Zamanı zamana bırakma

Hayat bir nehir gibi akıyor; durmaz, beklemez. Zamanı zamana bırakmak, kendi hayatından çalmak demektir. Her erteleme, kaybolan bir an, geri gelmeyecek bir hazine demektir.

Sevgi için erteleme; söylemek istediklerini, dokunmak istediklerini, hissettiklerini bekletme. Çünkü yarın belki gelmez, belki karşındaki kişi yanında olmayacak. Sevgi, gecikirse solgunlaşır, ama zamanında söylenen bir söz, yüreklere ışık olur.

Hayaller için erteleme; içindeki tutkuyu, gerçekleştirmek istediğin işleri, kurduğun yarınları bekletme. Cesur adımlar atanlar, zamanı kendi ellerinde şekillendirir. Unutma, küçük bir adım bile hareketsiz kalmaktan iyidir.

Kendin için erteleme; ruhunu besle, küçük mutluluklarını biriktir. Hayat, birikmiş pişmanlıklarla değil, anların içindeki güzelliklerle anlam kazanır. Kendine değer ver, zamanını israf etme; çünkü sen, bu hayatın en değerli parçasısın.

Zamanı zamana bırakma. Her an, yeni bir başlangıç; her nefes, bir armağan. Onları yaşamaktan korkma. Korku, zamanın en büyük düşmanıdır. Cesur ol, hisset, adım at ve yaşa.

Ve unutma: Hayat kısa, zaman hızlı… Hiçbir zaman sana beklemeni söylemeyecek. Sen de zamanın peşinden gitme; onunla birlikte dans et. Çünkü zaman, akıp giden bir rüzgâr değil, sana dokunmayı bekleyen bir eldir.