Bir tarafın “çözüm süreci” bir tarafında “İhanet süreci” dediği ancak genel anlamda vatandaşın “Bebek katili Öcalan’a af” olarak anladığı süreç önce TBMM’nin sonrada vatandaşın birinci gündemi haline geldi.
Bilindiği gibi PKK ilk kalkışmayı 1983 yılında Siirt’in Eruh ilçesinde başlatmış ve o kalkışma aradan geçen 43 yıllık zaman dilimi içerisinde hiç durmadan devam etmişti.
Aslında 1999 yılı itibarı ile PKK bitme noktasına gelmiş ancak sonrasında yeniden alevlenmişti.
PKK ve onun yurt içi yurt dışı işbirlikçilerinin Türkiye Cumhuriyetine karşı olan kinleri bir türlü sona ermedi.
Normal şartlarda hepimiz biliriz ki terörle müzakere edilmez, mücadele edilir.
Bir sabah uyandık ki uzun yıllardır meydanlarda bölücübaşı Öcalan’ın asılması için meydanlarda ip atan MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli “Şayet teröristbaşının tecriti kaldırılırsa, gelsin DEM Parti grup toplantısında konuşsun, terörün bittiğini, örgütün lağvedildiğini ilan etsin. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse, umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın Ne Kandil, ne Edirne; adres İmralı’dan DEM’e uzansın, terör sorunu ülke gündeminden tamamen çıkarılsın. Hodri meydan, buna varız.” şeklinde konuşunca Türk siyasetinde taşlar o zamana kadar olmayan bir şekilde yerinden oynamış oldu.
Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi bugünlerde söz konusu konuşmaların tamamının kanunlaşması için başta AK Parti ve MHP olmak üzere var olan partilerin bir kısmı bu duruma destek için önergeye imza atmaya başladılar.
Sürece başından beri karşı olan tek siyasi oluşum İYİ parti.
Annelerin ağlamasını bizde istemiyoruz.
Şehit cenazelerinin gelmesine bizimde tahammülümüz yok.
Türkiye Cumhuriyetinin terör dolayısı ile yaptığı harcamaların yatırım olarak vatandaşın hizmetine sunulması bizi de memnun eder.
Buraya kadar sorun yok.
Sorun milyarlarca dolara, bir sürü şehit cenazesine mal olmuş bir mücadelenin hesabının nasıl verileceğinde.
Bu durum bir tarafı memnun edebilir.
Peki
-Çocuklarını vatan savunması için gönderen ancak onları bayrağa sarılı tabut içerisinde karşılayan anne babaları.
-Babasız kalan körpe çocukları
-Eşini genç yaşta kaybeden eşleri
-Mücadelede vücutlarının uzuvlarını kaybeden gazileri
-Şehit ve gazilerin eş-dost-akraba ve yakınlarını
Nasıl memnun edeceğiz.?
Bilen varmı?
Anlatmaya çalıştığımız bu durum bir siyaset işi değildir.
Vatan savunması sırasında hayatını kaybeden şehitler
Vücudunun bir tarafını feda eden gazilerin gönülleri nasıl alınacak?
Bir anda bir oldu bitti ile “barış yapacağız” çığlıkları atılıyor.
Anlaşmanın çerçevesinden haberi olmayan vatandaşlar bu duruma alıştırılmaya çalışılıyor.
Barış yapmak için karşıda bir devlet yok.
Çocuklarımızın canına kast eden ve “bitti” denilen bir terör örgütü var.
Biz bir devletle savaş mı yaptık.?
Daha da acısı o savaşta yenildik mi?
Yenildikte bizim mi haberimiz yok.?
Nasıl bir sürecin içerisindeyiz hiçbir şey bilmiyoruz.
Yapılan iş Allah’ında hoşuna gitmez Allah yolunda canlarını veda etmekten çekinmeyerek bir gül bahçesine girercesine toprağın kara bağrına verdiğimiz şehitlerimizin de hoşuna gitmez.
Lütfen biraz sağduyu.