Osmanlı bankası baskını, Günümüzdeki benzerleri (Yeni nesil Pastırmacıyan’lar)

Tarih 1780 yer Zeytun, Maraş’ın bir ilçesi. 1777'den başlayarak vergi vermek istemeyen Ermeniler problemi çözmek üzere görevlendirilen Vali Ömer Paşa'yı katlettiler.

7 ay kadar süren bu ihanet Ermeni’lerin ilk isyanıdır. 1880'e kadar 30'a yakın isyan çıkaran Ermenilerin bu tarihte gizli bir örgüt kurduklarını, Van merkezli bu örgütün Taşnak ve Hınçak çetelerinin nüvesini teşkil ettiğini görüyoruz. Yaklaşık yüz yıl içerisinde sadık millet diye bilinen Ermenilerin bu ihanete dönüşümünü ayrıntılı değerlendirmek gereklidir.

20 Haziran 1890: Katolik Ermenilerden gelen ihbar üzerine Ermeni kilisesinde ve Sansaryan Okulu'nda silah araması yapıldı. Bu sırada iki asker öldürüldü, üç asker yaralandı. Bunun üzerine Ermeniler ve Müslümanlar arasında kavga çıktı; 8 Ermeni ve 2 Müslüman öldü, 60 Ermeni ve 45 Müslüman yaralandı.

15 Temmuz 1890, İstanbul, Kumkapı'da haç yortusu için toplanan Ermeni cemaati, Hınçak üyelerinden Harutyun Cangülyan'ın yönlendirmesiyle Yıldız Sarayı'na yürümeye başladı. Kalabalığı durdurmak isteyen iki asker öldürüldü.

1891, Sultan II. Abdülhamit, Ermeniler için genel af ilan etti ve 76 Ermeni serbest kaldı.

Aralık 1892, Hınçak üyeleri, Van Valisine suikast girişiminde bulundu. Aynı ay Hamparsun Boyacıyan adlı Hınçak üyesinin önderliğindeki grup Muş'un Avzim köyüne baskın düzenledi ve İshak Çavuş adlı bir Türkü öldürdü.

Nisan 1893, Ermeniler için yeniden genel af ilan edildi ve tutuklu olanlar serbest bırakıldı.

Haziran 1893, Hamparsun Boyacıyan adlı Hınçak üyesinin önderliğindeki grup Hayanlı aşiretine saldırdı, aşiretten bir kişi öldü, taraflar arasında çatışma çıkınca bölgeye asker gönderildi. Yaralı olarak yakalanan Boyacıyan tutuklanarak götürüldüğü İstanbul'da serbest bırakıldı.

Eylül 1893, Merzifon'da Ermenilerin silah depoladığı düşünülen bir evi aramak isteyen askerlere evin içinden ateş açıldı ve bomba atıldı. 25 asker öldü ve yaralandı. İçeridekilerin dördü ölü, dördü sağ olarak ele geçirildi.

Ağustos 1894, Batman'ın Sason ilçesinde Taşnak örgütü önderliğinde isyan başladı.

Aralık 1894, Yozgat'ta bir Ermeni ayaklanması oldu.

30 Eylül 1895, Hınçak örgütü önderliğinde İstanbul'da Kumkapı'dan Babıali'ye yürüyüş düzenlendi. İzin alınmadan yapılan yürüyüşü polis ve jandarma durdurmak istedi. Güvenlik güçlerine açılan ateşle bir binbaşı ve bazı erler öldürüldü. Taraflar arasında çatışma çıktı.

24 Ekim 1895, Zeytun Ayaklanması

30 Ekim 1895, Ermeni gruplar Erzurum Vilayet Konağı'nı bastılar ve jandarma erleri öldürdüler.

1895’te tüm Osmanlı coğrafyasında Divriği, Trabzon, Eğin, Develi, Akhisar (İzmit), Erzincan, Gümüşhane, Zeytun, Bitlis, Bayburt, Maraş, Urfa, Erzurum, Diyarbakır, Malatya, Harput, Arapkir, Sivas, Merzifon, Antep, Maraş, Muş, Kayseri, Yozgat ve İstanbul'da ayaklanmalar oldu.

Tarih 26 Ağustos 1896. Karekin Pastırmacıyan’ın da içinde bulunduğu bir grup Ermeni Osmanlı Bankasını bastılar. Karekin’in kod adı Armen Garo. Kaynaklarda Taşnak Komitesi’nin bir eseri olarak gösterilen İstanbul Ermeni olaylarını yönetmek üzere İstanbul’a üç Rus Ermenisinin geldiği belirtilmektedir.

Varto (Vart Badrigian), Boris (Sembat Khachadourian) ve Mar (Mikail Der Mardirosian) adlı bu üç Kafkas Ermenisi tam yetkiyle harekâtı yönetiyordu.

Bu yöneticiler marifeti ile Taşnak çeteleri tarafından yapılan bu saldırıda görev alanlar, tutuklanmadan, göz altına alınmadan Fransız Gironde gemisi ile Marsilya’ya kaçırıldılar. Burada serbest bırakıldılar.

Karekin Pastırmacıyan yani Arman Garo, Marsilya’dan İsviçre’ye gönderildi, 1900 yılında kimya doktoru oldu, 1908’de 2. Meşrutiyetin ilanından sonra Erzurum’dan Milletvekili seçilerek İstanbul’a geri dönmüştür.

1914’te tekrar Kafkasya’ya geçerek Ruslar ile beraber Osmanlı’ya karşı savaşmış, Ermenistan’ın kurulmasında görev almış Talat Paşa ve İttihatçılara suikast planlayan gizli “nemesis” örgütünün kurulmasında görev almıştır. Birçok Türkün, Türk Milliyetçisinin şehit edilmesinde, Türk kanı ellerinde bulaşmış bir haindir.

Osmanlı Bankası baskını, Ermeni çetelerinin saldırıları, uzun yıllar boyunca aşama aşama planlanan ihanet oyunu. Bunlar size günümüzdeki hangi durumu hatırlatıyor?

Olmayan yalan hikayeler ile bir odak yaratılıyor, bu sahte mağduriyet hikayesi üzerinden kendi hakkını savunan(!) eşkiyalar ortaya çıkarılıyor, bunlar eğitilerek ihanet silahlı hale getiriliyor, bu çeteler masum insanlara saldırıyor, oluşan terör hali yeni naylon mağduriyetler ile geniş alanlarda isyanlara sebep oluyor, sonuçta bir yalandan bir isyana, hatta hiç olmayan bir dil, ırk yaratarak bir bölünmeye gidilerek ülkeler yok edilmeye çalışılıyor.

Burada temel mesele devleti yönetenlerin bu olana bitene verebildikleri reaksiyon. Pastırmacıyan banka basıyor, insan öldürüyor, kaçmasına izin veriliyor. Meşrutiyette bu katilin milletvekili olmasına izin veriliyor. E bu kadar kollanınca bu hain Talat Paşa’da dahil birçok Türk’ü şehit edecek cesareti ve şımarıklığı gösterebiliyor.

Erzurumlu zengin bir ailenin çocuğu olarak başladığı hayatını yüzlerce Türkü şehit ederek tamamlayan bu hainin benzerleri konusunda neler düşünüyorsunuz?

Eşkiyalık yapıp, ihanet eden, Türk ve masum katleden ve affedilen teröristler günümüzde de yok mu?

Bu kadar şımartılınca Pastırmacıyan gibi davranacaklar o zaman ne olacak?

Ben bunları boşuna soruyorum.

Biliyorum ki tarihinden ders almayanlar aynı sonu yaşamaya mecburdurlar.

Belki diye, bir umut ile soruyorum.

Yeni Pastırmacıyanlar her gün artan edepsizlik ve şımarıklıkları ile ihanetlerine devam ediyorlar ben sormaya devam ediyorum.

Bildiğim ikinci doğru, ihanet edenler için gelecek hep acılı ve ölümcül olmuştur bunu da biliyorum.

Yazık olan aslında masumlara olanlar.

İhanet edenlere ve bu ihanete gerekli cevabı veremeyenlere hiç acımıyorum.

Tek tavsiyem ihanetin acılı sonunu bilmeleri.