Siyasette bir partiden özellikle de muhalefet partisinden iktidar partisine doğru gidişler yeni bir hadise değil.

Ara sıra iktidar partisinden muhalefet partilere de gidişler oluyorsa da bunlarla ilgili kayda değer rakamlar yok.

12 Eylül 1980 ihtilali öncesindeki gidiş gelişleri burada anlatmaya gerek yok.

Zira aradan 36 yıl geçmiş.

O gün transfer olanlardan bugün hayatta olanların yüzde 99’lukbir bölümü hayatta değil.

Hayatta olanları ise artık yeni nesil hiçbir şartta tanımıyor.

12 Eylül sonrasında partiler arasındaki transferlerin tavan yaptığı isim Kubilay Uygun’dur.

"Fırıldak Kubi" lakabıyla tanınan Kubilay Uygun, 1990'lı yıllarda çok kısa sürede değiştirdiği siyasi partiler ve rekor transferleriyle Türk siyasi tarihine geçen eski bir milletvekilidir.

1995 genel seçimlerinde Afyonkarahisar'dan DSP milletvekili seçilmiş, ancak görev süresi boyunca sıkça parti değiştirerek bu ünvanı almıştır.

Siyasi Hayatı ve Parti Değişiklikleri Dönem'de (1995–1999) yaklaşık iki yıl gibi kısa bir süre içinde DSP, DYP, MHP ve DTP'nin de aralarında bulunduğu partiler arasında defalarca geçiş yaptı.

Bir ay içerisinde üç kez parti değiştirdiği dahi oldu; hatta bu durum uluslararası basına (Der Spiegel dergisine) bile haber oldu.

Bu hareketli ve ilkesiz olarak eleştirilen transfer trafiği nedeniyle kamuoyunda ve siyaset literatüründe adı "Fırıldak Kubi" lakabıyla özdeşleşti.

Siyasi dönemi kapandıktan sonra gözlerden uzak bir yaşam sürdü.

23 Temmuz 2016 tarihinde İstanbul Kemerburgaz'daki bir otelde 60 yaşındayken hayatına son verdi.

2021 yılında ise yaşamı ve dönemin siyasi atmosferi "Fırıldak Kubi" isimli bir belgesele konu oldu.

Yazımızın başında da belirttiğimiz siyasi partiler arasındaki gidiş gelişler yeni bir hadise değil.

Ancak son dönemlerde özellikle muhalefet partilerinden iktidar partisine gidişlerde öylesine fazla bir trafik yaşanıyor ki, herkes şaşkın.

Özellikle 14mayıs 2023 tarihinde yapılan milletvekili genel seçiminden ve 31 mart 2024 tarihinde yapılan belediye başkanlığı seçiminden sonra mevcut partilerinden başta iktidar partisi olmak üzere diğer partilere doğru olan gidişler dur durak tanımıyor.

Nimet Özdemir 14 mayıs 2023 tarihinde İYİ Parti İstanbul milletvekili olarak TBMM’ye girdi.

İYİ Parti Nimet Özdemir’e az gelmiş olacak ki bu sefer CHP’ye transfer oldu.

En sonunda Nimet Özdemir’i AK Parti milletvekili olarak gördük.

Ümit Dikbayır’ın ikinci dönem milletvekilliği.

TBMM’ye İYİ Parti milletvekili olarak girdi.

Bir zaman sonra “siyasetini çok beğeniyorum” dediği Özgür Özel’in genel başkan olduğu CHP’ye transfer oldu.

Ümit Dikbayır bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde CHP’den de istifa etti.

14 Ağustos 2026 cumartesi günü AK Partiye katılacağı söyleniyor.

Bu şekilde kısa zaman dilimi içerisinde 3 siyasi partide görev yapanları görünce bir partiden diğerine geçen ve orada kalan bir siyasetçiye nerede ise “teşekkür” edeceğimiz bir sürece girmiş bulunuyoruz.

Böylesi gidişgelişlerde bizde vatandaş olarak sürekli işin kolay tarafını seçerek parti değiştiren siyasetçileri yerden yere vuruyoruz.

Ancak siyasetçiyi seçildiği partiden istifa ederek bir hatta iki parti değiştiren nedenleri düşünmüyoruz araştırmıyoruz.

Zira bu durum zor ve masraflı bir iş.

12 Eylül 1980 ihtilalinin üzerinden 36 yıl geçti.

Demokrasiye geçişte ilk seçim 1983 yılında yapıldı.

Nerede ise iktidara gelmeyen siyasi düşünce kalmadı.

İktidara gelen siyasi partiler “Siyasi partiler kanununu” kendi faydalarına olacak şekilde sürekli değiştirdiler.

Tek bir madde hariç.

Partiler arasındaki transferler.

Bu sütunlarda kaç kez yazdığımızı işin doğrusu bizde unuttuk.

Siyasi partilerin grup başkanları bir araya gelsinler.

Yapılan genel yada yerel seçimde seçilen milletvekilleri/Belediye başkanları/İl genel meclis üyeleri/Belediye meclis üyeleri dönem sonuna kadar başka partiye geçemez görevlerine bağımsız olarak devam ederler” şeklinde bir karar alsınlar.

Göreceksiniz Türkiye nasıl bir nefes alacak.

Lakin biz bu yaşa geldik.

Bu işe yanaşan tek bir iktidar partisi görmedik.

Parti değiştiren siyasetçi kanunsuz bir şey yapmıyor ki.

Siyasi partiler kanunun var olan açığını kullanıyor.

İktidar partisi de “Benden öncekiler bu işi düzeltmemişler ben neden kendimi zora sokayım” şeklinde bir kolaycılığa düşüyorlar.

Ve bu gidiş gelişler de olanca hızı ile önümüzden geçip gidiyor.

Hayatımız bir şekilde devam ediyor.

Ancak hep birlikte siyasetin yozlaşmasını üzülerek takip ediyoruz.