"Müslüman Allah’a inanıp Batı’nın istediği gibi yaşayamaz"

Dünyada adil bir düzenin hüküm sürmesi için gerçekleştirilen Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) tarafından Hak, Adalet ve Kardeşlik Konferansları’nın sekizincisi Kocaeli’de gerçekleştirildi.

"Müslüman Allah’a inanıp Batı’nın istediği gibi yaşayamaz"

Dünyada adil bir düzenin hüküm sürmesi için gerçekleştirilen Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) tarafından Hak, Adalet ve Kardeşlik Konferansları’nın sekizincisi Kocaeli’de gerçekleştirildi.

Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) tarafından düzenlenen Hak, Adalet ve Kardeşlik Konferansı’nın sekizincisi Kocaeli Luxor Garden Otel’de gerçekleştirildi. Dünyadaki insanlar arasında adil bir düzenin kurulmasının önemine dikkat çekmek için düzenlenen Hak, Adalet ve Kardeşlik Konferansı’na Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve MİLKO Genel Sekreteri İlyas Tongüç, AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan, Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni ve MEDYADER Genel Başkanı Mustafa Kurdaş, YENİAD Genel Başkanı Selman Esmerer, Saadet Partisi Kocaeli İl Başkanı Nurettin Çelik, AGD İl Başkanı Kemal Halıcı, Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) ların Kocaeli temsilcileri ve birçok vatandaş katıldı.

Konferans Anadolu Gençlik Derneği Kocaeli Şube Başkanı Kemal Halıcı’nın açılış konuşması ile başladı. Katılımcılara İyinin, güzelin, faydalının, hakkın ve adil olanın hakim olması için yaptığımız çalışmalara verdiğiniz destekten dolayı teşekkür etti.

Asiltürk, “Sorulan, ‘Allah’a inanıyor musunuz?’ sorusuna toplumun yüzde 86’sı evet demiş. Bu araştırmada görüyoruz ki, Türkiye’de insanların yüzde 86’sı

aynı Allah’a inanıyor ama halen kavga edebiliyorlar. Müslümanlar, Allah’a inanıyorlar ama Allah’ın emrettiği gibi yaşamıyor, Batı’nın istediği gibi yaşıyorlar.” dedi.

“KİM HATA YAPAN MÜSLÜMANLARI UYARACAK?”

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, Hak, Adalet ve Kardeşlik Konferansları’nın yapılış amacını belirterek, “İnsanların hepsi Allah’ın rızasına uygun hareket etsinler, Allah’ın cennetine kavuşsunlar istiyoruz. Bu doğrultuda hak ve adalet konulu konferansları düzenliyoruz. İnanan insanlar olarak bizim görevimiz Peygamber Efendimiz tarafından açıkça belirtilmiştir. Biz başka bir Müslüman’ın hatasını gördüğümüz zaman o hatanın üstünü örter, o hatasını düzeltmesini sağlarız. Peki, şu an toplumumuzdaki yanlışları kim düzeltecek, kim hata yapan Müslümanları uyaracak? İşte, Allah’ın emirlerine uyan, Resulü’nün sünnetini yerine getirenler bu konuda vazifelendirilmiştir.” şeklinde konuştu.

“İNSANLAR ALLAH’A İNANIYOR AMA HALEN KAVGA EDİYOR”

Ülkemizde Müslümanları uyaracak insanların sayısının azlığına işaret eden Asiltürk, “Şimdi neden bizde bu vazifeyi yerine getirenlerin sayısı çok az. Çünkü biz artık Batı kültürünü yaşıyoruz. İslam kültürünü arkamızda bırakmışız. Ülkemizde yapılan bir araştırmada insanlara imanın 6 şartını sormuşlar. Sorulan ‘Allah’a inanıyor musunuz?’ soruna toplumun yüzde 86’sı evet demiş. Bu araştırmada görüyoruz ki, Türkiye’de insanların yüzde 86’sı aynı Allah’a inanıyor ama halen kavga edebiliyorlar. Müslümanlar, Allah’a inanıyorlar ama Allah’ın emrettiği gibi yaşamıyor, Batı’nın istediği gibi yaşıyorlar. Sadece bu örnek bile ülkede ve dünyada adil bir düzenin tesis edilmesi gerektiğini bizlere gösterir.” diye konuştu.

“MİLLİ GÖRÜŞ KURULUŞLARININ ÖNEMİ İYİ ANLAŞILMALIDIR”

MİLKO Genel Sekreteri İlyas Tongüç, ‘Hak, Adalet ve Kardeşlik’ Konferansları’nın sekizincisini gerçekleştirdiklerini belirterek, “Yaşadığımız bu yüzyılda dünyadaki haksızlık ve zulmün ne denli arttığını görmek mümkündür. Bunun nedeni hak ve adaletin yeryüzüne hâkim olmamasıdır. Batı’nın dayattığı sistem, eşitliksizlik ve adaletsizlik temelleri üstüne kurulmuştur. Hak ve adalet konusunda tespit edilmiş en önemli metin Veda Hutbesi’dir. İnsanlık eğer adil bir düzen istiyorsa, hakkaniyetli ve adil bir dünya istiyorsa Veda Hutbesi’ni kabul edip idrak etmek zorundadır. Peygamber Efendimiz’in Veda Hutbesi kabul edilmedikçe dünya huzur olmayacaktır. Öyleyse Veda Hutbesi’ni anlamış ve o doğrultuda hareket eden Milli Görüş kuruluşlarının önemi iyi anlaşılmalıdır.” ifadelerini kullanıldı.

‘MANADAN VE MADDEDEN KOPAMAYIZ’

YENİAD Genel Başkanı Selman Esmerer, “Teknolojide gelinen nokta ürkütücü boyutlara ulaştı. Dünya öyle bir yere gidecek ki, artık kas ve fizik gücü önemsizleşecek, zekâ gücünün önemi artacak. Teknolojiye sahip olmayanlar çalışmadığı için, fakir aç kalacak, zengin daha çok zenginleşecek. Bu da dünyada büyük bir infial meydana getirebilir. İşte tam burada rahmetli Erbakan Hocamızın, ‘Manadan ve maddeden kopamayız’ sözü iyi anlaşılmadır. Teknoloji, sermaye ve üretim mekanizması ayni ellerde bulunamaz. Her insanın adil bir düzende yaşaması için hak ve adalet düzeni kurulmalıdır. Müslümanların manen ve madden güçlenmesi şarttır. Madden ve manen İslam’ın güçlü olduğu dönemde, ‘Adil Düzen’ 600 yıl dünyada hüküm sürmüştür.” diyerek Müslümanların her alanda güçlenmesi gerektiğini vurguladı.

MİLLİ GÖRÜŞ BİR DAĞIN TEPESİNDEKİ 4 MEVSİM KAR GİBİDİR

Müslümanların uğradığı zulme işaret eden MEDYA-DER Genel Başkanı Mustafa Kurdaş, “İslam coğrafyasını atlas üstünde görecek olursak, Bangladeş’te, Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de, Libya’da, Çad’da, Sudan’da, Kafkasya’da zulüm ve sorunlar var. Türkiye’de yaşayan Müslümanlar olarak yaşananlara gözümüzü, kulağımızı kapatıyoruz. Sanki Bağdat, İstanbul değil, sanki Şam’da ölen çocuk bizim çocuğumuz değil, sanki Doğu Türkistan’daki zulüm bize yapılmıyor. İslam coğrafyasında zulmün son bulması için doğusuyla, batısıyla Anadolu’daki İslam ruhunu tekrar canlandırmak gerekiyor. Ben bunun için Milli Görüş’ü, bir dağın tepesinde 4 mevsim erimeyen kar olarak görüyorum. Mevsim yaz da olsa kış da olsa, dağın tepesindeki kar her zaman ovalara, platolara hayat verir. İşte Milli Görüş durum ne olursa olsun İslam coğrafyalarına yeniden hayat verecektir.” dedi.

“AHLAKSIZLIK BİLEREK TOPLUMDA İFŞA EDİLİYOR”

AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan da, “Batı, Müslümanların üzerine sadece topla tüfekle saldırmıyor. Bilgi ve teknolojiyle de Müslüman toplumlarda ağır yaralar açıldı. Batı bilgiyi kontrol edebiliyor. Bu doğrultuda düşünecek olursak, 2 milyarlık İslam âleminin iki tane temel sorunu var. İlk sorunumuz, Müslümanların batıl ile meşgul olmasıdır. Türkiye’de sosyal medya kullananlar arasında ahlaksızlık en çok tıklanan şey haline geldi. İslam kültürüne göre bir ahlaksızlığın ifşa edilmemesi gerekir. Fakat şimdi ahlaksızlıklar toplum içinde fenomenleştiriliyor, bilerek ifşa ediliyor. Müslümanların ikinci temel sorunu da hak ve batılı ayırt edememektir. Çünkü bilgiyi kontrol eden Batılı düzen, çocuklarımızın ve gençlerimizin neyin hak neyin batıl olduğunu ayırt edememesini sağlıyor.” şeklinde konuştu.

Güncelleme Tarihi: 29 Nisan 2019, 21:33

Yüksel Ercan

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner11

banner21

banner34

banner9

banner12

banner20

banner33