Kızdıklarım..

Toplum olarak bazı davranışlarımız adeta kalıcı olmuş.

Bazılarımız için olumsuz davranışlar bile normal görülmeye “ne olmuş ki” der gibi normal karşılanmaya başlanmış.

Her ne kadar normalleşse de artık kendimize çeki düzen verip yapmamamız gereken davranışlar var.

Bazı insanları bu davranışlarından dolayı da uyarınca tepki alma riski de var.

Ben bugün toplumda normalleşse de başkalarının hakkına saygı duymayı, empati kurmayı ve kuralları hiçe saymayı alışkanlık haline getirilen davranışları sıralamak istiyorum.


Trafikte sıra beklemeyene, kırmızı ışıkta geçene, otobüs duraklarına ve yaya geçidini kapatacak şekilde aracını park edene, araç ile sağa sola dönerken sinyal vermeyene, konvoy yaparak yolu trafiğe kapatanlara, trafik ışığında yayaya kırmızı yanarken, ısrarla karşıya geçenlere kızıyorum.

İnsanların özel hayatına aşırı karışanlara, karşısındakini hesaba çeker gibi soru sorana, otobüste arkaya ilerlemeyip yolu kapatana, yaya kaldırımında durup geçişe engel olana, evde hanımına kedi, işte astlarına aslan olana, kuyrukta sıra beklemeden öne geçene, cenazeye katıldım diye paylaşım yapana, ziyaret ettiği hastanın haline bakmadan fotoğrafını çekene kızıyorum.

Çevreyi rahatsız edecek şekilde yüksek sesle konuşana veya müzik dinleyene, abartılı egzoz bağırtana, araçta müzik sesini etrafa dinletene, gece yarısı eğlence yapana, sokakları kapatarak düğün yapana, vara yoğa havai fişek patlatana kızıyorum.

Yüz yüze iletişimdeyken sürekli telefonla ilgilenene, toplu ulaşımda yüksek sesle medya dinleyenlere, topluluk içinde yüksek ses ile telefon ile görüşenlere kızıyorum.


Sigarayı içip izmaritini yere atanlara, yere tükürenlere, çöp atanlara, çekirdek yiyerek kabuğunu yere atanlara, piknik yerlerini kirletenlere, çevreye saygılı ve duyarlı olmayanlara kızıyorum.


Toplu ulaşımda boşalan bir yere bayan hareket etmişken koşarak oraya oturan saygısızlara, engelli rampasını araçla kapatanlara, işini yapmaya çalışan insana kaba davrananlara, sırf gösteriş için yardım yapıp bunu paylaşanlara, yağmurda çamur sıçratarak hızla geçenlere,


Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyenlere, dinleyen bulunca boş boş konuşana kızıyorum.


Kısacası;
Saygıyı, nezaketi ve birlikte yaşama kültürünü unutanlara kızıyorum.