İşgal altında bir millet

Ülkedeki ahlaki ve kültürel yozlaşmanın geldiği boyut ile çürümenin vardığı noktayı anlamak için kısa süreliğine de olsa televizyonlardayayınlan dizilerdeki hayatlar ile makul ve olağanlaştırılarak toplumun hafızasına zerk edilen hayatları dikkatlice incelememiz yeterli olacaktır.

Mesela bir kanalda yayınlanan ve son dönemde çok revaçta olan ve dizinin benim memleketim Kars’a uzanması nedeni ile benim de merak edip izlediğim dizinin karakterlerine şöyle bir bakalım ve sonra kendimize soralım; gündelik yaşamada bu aile ile komşuluk yapar mısınız? bu ailedeki kadınların ve erkeklerin eşiniz olmasını ister misiniz?

Birinci karakter (Ailenin Babası) ;

Bu arkadaş Kars’tan gelmiş İstanbul’da otogarı yönetmeye başlamış otogardan çıkan otobüsler ile her türlü kaçakçılık işleri yapılıyor örnek verecek olursak insan, silah, akaryakıt vs… Bu arkadaşın bir eşi 3 kızı, bir de yeni evlendirdiği ama çocukluğundan beri evinden dışarı adım atamayan bir oğlu ile oğlum diye ortalarda dolaştırdığı sahte kimlikle oğlu olduğunu millete inandırdığı bir de sahte oğlu, bir de evin hızlı ve hırslı kızının evlendiği safça bir damat ile birlikte bir de ailenin tüm sırlarını bilen tüm kirli işleri yapan babanın en yakın adamı.

Eşi bu arkadaşı aldatmış adam her ne kadar bilmese de oğlu başka bir adamdan. Eşi ise düşmanları tarafından öldürülmüş. Bir de bu adamın can dostu var onu da kendine ihanet etti diye en yakın adamı ile beraber öldürüp ortadan kaldırmış.

İkinci Karakter (Evin Oğlu); Bu çocuğun ruhsal sorunları var evin bahçesinden çıkamayan bu çocuk kardeşini hapisten kurtarmak vaadi ile genç bir bayanla evlendirilmiş ancak bu çocuk karısı varken hizmetçi kız ile gönül ilişkisi yaşayıp hizmetçisini hamile bırakmış, bırakmasına da karısı olacak arkadaş da babasının oğlum diye herkese tanıttığı çocukla da karısı aşk yaşamakta.

Üçüncü karakter (Evin en büyük kızı Abla); Babası gibi karanlık olan abla hiç evlenmemiş ancak babasının tüm pis işlerini yapan adamla gizli, gizli aşk yaşıyor.

Dördüncü Karakter (Evin iki numaralı kızı); Evin hırslı ve haşarı kızı işlerin başına geçmek için babasının arkasından işler çevirmekten geri durmuyor bekarken babasının öldürdüğü adamın oğlu ile aşk yaşayıp ondan hamile kalıp çocuk aldırıyor sonra da safça bir adam bulup evleniyor ama ne hikmetse eski aşkı İstanbul’a geliyor evin hızlı kızı bununla iş tutup babasının işlerini baltalıyor yetmez gibi bu adam başkası ile evlenmesine rağmen onunla birlikte olup yeniden bu adamdan hamile kalıyor ve bunu da ‘’ Bende hep bu adamdan hamile kalıyorum’’ diye gülerek ablasına anlatıyor.

Evin dördüncü karakteri (Küçük kız); bu kızımız şimdilik hiçbir entrikaya dahil olmadan arada yaşayıp gidiyor.

İki hizmetçiden biri evin beyinin evli oğlundan hamile hanım olma hayalleri kuruyor, diğeri şimdilik kendi halinde.

Sahte oğul; Bir yandan babanın eli kolu olurken öte yandan evin gelini ile alenen aşk yaşıyor ve evin gerçek oğlu ona düşman ama babagelini ile sahte oğlu arasındaki ilişkiyi bildiği halde sahte oğlu gerçek oğuldan (ki o da annesi başkasından peydahladığı için aslında gerçekte oğlu (ki çok seviyor.

Evin eniştesi ise tam bir sığıntı karısının eski sevgilisinden haberdar ve çocukları olmadığını biliyor ama belli ki bir süre sonra karısının eski sevgilisinden peydahladığı çocuğa seve, seve babalık yapacağa benziyor. Bu karakter sürekli espriler ile süslenerek ahlaksızlığa para ve güç kaybetmemek için boyun eğen karakter olduğu gerçeği gözlerden kaçırılmaya çalışılıyor.

Dürüst olun lütfen kafanız karıştı değil mi?

Baba karısı tarafından aldatılan karanlık işler yapan bir adam , öz oğul evli ama hizmetçi ile ilişkisi var, onun karısının sahte oğulla ilişkisi var , büyük kız babanın tetikçisi ile aşk yaşıyor gizlice, ortanca kız evli olduğu halde başka evli bir adamdan hamile kalıyor, anne kocasını aldattığı için öldürülmüş, gerçek oğul sanılan ama aslında babası başka olan çocuk öz babasını öldürüp babam dediği adamın tüm sırlarını düşmanlarına satıyor, vs. v.s yani anlatması bu kadar zor olan bir hayat yaşanıyor ve herkes bu hayatı her hafta merakla ve nefes almadan izliyor.

Peki kim bu aile ile aile dostu olmak ister gerçek hayatta? komşunuz bu aile olsa ne yapardınız?

İşte Türk aile yapısı bizzat bu diziler ile altına dinamit döşenerek perişan ediliyor ve toplumda hukuksuz ve ahlaksızlık normalleştirilerek insanların bilinç altına bu gayri ahlaki durumlar normal bir durummuş gibi işleniyor. İnsanlara adeta ‘’ sizin yaptığınız nedir ki bakın ne hayatlar var’’ diye adeta ahlaksızlıkta yol gösteriliyor.

Bir ülkenin ve milletin işgal edilmesi illa silahlı güçlerin sizi işgal etmesi ile olmaz işte tamda bu şekilde maneviyatının, varlığının temeli olan örf ve adetlerinin, mukaddeslerinin ve kutsal addettiği değerlerinin muhafaza edildiği toplumun temel taşı olan aile yapısının içinin boşaltılarak ahlaktan, edepten ve utanmaktan uzaklaştırılarak yok edilmesi ile de işgal edilir. İşte bu işgal silahlı işgalden daha tehlikeli silahın esaretinden ise daha kurtarılması zor olan bir işgaldir.

Yavaş, yavaş TV başında, telefon elde, sosyal medyada izleye, izleye, yazışa, yazışa , uyuşa, uyuşa İşgal ediliyoruz haberiniz olsun…