazdık ama hepimiz annemiz gibi okuması yazması olmayan milyonlarca vatandaşımızın hem namazlarda okudukları sureleri tam olarak bilmediklerini, sureleri ezberleseler bile bu surelerin ne demek istediğini bilmediklerini de kestirebiliyorduk.

Okuma yazma bilmeyenlere bir şey diyeceğimiz yok ancak asıl fecaat okuma yazma bildikleri halde bir kez bile Kuran-ı Kerimin kapağını açmayanlar açsalar bile okuduklarının anlamını bilmeyenlerin durumudur.

Yıllar yılı öyle bir yanlışın içerisine düştük ki okumamız gereken hemen yanı başımızdaki Kuran-ı Kerim ilgisizlikten ambalajının içerisinde tozlanmış bir vaziyette dururken biz kuran-ı Kerim’in dışında ne varsa “bunların içerisindeki bilgiler yanlıştır-doğrudur” demeden onların peşine düştük, halende bu aymazlık devam ediyor.

Bizim milletimiz oldum olası okumayı  sevmez, okuduğu kitap ne anlam içeriyor diye kafa yormaz, bunu yapacağına hazırcılığa konmak ister, “Ben okuyup zaman kaybedeceğime bu işi bilen birisine intisap edeyim” diye düşünür ve o andan itibaren en hafif tabir ile “Aklını başkasına kiraya verir”

Bugün İslam dünyasının çektiği tüm sıkıntı Müslümanın aklını kiraya vermesinden dolayı ortaya çıkan yozlaşmadır, geldiğimiz noktada”

Seydam bilir

 Şeyhim bilir

Hocam bilir

Liderim bilir”

diyen milyonlarca Müslüman sorgulama yeteneğini de o andan itibaren kaybeder.

Halbuki

Muhammed İkbal’e göre

Seyyid Kutub’a göre

Ali Şeriati’ye göre

İslamın esası sorguya ve sorgulamaya, okumaya, okuduktan sonrada okuduklarını anlamaya dayanır.

Herkesin kendisini “İyi Müslüman” olarak konumlandırdığı bir coğrafyada “Kuran'da ilk ayet olarak bilinen "OKU" emrinin verildiği

Peygamber'in Allah'tan aldığı ilk mektup İKRA yani OKU olduğu “

gerçeği hemen yanı başımızda iken neden okumayız, neden araştırmayız, neden okuduğumuzu anlamayız, sorusunun cevabını bizde veremiyoruz.

“Hazreti Muhammed gibi bir önderi olan

Kuran-ı Kerim gibi muhteşem bir rehberi bulunan”

İslam dünyasına ne zaman bir önder çıkıp defalarca “

İKRA

İKRA

İKRA

“diyecek….

O günü dünya gözü ile görebileceğimiz zamanı bekliyoruz..