Yalakalık.


Bugünkü yazımda kişisel ve toplumsal çürümeye neden olan bir duygu, davranış ve kişilik bozukluğu da diyebileceğimiz bir çürümeden söz etmek istiyorum.
Nedir bu terim, YALAKALIK.
Türk Dil Kurumundan incelediğimiz de;
Yalaka: Kendisine çıkar sağlayacak kişilere aşırı saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse (yağcı, yaltakçı).
Yalakalık: Bu kimselerin yaptığı dalkavukluk ve yaranma davranışı olarak karşımıza çıkıyor.
Günümüz terminolojisinde yalakalık, çıkar odaklıdır, iki yüzlülük içerir ve onursuz bir davranış biçimi olarak kabul edilir. En fazla kullanılan toplumsal karşılığı da DALKAVUKLUK olarak bilinmektedir.

Evet terim anlamı böyle. Zaten yaşam içerisinde bunun örneklerini çok fazla görmekteyiz. Bu anlamda da psikologlar, psikiyatırlar, sosyologlar ve farklı ilişkili alanların bu konuyu derinlemesine incelemesi ve bu türden kişilerin tedavi edilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Yani zaman zaman öyle öyle insanlarla karşılaşıyorsunuz ki karşısındaki adamı övmek için adamda olmayan hiçbir özelliği adama öyle bir giydiriyor ki adam bile şaşırıp kalıyor ve eminim ki kendine şu soruyu soruyor. Ya bu tarif edilen adam ben miyim?

Yani bu kişiler kendilerini topluma kabullendirmek ve oradan bir çıkar ve sempati kazanabilmek ya da kendini o kitlenin içine monte edebilmek için tabiri yerindeyse kırk takla atıyorlar. Örneğin, soruyorsun adamlara; “ya arkadaş bu dediğin doğru değil, adamda bu vasıf yok, adama neden gaz veriyorsun?” Verilen cevaplar; “Ya boş ver, bakarsın ileride bir şeye lazım olur. Veya zamanı gelince bir şeyler isteriz.” Yani özetle tamamen çıkara dayalı bir ilişki biçimini tanımlıyor.

Fakat yapan kişinin ise, toplumda sempatik görünme çabası aslında kişiliğinden verdiği ödün, farkında olmadan kendini aşağılama durumu ve toplumsal tepkinin yüzüne karşı olmasa da arkadan nitelendirilen YALAKA sıfatının üstüne gayet oturduğundan bihaber ya da bildiği halde mutlu olabildiği bir durum olarak gözlenmektedir.

Bu davranış biçimi kişisel bozulmayı, kişisel bozulma da toplumsal bozulmayı getirir. Bir kişinin dün yanlış dediğini alkışlayan bir toplumdan aynı kişinin aynı durum için bugün doğru dediğini alkışlayan bir toplumda TOPLUMSAL YALAKALIKLA bozulan bir toplum örneğini görmekteyiz.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ne diyor; “Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün.” Kalıbın bunlara uymuyorsa adam değilsin kardeşim. Toplumun çürümesine destek olma. Zaten yeterince çürüme ve erozyon yaşıyoruz bir sorunumuz da YALAKALIK olmasın istiyoruz.