Tarih, bürokratik hiyerarşileri de bölgesel güç gösterilerini de kabul etmez. Bir milletin ortak hafızasına kazınmış acılar ve zaferler, hiçbir kurumun veya platformun kendi etki alanını genişletme vesilesi yapılamaz.
Bunu bize bir kez daha hatırlatan talihsiz gelişme, Erzurum Sivil Toplum Platformu (ESTP) Başkanı A. Mustafa Kavaz’ın Sarıkamış Harekatı anma törenlerine ilişkin yaptığı açıklama oldu. Sayın Kavaz’ın, "Törenler sadece bir ilçenin imkanına bırakılamaz" diyerek Sarıkamış’taki anma etkinliklerinin inisiyatifini sorgulayan yaklaşımı; görünürde bir "kapsayıcılık" veya "organizasyon kalitesi" kaygısı taşıyor gibi sunulsa da, özünde tarihin ruhunu hiçe sayan ve yerel ev sahipliğine karşı sınırları zorlayan bir nezaketsizliktir.
Harekat Nerede Başlarsa Başlasın, Şehadet Sarıkamış’tadır!
Sarıkamış Harekatı’nın sevk ve idare merkezinin, intikal hatlarının Erzurum veya başka bir vilayetimiz olması tarihi bir vakadır; buna kimsenin bir itirazı yoktur.
Fakat unutulmamalıdır ki, sırtındaki ince kaputla karlar altında son nefesini veren On binlerce Mehmetçik, Erzurum sokaklarında değil, Sarıkamış’ın dağlarında, ormanlarında ve geçitlerinde dona kalmıştır.
Bu nedenle Sarıkamış, mülki idare cetvelinde yer alan sıradan bir "ilçe" değil; bu milletin yüreğini sızlatan devasa bir şehadet makamıdır. Anma törenlerinin ruhu, odağı ve birincil ev sahibi daima o topraklar ve o toprağın insanı olmak zorundadır.
Destek Olmak Ayrı, İradeye El Koymak Ayrıdır
Eğer Sarıkamış’ın mevcut imkanları, ulusal boyuttaki bu büyük anma törenlerine lojistik veya teknik olarak yetişmekte zorlanıyorsa; komşu vilayetlere, sivil toplum kuruluşlarına ve devletin yetkili organlarına düşen görev "İnisiyatifi o ilçenin elinden almak" değildir!
Yapılması gereken; Sarıkamış’ın tarihi ev sahipliğine saygı duymak, oradaki yerel idareyi ve organizasyonu arkadan güçlendirmek, kamu kaynaklarını ve imkanları Sarıkamış’ın emrine sunmaktır. "Bir ilçenin imkanına bırakılamaz" bahanesinin arkasına sığınarak anma merkezini veya yetkiyi başka odaklara kaydırmaya çalışmak, tarihin tecelli ettiği coğrafyaya yapılmış bir haksızlıktır.
Haddini Aşan Yaklaşımlara Müsaade Edilemez
Sarıkamış anmaları, kimsenin kendi sivil toplum kuruluşuna, derneğine veya şehrine itibar biçme alanı değildir. Şehitlerin aziz hatırası üzerinden rol çalmaya kalkışmak, o topraklarda yatan Mehmetçiğin aziz ruhunu muazzep eder.
Erzurum da bizimdir, Kars da, Sarıkamış da...
Ancak herkes kendi durduğu yeri ve sınırını bilmek zorundadır.
Erzurum’dan veya başka bir idari merkezden gelen her türlü katkı, Sarıkamış’taki ana iradeye ancak bir "destek ve saygı duruşu" niteliği taşıyabilir; asla onun yerine geçemez.
Tarihsel mirasa hürmet, o mirasın tecelli ettiği toprağın hakkını teslim etmekle başlar.
Sarıkamış, anmanın öznesidir; sıradan bir lokasyon muamelesini de, yetkisi ve sınırı aşan söylemleri de hak etmemektedir.