İnsanlıktan çıkmadan

İnsan olmak, yalnızca nefes alıp vermek değildir. Gerçek insanlık; vicdanla yaşamak, merhameti elden bırakmamak ve başkasının acısını kendi yüreğinde hissedebilmektir. Günümüz dünyasında teknoloji gelişiyor, şehirler büyüyor, insanlar kalabalıklar içinde yaşıyor; fakat ne yazık ki kalpler bazen birbirinden uzaklaşıyor.

İnsanlıktan çıkmadan yaşamak, öfkeye yenilmemektir. Ezmek yerine korumayı seçmektir. Haksızlığa uğradığında adaleti savunurken, haksızlık yapmamaya da dikkat etmektir. Çünkü insanı insan yapan, sahip olduğu makam, servet ya da şöhret değil; gösterdiği ahlak ve vicdandır.

Ne acıdır ki bugün insanlar, menfaat uğruna dostluklarını feda edebiliyor; bir çıkar uğruna yılların hatırını silebiliyor. Yalanın doğrudan, gösterişin samimiyetten daha çok değer gördüğü zamanlara şahit oluyoruz. Oysa doğruluk bazen yalnız bıraksa da, sonunda insanın başını dik tutan tek sermayesidir.

İnsan, başkasının gözyaşını görmezden geldiği gün eksilmeye başlar.Kırılan bir kalbi onarmak, yıkılmış bir gönlü ayağa kaldırmak; en büyük ibadetlerden, en kıymetli erdemlerden biridir.

Bir tebessümün, içten bir selamın, uzatılan bir yardım elinin değeri hiçbir zaman parayla ölçülemez. Bazen bir yetimin başını okşamak, yaşlı bir insanın yükünü taşımak ya da umudunu kaybetmiş birine umut olmak, dünyadaki en büyük iyiliktir. Gerçek zenginlik, gönüllerde bırakılan güzel izlerdir.

Bugün aynaya baktığımızda kendimize şu soruyu sormalıyız: "İnsan olarak mı yaşadım, yoksa sadece yaşadığımı mı sandım?" Çünkü hayatın gerçek muhasebesi, kaç yıl yaşadığımız değil; o yıllara kaç iyilik, kaç doğruluk ve kaç güzel yürek sığdırdığımızdır.

Unutmayalım ki hayat geçicidir. Geriye ne evler kalır ne makamlar ne de alkışlar... Geriye yalnızca insanlar üzerinde bıraktığımız izler kalır. Bir gün bu dünyadan göçüp gittiğimizde adımız anıldığında, "İyi bir insandı." dedirtebilmek, kazanılabilecek en büyük mirastır.

Çünkü insanlıktan çıktıktan sonra kazanılan hiçbir başarı, kaybedilen vicdanın yerini dolduramaz. En büyük meziyet; zor zamanlarda bile insan kalabilmek, merhameti yitirmeden, doğruluktan ayrılmadan yaşamaktır.

Gelin; sevgiyi öfkeye, adaleti, vicdanı çıkara kurban etmeyelim. Birbirimizi dinlemeyi, anlamayı ve affetmeyi öğrenelim. İnsanlığımızı koruduğumuz sürece umut da yaşayacaktır. Çünkü dünya, binalarla değil; vicdanlı insanların yüreğiyle ayakta durur. İnsanlıktan çıkmadan yaşamak, ardımızda bırakabileceğimiz en değerli mirastır.