31 Mart 2024 tarihinde yapılan seçimlerin sonucunda yerelde halkın yönetme yetkisini büyük bir ağırlıkla Cumhuriyet Halk Partisi’ne tevdi etmesinin ardından başlatılan süreç dünyada eşi benzerine ender rastlanılan bir süreçtir.

Yirmi yılı aşkın bir süredir ülkede yönetim yetkisini tek başına elinde tutan iktidar yerel seçimlerde aldığı başarısız sonucun üzerinde düşünmek ve yol hatalarının neler olduğunu tespit ederek yanlışlardan dönmek ve bunu millete izah etmek yerine millete yanlış yaptığını göstermek için düğmeye bastı.

Önce yirmi yılı aşkın bir süredir birikmesine rağmen hiçbir yasal süreç işletilmeyen Belediyelerin Sosyal Sigortalar Kurumu yeni adı ile SGK’ya olan borçları için hızlıca bir yasal süreç başlatıldı. Borcunu derhal ve nakden ödemeleri istenen belediyelerin arazi ve bina takası gibi bilinen yöntemleri kullanmasına kesinlikle izin verilmezken devlet adeta devlete savaş açtı.

Ekonomisi zayıflayan Belediyelerin hizmette uğrayacağı zafiyet üzerinden siyaset üretmek isteyen merkezi iktidar bu konuda istediği gibi bir tablo oluşmayınca bu sefer de işi siyasallaştırdığı yargıya ihale ederek kotarmanın peşine düştü.

Esenyurt Belediyesi ile başlanan süreç en son Ataşehir Belediyesi ile hız kesmeden devam etmektedir. Esenyurt’ta Belediye Başkanına terör örgütüne üye olanlarla telefonda görüşmüş diyen siyasi iktidar öte yandan terör örgütünün başı ile müzakere etmekte bebek katiline konuklarını ağırlamak için yerleşke hazırlarken öte yanda hukuksal bir statü arayışı ise hızla sürmek gibi bir tezat durumu da hep birlikte yaşıyoruz.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı operasyonu ile ciddi bir safhası tamamlanan yargı eli ile tasviye ve millete ‘’ Bizim yanlışımız yok siz yanlış insanları seçtiniz’’ mesajını millete dayatan siyasal iktidar toplumda neden hep CHP’li belediyelerde mi yolsuzluk var neden Ak Partili hiçbir belediyeye operasyon yapılmıyor? sorusuna yüzlerce belediye başkanı içerisinde olan çürük elmalardan birini Uşak Belediye Başkanını bularak ahlaksızlık çıkışı ile cevap vermiş oldu.

İşte bakın bunlar ahlaksız algısı ile adalet nerde algısının önüne geçmesini sağlamıştır. Siyasal iktidar vitesi arttırarak operasyonlarına devam etmekte CHP’li Belediye Başkanları adeta sıra kimde diye sıralarını beklemekteler. Sizin bir CHP’li bir Belediye Başkanı olduğunuzu düşünün böyle bir psikolojik ve siyasi şiddet altında çalışmak, üretmek ve millete faydalı hizmetleri yapmak için konsantre olma şansınız olur muydu?

Tüm CHP’li Belediye Başkanları valizlerini hazırlayıp ya bir gece yarısı ya da şafak operasyonun başrolünde olacakları günün gergin bekleyişi içindeler. Olay artık doğruyu arama, adalet ve hukuk terazisinde tartılmaktan çok intikam kılıcı ne zaman boynumuzu vuracak noktasına geldi.

Peki siz olsanız ne yaparsınız?

Belediye Başkanlığına halka hizmet etmek için aday olmuş ve verilmiş sözleri olan bir siyasinin bu şartlarda sağlıklı bir hizmet yapma şansı elinden alınmıştır.

Yapılacak tek şey tüm Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları ve Meclis Üyelerinin halka hizmet etme imkanları ellerinden alındığı için hep birlikte istifa ederek emaneti halka geri iade ederek Adliye Saraylarında kollarına kelepçe takılmadan milletin önünde ellerini havaya kaldırıp siyasallaşan hukuka değil size teslim oluyoruz diyerek milletin önüne gitmektir.

Madem milletin oyunun bir hükmü yok o zaman milletten aldığınız oyları mahkeme tutanakları ile değil yağacağınız samimi birer irade beyanı ile millete geri iade edin.

Ondan sonrası milletin seçtiklerine millete hizmet etmeyi imkansızlaştıran sınırsız imkanların sahiplerinin sorunu olsun.

Millet adildir, millet ferasetlidir ve doğru kararı elbette yine millet verecektir, zindanların yolunu tutacağınıza oyunu aldığınız milletin yolunu tutun çalın kapılarını verin aldığınız oyları geri ondan sonrasını millete rağmen siyaset yapanlar düşünsün.