İnsan beyni, kazanmayı hep ister. Ancak kaybetmek dürtüsü, kazanma duygusundan daha baskındır. Herhangi bir şeyinizi kaybettiğinizi düşündüğünüz an, beyniniz anında alarm haline geçer. Kaybettiğinizi yeniden kazanmak için panikle sağa sola talimatlar gönderir. Akıl ve mantık süzgecinden geçirilmeden verilen talimatlar, paniğe sebep olur. Panikle alınan kararların sonucu ne yazık ki daha fazla kaybetmek olarak sonuçlanır.
Bu yüzden olsa gerek büyüklerimiz bizi küçük yaşta oyun tadında bir eğitimden geçirdiklerini ancak bu yaşlarda farkına varabiliyoruz.
Lades oyununu sanırım bilmeyeniniz yoktur. Benim gibi çocukluğunu köyde geçirenlerin zevkle oynadığı, bir çeşit hafızayı devamlı uyanık tutmaya yarayan bir oyun çeşididir.
Lades oyununa, bir bütün olarak sofraya gelen tavuğun göğsünde bulunan “V “ biçimindeki kemiğin iki ucundan karşılıklı çekip koparılarak başlanılır. Burada önemli olan lades tutulan kişilerin bir birlerinin elinden bir şey alırken ladesli olduklarını unutmadıklarını belirtmek için söylenen “aklımda” kelimesini zikretmeleridir. Ladesli olduğunuzu unuttuğunuz anda kaybedersiniz.
Karşı taraf sizi, hiç beklemediğiniz anda, sizin hoşunuza gidecek, size hediye gibi görünen, aslında sizin kaybetmenizin anahtarı olan, bazı değerli şeylerle yanıltabilir ve oyunu kaybedebilirsiniz.
Oyunu kazanmak, daha doğrusu kaybetmemek için aklınız her zaman başınız da olacak. Hep uyanık olacaksınız. Bir anlık dalgınlık, bir anlık unutkanlık sizin kaybetmenizle sonuçlanabilir.
Bu oyunun amacı sizin kazanmanız değil, kaybetmemeyi öğrenmenizdir. Zira kaybetmeyen zaten kazanmış sayılır. Kaybetmemek gelecek adına bir umut taşımaktır. Umut varsa, gelecek vardır, hayat vardır.
Dost ile ettiğin ahdi unutma. Hep aklında bulunsun. Unutulandan bir şey eksilmez, unutursan kaybeden sen olursun.
Bu dünyanın bekası yok, fani olduğunu unutma. Mezarlıklar yeri doldurulamayacağını düşünen mevtalar ile dolu. Bir insanın kendisini, kendi sürecini, kendi yolculuğunu unutması kadar ahmaklık olamaz. Unutanların, sahipsizler mezarlığında yeri hazır. Sahibini tanımayanı, kim tanır.
Zulüm ile abad olanın akıbeti berbat olur ama zulme rızada zulümdür. Sana haksızlık yapanı, hakkı inkâr edeni unutma. Unutursan kendine zulmetmiş olursun. Zalime alkış tutulmaz.
İnsanların ağzından ne döküldüğüne değil daha çok yaptıklarıyla ilgilen. Ağzından bal damlayanların kuyruklarında iğneleri saklı olduğunu unutma.
“Dünya bir imtihandır. Felek insanı elekten geçirir. Kimi arlanıp GÜL olur. Kimi harlanıp KÜL olur.” Unutma! Aklında bulunsun.