Zaman zaman bize ayrılan bu sütunlarda belirtiriz.

Kanuni zamanında topraklarımız 28 milyon kilometreye kadar çıkmış.

Olağanüstü bir güç ve o gücün gölgesinde milyonlarca kilometrekarelik toprak.

Sonrası malum.

Duraklama

Gerileme

Ve hiç birimizi memnun etmeyen o hazin son.

Sonra

Mustafa Kemal ATATÜRK isminde bir lider çıkıyor

29 Ekim 1923 tarihinde yıkılmış bir imparatorluktan 780 bin 576 kilometrekarelik Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu gerçekleştiriyor.

Sınırlarımızın hemen yanı başında yada biraz uzağında bırakmak zorunda kaldığımız topraklarda kurulan devlet sayısı yaklaşık 30 civarında.

Söz konusu bu devletlerin nerede ise tamamı başta ABD ve İngiltere olmak üzere diğer emperyalist ülkelerin güdümünde.

Sınırlarımızın hemen yanı başındaki ülkelerin nerede ise tamamı krallıkla yada monarşi ile yönetiliyor.

Kral ölünceye kadar iktidarda

Ancak ölüm sonrasında kral yönetimi bırakıyor yerine de çoğu zaman oğlu geçiyor.

Söz konusu ülkeleri kimin yöneteceğine de zaten çoğunlukla emperyalist ülkeler veriyor.

Bilindiği gibi Türkiye yüzyıla Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK öncülüğünde Cumhuriyet olarak girdi.

Cumhuriyet sayesinde Türkiye’de demokrasi var.

Her beş yılda bir genel seçim

Yine her beş yılda bir yerel seçim yapılıyor.

Seçmen kimi istiyorsa onu iktidara getiriyor.

Bu yapısı dolayısı ile Türkiye Cumhuriyeti bölgenin takip edilen son derece büyük ülkesi.

Dışarıda huzur isteniyorsa önce içeride huzur lazım.

Vatandaş daha rahat daha ekonomik şartları iyi olan bir yaşam istiyor.

Bunun ilk şartı da demokrasi ve Adalet.

Milletimizi birbirinden ayrı düşürecek değil birbirine daha yakın politikalar üretmek azım.

İçeride huzuru sağlamadan dışarıda huzur olmaz.

Bunun yolu da daha fazla hoşgörü.

Etrafımızdaki ateş çemberinden kurtulmanın başka yolu yok.

Birbirimizi daha çok sevip birbirimize daha sıkı sıkıya sarılmaktan başka..