Dün akşam eve giderken arabada rastgele açtığım bir radyo kanalında (bu kanal iktidar yanlısı yayınları ile biliniyor) çok meşhur bir Gazeteci yayına sıra ile telefonla konukları bağlayarak gündeme dair kısa olarak görüşlerini alıyor.

Bu yayına bağlananlar ise ne hikmetse ülkedeki sıkıntılarını bildiklerini söyleyen ancak sabır ve şükür ile halledileceğine iman etmiş, hükümete karşı hiçbir eleştiri getirmeyen ‘’ şükrediyoruz’’ ,‘’hamt ediyoruz’’ ve ‘’teşekkür ediyoruz’’ ile cümleye başlayıp sayın Cumhurbaşkanına, Adalet ve İç İşleri Bakanına teşekkür ederek cümlelerini sonlandıranlardan oluşuyor.

Buraya kadar iktidara şirin gözüktüğünü düşünüp görevini yerine getirmenin huzurunu yaşayan Gazeteci için her şey yolunda gibi gözükse de ne programa katılanlar ne de sevgili program yapımcısı ve sunucusu aslında farkında olmadan mevcut hükümetin geri kalan yirmi beş yılını eleştirdiklerinin farkında bile değiller.

Nasıl mı?

Vatandaşın biri bağlanıp son günlerde sebze meyvede fahiş fiyatla ilgili büyük ölçekli kabzımallara yapılan operasyona övgüler dizerken; ‘’Yıllardır bize fahiş fiyata meyve sebze satarak bizlerin sofrasına göz dikenleri elhamdülillah devletimiz doğduğuna pişman ediyor, durmayın sayın İç İşleri Bakanım ve Adalet Bakanım ‘’ diyerek aslında yirmi beş yıldır yönettikleri devlette milletin bu güçlü karteller tarafından soyulduğuna ve bunca yıl hükümetinde buna bir şey yapmadığını itiraf ediyor.

Yine programa bağlanan başka bir kişiye ‘’ Köyüne gitmedin mi bu sene diyor’’ programcı bu sene mümkün olmadığını gidemediğini söylerken memleketinin Kayseri olduğunu söyleyen kişiye ‘’Memlekete gidince Pastırmayı bol, bol yiyorsunuz her halde ‘’ diyor telefonun öteki ucundaki konuk lafı yapıştırıyor ‘’Ne yalan söyleyeyim pastırmanın önünden bile geçemiyoruz ama buna da şükür devletimiz milletimiz ayakta dursun da önemli değil’’ diye devirdiği çamları düzetmeye çalışırken programı sunan Gazeteci ise adeta olayın üzerine tüy dikercesine ‘’Zaten pastırma da sarımsak kokuyor yiyip de kendinizi kokutmaya gerek yok’’ diyerek koskoca çam ormanında adeta dikili çam bırakmıyor.

Yine programa bağlanan bir dinleyici İç İşleri Bakanı ve Adalet Bakanına övgüler dizip temenna ettikten sonra yapılan güvenlik operasyonlarının çok önemli ve gerekli olduğunu söyledikten sonra ‘’ Sokaklarda yürünmez olmuştu yıllardır , herkesin belinde silah her köşede uyuşturucu satışı yapılıyor işte biz bu operasyon haberlerini duymak istiyoruz ki sokaklar rahatlasın ‘’ dedikten sonra iktidarımız gücünü gösteriyor ve sokaklar yavaş, yavaş düzeliyor diyerek teşekkür ederek yayından ayrılırken program sunucusu da ‘’elhamdülillah’’ diyerek konuğuna hizmetleri görüp taktir ettiği için teşekkür üstüne teşekkür ediyor.

Peki sokaklar bu hale nasıl geldi? Sokaklar bu halde iken hükmet ne yapıyordu? Ülkeyi yirmi beş senedir kimler yönetiyor? Şu sizin kahraman iç işleri bakanınız vardı hani ‘’ Kara Yılanı ikiye bölmezse namert olup, ohhhh diye kürsüden gürleyen o ne iş yaptı onca sene? Diye sorular sorulmadan izleyiciye Allah’ın selamı ile veda edilirken görevini yapmanın huzuru ile perde kapatılıyor.

İşte bazen Allah insana ‘‘Şecaatini arz ederken sirkatini söyletiyor’’ HAMDOLSUN!!