Bu filmi ilk izlediğimde aslında filmi değil, olayları izlemiştim.
Patlamaları... Maskeyi... İntikamı... Sisteme meydan okuyan gizemli bir adamı...
Bu yüzden tam anlayamamıştım.
Aradan zaman geçti. Yeniden izledim.
Sonra bir kez daha...
Ve fark ettim ki bazı eserler izlenmez, zamanla anlaşılır.
Çünkü V for Vendetta'nın anlattığı şey bir adamın hikâyesi değildir. Bir toplumun korkuyla nasıl şekillendirilebildiğini, insanların güvenlik uğruna özgürlüklerinden nasıl vazgeçebildiğini ve en önemlisi fikirlerin gücünü anlatır.
Filmdeki maskenin bu kadar unutulmaz olmasının sebebi yüzü saklaması değil, aslında bir yüzü temsil etmemesidir.
Çünkü V, tek bir insan değildir.
Bazen bir soru olur. Bazen bir itiraz. Bazen de herkesin sustuğu anda vicdanın içinden yükselen bir ses...
Yıllar sonra dönüp baktığımda filmin değeri benim için sinemasından da öte bir yerde duruyor.
Her dönemde yeniden anlam kazanan, her yaşta farklı bir kapı açan ve insanı yalnızca eğlendirmeyen; düşünmeye zorlayan nadir eserlerden biri olarak...
Bu yüzden onu bir film olarak değil, zamana bırakılmış bir soru olarak görüyorum:
"Korkularımızla mı yaşıyoruz, yoksa inandıklarımızla mı?"
Belki de V for Vendetta'nın gerçek başarısı tam burada saklıdır.
Film biter.
Ama sorduğu sorular bitmez.
"Bazı filmler seyredilir ve unutulur. Bazıları ise biter, sonra insanın içinde yaşamaya devam eder."
V for Vendetta
NEVİN GÜLÇEBİ
Yorumlar