CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Kocaeli'de kanaat önderleri ve muhtarlarla buluştu:

- "Etnik kimlik üzerinden kim siyaset yapıyorsa vatanını sevmiyordur. Kimlik üzerinden siyaset, bütün demokrasilerde yasaktır ama bizde bal gibi yapılıyor. Bu, doğru değil. İnanç siyasetin konusu değildir, burada da hepimizin dikkatli olması lazım"- "(Son 19 yıl) Bu süreçte CHP'nin hiç kusuru yok muydu? Kusuru vardı, öz eleştiri yapıyorum. Bizim de eksiğimiz, kusurumuz, yanlışımız vardı. Bunları düzeltmeye çalışıyorum. Açık ve net şunu ifade edeyim, son 10 yılda en büyük değişimi yaşayan parti Cumhuriyet Halk Partisidir, kim ne derse desin. Hiç kimsenin sahip çıkmadığı kesimlere sahip çıktık"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Kocaeli'de kanaat önderleri ve muhtarlarla buluştu:

KOCAELİ (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Etnik kimlik üzerinden kim siyaset yapıyorsa vatanını sevmiyordur. Kimlik üzerinden siyaset bütün demokrasilerde yasaktır ama bizde bal gibi yapılıyor, bu doğru değil. İnanç siyasetin konusu değildir, burada da hepimizin dikkatli olması lazım." dedi.

Darıca ilçesindeki bir otelde muhtarlar ve kanaat önderleriyle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, muhtarlara yönelik projelerinden bahsetti.

Kılıçdaroğlu, demokrasinin temel taşları olduğunu belirttiği muhtarlara yönelik özel, özgü ve bağımsız bir kanun olmamasını eleştirdi.

Muhtarlıkların bütçesinin olması ve muhtarlara bağımsız bir kişinin yardımcı personel olarak verilmesi gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, muhtarlara bütçe sağlayacaklarını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, siyaset kurumunun muhtarlara gereken önemi vermediğini söyleyerek, bir ara muhtarlıkların kaldırılması konusunda tartışması başlatıldığını anlattı.

Muhtarların sorunlarının çözümünü içeren bir düzenleme yaptıklarını ve taslak hazırladıklarını aktaran Kılıçdaroğlu, bu kanun teklifini TBMM'ye verdiklerini bildirdi.

Kılıçdaroğlu, Kocaeli'de yıllardır hiçbir sorunun çözülmediğini belirterek, buna ilişkin görüşlerini ve çözüm önerilerini dile getirdi.

Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın en büyük yatırımlardan birinin Türk Telekom'un kurulması olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, "Bütün iletişim Avrupa standartlarının üzerine çıktı. Ne oldu? Geldik, Türk Telekom'u 6,5 milyar dolara Hariri ailesine verdik. Törenle verdik, alkışlayarak verdik." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Hariri ailesinin Türk Telekom'u almak için Türk bankalarından kullandığı krediyi ödemediğini, bu satışın bütün yükünün Türk bankalarına yüklendiğini savunarak, Hariri ailesinin bu süreçte Türk Telekom'un arsa ve binalarını sattığını söyledi.

Hariri ailesinin Türk Telekom'un altyapısını güçlendirmek için herhangi bir yatırım yapmadığını anlatan Kılıçdaroğlu, "Niye yapsın ki? Niye masraf etsin? Vurgunu vurmuş, almış zaten. Para deyince, bankadan almış. Taksit de ödemiyor. Kar da gitti, binalar da gitti, arsalar da gitti.. İtiraz eden kim? Bu kardeşiniz. Kim için itiraz ediyorum? Sizler için bu ülkede yaşayan 83 milyon için itiraz ediyorum. Burada bir haksızlık var diyorum." ifadelerini kullandı.

Kocaeli'nin çevre kirliliği konusunda hassas bir bölge olduğunu ve iktidarın çevrenin korunmasına yönelik hiçbir adım atmadığını savunan Kılıçdaroğlu, "Müsilaj var malum son günlerde. Niçin çıktı? Ergene Nehri simsiyah. Kaynağında bembeyaz, denize aktığı yerde simsiyah. Yıllardır böyle. Denizde oksijen bitti ve müsilaj çıktı. Şimdi hep beraber niçin böyle oldu diyoruz. Üniversite hocaları yıllardır söylüyor, 'Bunu yapmayın, Marmara'yı öldüreceksiniz.' Marmara'nın özelliği ne? Dünyada bir devlete ait tek deniz Marmara, o da bize ait. Biz de onu öldürüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

- "Herkesi kucaklayan bir devlet istiyoruz"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kimin çocukları işsiz? Garibanların çocukları işsiz. Zor bela üniversiteyi okutmuş, kızı, oğlu işsiz. Ensesi kalın olanın zaten işi gücü var. Ensesi kalın olan, zaten bir yerden değil, 4-5 yerden maaş alıyor. Ensesi kalın olan, zaten adamını bulmuş, keyfi yerinde. 10 milyon işsiz olur mu? 10 milyon işsizimiz var. Şu soruyu acaba her vicdan sahibi kendine sordu mu? Neden 10 milyon işsiz var bu memlekette? Aynı nüfusa, aynı toprak büyüklüğüne sahip Almanya var. Almanya dışarıdan işçi transfer eder. Biz de işsizlerin sorunlarını nasıl çözeriz diye düşünmüyoruz bile. Yoksulluk... Bir insan fakir olabilir. Bir insanın fakir olmasının derdini taşıyacak olan siyasetçilerdir. Bir çocuk bu topraklarda yatağa aç giriyorsa devleti yönetenlerin o gece uyumaması lazım. Neden sosyal devlet diyoruz? Fakirin, fukaraların yanındaki devlet demektir sosyal devlet. Elinde sopa olan devlet değil, herkesi kucaklayan bir devlet. Böyle bir devlet istiyoruz."

Kılıçdaroğlu, ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımların gizli yapılması gerektiğini, bu insanların teşhir edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, CHP'li belediyelerin bu kapsamda gerçekleştirdiği çalışmalardan bahsetti.

Esnafa yönelik desteğe değinen Kılıçdaroğlu, "Esnafı duman ettik, esnaf kalmadı memlekette. 'Yardım edeceğiz.' diye ağıza bir parmak bal çalıyorlar. 5 kişiye 21 milyar lira para veriyorlar. 5 kişiye, bizim 5'li çete olarak tanımladığımız, 21 milyar lira para veriyorlar. Milyonlarca esnafa verdikleri para, 10 milyar lira. Bu adalet mi Allah aşkına. Bu adalet diyorsanız, sözüm yok. Adalet değildir, böyle şey olmaz diyorsanız, hepinizin oturup düşünmesi lazım. Başka bir şey istemiyorum." ifadelerini kullandı.

- "Kırıkkale ayakta, işçiler ayakta"

"Her şeyi sattılar, cumhuriyetin kurduğu bütün fabrikaları, tank palet dahil bedava verdiler." diyen Kılıçdaroğlu, "Şimdi Kırıkkale'de Makine Kimya Endüstrisini satmanın hukuki altyapısını oluşturuyorlar. Devletin kurumu, silah mühimmat üretiyorlar. Kırıkkale'yi Kırıkkale yapan orasıdır. Kırıkkale ayakta, işçiler ayakta. Biz onların hakkını arıyoruz, siz de onların hakkına sahip çıkmak zorundasınız. Madem birlik, beraberlik, vatanseverlik, bayrakseverlik o zaman onların hakkına ve hukukuna sahip çıkmak zorundayız." görüşünü paylaştı.

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bir badireyi aşmak zorunda olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:

"Bütün bu olanlar son 19 yılda yaşadığımız gerçekler. Yolsuzluklara falan girmiyorum. Beraber nasıl aşacağız? Önce bizi ayrıştıran, bölen söylemleri duymayacaksınız. Etnik kimlik üzerinden kim siyaset yapıyorsa vatanını sevmiyordur. Kimlik üzerinden siyaset, bütün demokrasilerde yasaktır ama bizde bal gibi yapılıyor. Bu doğru değil. İnanç siyasetin konusu değildir, burada da hepimizin dikkatli olması lazım.

Bu süreçte CHP'nin hiç kusuru yok muydu? Kusuru vardı, öz eleştiri yapıyorum. Bizim de eksiğimiz, kusurumuz, yanlışımız vardı. Bunları düzeltmeye çalışıyorum. Açık ve net şunu ifade edeyim, son 10 yılda en büyük değişimi yaşayan parti Cumhuriyet Halk Partisidir, kim ne derse desin. Hiç kimsenin sahip çıkmadığı kesimlere sahip çıktık."

Organize Sanayi Bölgeleri'nde teknoloji liseleri kuracaklarını belirten Kılıçdaroğlu, "En az 6 yıl olacak. Çocuk buraya gelecek, ailesine yük olmayacak, hangi bölümde çalışmak istiyorsa yetişecek. Üçüncü sınıftan itibaren ilgili fabrikada stajını yapacak. Stajını yaparken sosyal güvenlik primini devlet ödeyecek. Mezun olduğunda işi hazır olacak. Üniversiteye artı puanla girecek, böylece bu liseler cazip hale gelecek." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, üniversitelerin üretmesi gerektiğini vurgulayarak, üniversitelerin her türlü düşüncenin özgürce tartışıldığı mekanlar olduğunu anlattı.

Devlette liyakat olması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Devlet liyakat üzerine inşa edilmiştir. Bir parti, devlet olmaz. Bir parti, vatandaşın oyuyla belli bir süre devleti yönetmek üzere gelir. Liyakatli insanları yok ederseniz devlet, devlet olmaktan çıkar. Devlet hukuk içinde çalışmazsa organize suç örgütüne dönüşebilir." dedi.

Kılıçdaroğlu, muhtarlara ve kanaat önderlerine seslenerek, "Bu gidişten memnunsanız devam edin, memnun değilseniz oturup düşünün. Bu memleket sadece benim değil, hepimizin devleti. Bayrağımızın altında onurla, vatanımızda huzur içinde, beraber, kavgasız, dövüşsüz yaşamak istiyoruz. Karnımızın doyduğu, onurla sokaklarında gezebildiğimiz, kendi bölgesinde güçlü bir Türkiye inşa etmek istiyoruz. En fazla 5 yıl içinde. Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur, tamamı çözülür. En fazla 6 ay içinde Türkiye'de herkes rahat bir nefes alacak." değerlendirmesinde bulundu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner327

banner326