Şinasi efendi.

Şinasi Efendi, Erzurum diyarının Oltu nahiyesinde doğup, tahsil hayatını Oltu’da yapmıştır.

Maarif Teşkilatının Gekbuze (Gebze) şubesinde çalışmak üzere, seksenli senelerin sonunda Gekbuze nahiyesine gelir.


Gekbuze’de kısa sürede ahali tarafından kendisine büyük muhabbet duyulur.

Bu muhabbet onu hiçbir zaman şımartmaz ve o her zaman insanlara yardım eden bir pozisyonda olur.


Maarif Teşkilatının umum-i muhasebat işlerinde ihtisas yaparak kendini yetiştiren Şinasi Efendi, ülke çapında aranan bir muhasebat uzman olmuştur.

İşi konusunda hiçbir cendereye (baskıya) ita’at eylemeden, bildiği doğruyu, kamu yararı doğrultusunda korkmadan yapar.


Şinasi Efendi, mücadele etmeyi, hakkını sonuna kadar savunmayı da sever.

Amirleri tarafından baskı altına alınmayı sevmeyen bir ruha sahiptir.

Amirlerini hiçbir zaman zor duruma düşürmez.

Her zaman kendini ve amirlerini mevzuat karşısında haklı konumda tutar. Yanında çalışan taze (genç) memurlara iş öğretmekte de büyük marifete sahiptir.

İş öğrenmek istemeyen, tembellik yapan veya ekibi ile uyumlu çalışmayan memuru da bölümünde tutmaz, onu diğer çalışanlara kötü örnek olmasın diye hemen uzaklaştırır.


Şinasi Efendi, çocukları bahs-i konu olunca bütün akan sular durur. Onlar için adeta canını verircesine uğraşır. Bu uğraşların sonucu cem’iyyete (topluma) 3 yetişkin ve faydalı cigerpare (evlat) kazandırmıştır.


Birçok Pantürkizm cemiyetinin kuruluşunda ve işleyişinde aktif olarak çalışır.

Kendini Pantürkizm akımı etkisinde görse bile diğer akım mensuplarına taraflı muamelede de bulunmaz.

Kendi düşünce dünyasındaki kişiler tarafından sevildiği gibi ayrı düşüncelere gösterdiği saygıdan dolayı onlar tarafından da sevilir ve büyük dostluklar kurar.


Şinasi Efendi'nin, Gekbuze'nin Hatipler kariyesinde bir bağ evi bulunmaktadır.

Bu bahçeli ev her ne kadar kendisine tapulu olsa da adeta kamuya tahsis edilmiş gibi devlet memurları tarafından kuruluş-u istirahat (dinlenme tesisi) olarak kullanılmaktadır.

Bu tesisin müdavimleri arasında Devlet-i Şener, Pekgöz Şenol Efendi,

Aşıkzade Mahmut, Çağlayanlı Adnan Efendi

Tonyalızade Fikret,

Mimar Celil Ağa,

Baş Muallim Atillazadelerden Turan Efendi,

Köprübaşı Eşrafından Köşk Yayla Ağası Zihni Efendi,

Binicizade Fuat Ağa,

Alpagutzadelerden Pala Ali,

Talioğullarından Erdoğan,

Kuduzade Özcan

gibi birçok iptidai (ilk mektep), idadi (Lise) muallimleri, müdürleri bulunmaktadır.


Bu ev birçok anıya da tanıklık etmiştir. Mimar Celil Ağa bir gün tenekede tavuk yapar.

Tenekenin etrafında ateş yakılır.

Sonunda sofraya konulmak için açılan tavuk kapkara kömür olduğundan misafirler menemeni kebap diye yemiştir.

Dadaşların lezzet-i damaklarının en önemli yemeği olan çağ kebabı da defalarca bu bağda ikram edilmiştir.

Zonguldak eşrafından Mimar Celil Ağa tarafından, 21.yüzyılda neoklasik tarzda, tuğla-ı ateşler kullanılan yapılmış olan Tarihi Şinasi Efendi Çeşmesi de bu bağ evinin bahçesindedir.

Suyu asırlar boyunca akacak şekilde vakfedilmiş olan Tarihi Şinasi Efendi Çeşmesi, gelecek nesillere büyük bir eser olarak kalacaktır.

Şinasi Efendi'nin talimatıyla Çağlayanlı Adnan Efendi dört lastik üzerinde giden niha-i model koşturacı ile Şimendifer İstasyonundan Aşıkzade Mahmut'u alarak bu bağa evine çok kez revan olmuşlar ve burada büyük sorunlara çözüm üretmişlerdir.


Şinasi Efendi'nin insani yönü ve yardımseverliği de üst seviyededir. Ne iş olursa olsun kendisinden yardım isteyen herkesin işi sonuçlanana kadar o işi takip eder.

Kiralık ev arayana ev bulur, evlenmek isteyene eş bulur, destek isteyenlere destek olur.

Gekbuze'de adeta maarif camiasının Güzin Ablası gibi herkesin derdi ile hemhal olur.


Şinasi Efendi, yalnızca hizmetleriyle değil, sözleriyle de topluma ışık olmaya devam etmektedir.

Dilden dile aktarılan bazı Şinasi Efendi özdeyişleri şunlardır:
"Arsa alırsan toprak ile uğraşırsın, arkadaşın gönlünü alırsan insanla uğraşırsın."

"Birinciyi sen yaparsan, İkinciyi de sen yaparsın. Üçüncüyü belki sen yaparsın ama Dördüncü de o işe hakim olur."
"Bana elimdekini ver diyorsun; vereceğim de bırak da ben kendi istediğime vereyim."
"Benim adım Şinasi, bana iş öğretmesinler…"
"Ustaya iş öğretilmez…"
"Tecrübe yenilen kazıkların bileşenidir..."
"Maddiyata değil dosta yatırım yapın..."
"Her şeyinizi erteleyin hayallerinizi ertelemeyin..."
"Senden büyüklerden tecrübe edin, bir de sen ayağını dikene batırarak tecrübe edinmeye çalışma."