Yorgunum aramaktan...
Bir ömürdür peşinden koştuğum şeyin ne olduğunu ben de tam bilmiyorum artık. Kimi zaman mutluluğu aradım insanların yüzünde, kimi zaman huzuru sessiz gecelerde. Bazen dost bildiklerimin arasında, bazen de kalabalıkların içinde kaybettim kendimi. Her adımda biraz daha yoruldum, her hayal kırıklığında biraz daha eksildim.
Yorgunum aramaktan... Çünkü aradıklarımın çoğu ya hiç var olmadı ya da tam buldum derken elimden kayıp gitti. Kimi zaman vefayı aradım, nankörlük çıktı karşıma. Kimi zaman sevgiyi aradım, çıkar hesaplarına rastladım. Gönlümü açtığım kapılar yüzüme kapandı, güvenle yürüdüğüm yollar yarıda bıraktı beni.
Ama en çok da insanlığı aramaktan yoruldum. Bir hâl hatır soran, bir derdi paylaşan, bir yaraya merhem olan yürekleri aradım. Herkesin kendini düşündüğü bu zamanda, başkasının acısını hisseden gönülleri bulmak zorlaştı. İnsanlar çoğaldı ama insanlık azaldı.
Bazen dönüp geriye bakıyorum da, yılların nasıl geçtiğini anlayamıyorum. Nice yollar yürüdüm, nice insanlar tanıdım. Kimi hayatıma bir iz bırakıp gitti, kimi bir yara. Her karşılaştığım insanda biraz dostluk, biraz merhamet, biraz da kendimden bir parça aradım. Fakat çoğu zaman beklediğimle bulduğum birbirine hiç benzemedi.
Çünkü her kaybediş, insanın yüreğinde yeni bir boşluk açıyor. O boşluk zamanla büyüyor, büyüdükçe insanın içindeki sessizlik de çoğalıyor. Kalabalıkların ortasında bile yalnız hissetmeye başlıyor insan. Konuşacak çok sözü oluyor ama dinleyecek bir kulak bulamıyor.
Bazen bir pencerenin önünde saatlerce uzaklara dalıyorum. Geçmişin gölgesi düşüyor gözlerime. Yarım kalan hayaller, söylenemeyen sözler, dönmeyen insanlar geçiyor aklımdan. İçimden bir ses, "Belki bir gün..." diyor. Ama o günün ne zaman geleceğini kimse bilmiyor.
Yine de yaşamaya devam ediyor insan. Kırık umutlarını toplaya toplaya, eksilen yanlarını saklaya saklaya yürümeyi öğreniyor. Her ne kadar yorulsa da, her ne kadar hayattan darbe alsa da içinde söndürmediği bir ışık taşıyor. İşte o ışık, insanı ayakta tutan son umut oluyor.
Belki aradığım şey uzaklarda değildir. Belki yıllardır peşinden koştuğum huzur, sessizce kalbimin bir köşesinde beni bekliyordur. Belki de insan bazen aramayı bırakınca bulur aradığını. İşte bu yüzden, yorgun olsam da umudumu toprağa gömmüyorum.
Çünkü biliyorum ki en uzun gecelerin ardından bile bir sabah doğuyor. Belki bugün değil, belki yarın da değil. Ama bir gün, bütün yorgunlukların hesabını umut soracak. O gün geldiğinde, aramaktan yorulan yüreğim nihayet dinlenecek. Ve ben, yıllardır peşinden koştuğum huzuru, sessiz bir tebessümün içinde bulacağım.
O güne kadar yürümeye devam edeceğim. Çünkü yorulmuş olsam da vazgeçmedim. Çünkü insan bazen bulmak için değil, umudunu kaybetmemek için arar. Ve ben hâlâ umut etmeyi bırakmadım...