Birkaç gün sonra ilk sahura kalkıp ertesi gün oruç tutacağız.

Şimdiden tüm İslam aleminin mübarek Ramazan ayını tebrik ediyoruz.

Böylesi önemli günlerde belli bir yaşın üzerinde kim varsa “Nerede o eski ramazanlar?” diye söze başlar ve hiç durmadan geçmişte özlem duyduğu ne varsa anlatır durur.

Ramazan ayı aslında en azından uzun zamandır bir araya gelemeyen aile fertlerinin ezan sesi ile birlikte aynı sofra etrafında toplanmasıdır.

Bu sene Ramazan ayını şubat ayında karşılayıp mart ayında uğurlayacağız.

Ramazan bayramı bu dönem 3 gün

Bayram 20 Mart Cuma

21 Mart cumartesi

22 Mart Pazar

Yani dokuz gün tatil yok.

Çalışan kesim 23 mart pazartesi günü mesaiye başlayacak.

Dolayısı ile dokuzu günlük uzun tatil söz konusu değil.

Bayram tatilinin 3 gün olması turizm sektörü için memnuniyetsizlik ile karşılansa da yapacak bir şey yok.

Bunun dışında Şubat-mart ayları oruç tutacak Müslümanlar için son derece uygun.

Bizim yaş grubumuzda olanların Temmuz-Ağustos aylarında oruç tuttukları zamanları hatırladıklarını tahmin ediyoruz.

Tabi bundan beş yıl önceki on yıl önceki Ramazanlar yok.

Zira hayat çok pahalı.

Geçmiş yıllarda 30 günlük Ramazan ayının nerede ise yarısını dışarıda geçirirdik.

Eş-dost-akrabalar ile bir araya gelir birlikte iftar yapardık.

Son dönemlerde artık kalabalık iftar sofralarında misafir ağırlamak tarihe karıştı.

Hayat çok ama çok pahalı.

Hemen yanı başımızdaki esnaf lokantasında bile birkaç kişi ile iftar yapmak artık mümkün değil.

Bu durumu gören yerel yönetimler kent meydanlarında kurdukları iftar çadırları ile vatandaşları misafir etmenin çabası içerisine giriyorlar.

Birde İftar ile sahur arasındaki zaman dilimi var.

Bir kısım vatandaşımız iftar yaptıktan sonra teravih namazını bekliyor.

Namaz sonrası da uyuyor ve sahuru bekliyor.

Başka bir kesimde iftar sonrası sahura kadar dost ve arkadaşları ile mevsim şartlarına göre açık yada kapalı alanlarda çay kahve eşliğinde sohbet ediyor ancak sahur zamanı evine geliyordu.

Geldiğimiz noktada artık çay kahve eşliğinde sahura kadar iftarda mümkün görünmüyor.

Belediyelerin hizmete soktuğu kar amacı gütmeyen mekanlarda bile bir çay 20-25 lira.

“Zor oyunu bozar” ifadesinin hayatımıza tamamen egemen olduğu günlerdeyiz.

Var olan ekonomik sıkıntılar en temel alışkanlıklarımızı da silip süpürüyor.

Dolayısı ile birkaç gün içerisinde “merhaba” diyerek karşılayacağımız Ramazan ayını da sadece aile fertleri ile geçirmek zorunda kalacağız.

Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen Ramazan ayının o muhteşem sabır ve dayanışma ile örülen sürecini asla unutmayacağız.

İftar saatini büyük bir keyifle bekleyeceğiz.

Ezanın okunması ile birlikte oruç açmanın iftar yapmanın keyfini yaşayacağız.

Bir kez daha tüm İslam aleminin mübarek Ramazan ayını tebrik ediyoruz.

Rabbim bize de sağlıklı bir şekilde oruç tutmayı sonrasında da Ramazan bayramına çıkmayı nasip etsin.