Bizim memlekette “Mesleğin nedir?” şeklindeki soruya “

-Mesleğim Milletvekilliği

-Mesleğim Belediye başkanlığı

-Mesleğim STK başkanlığı”

Şeklinde cevap verecek yüzbinlerce insanımız var.

Bilindiği gibi bizim siyaset kurumunda dönem kısıtlaması yok.

Her ne kadar siyasi partilerde üç dönem kuralı varsa da bu süre partilerin genel başkanlarını pek kapsamaz.

3 dönem milletvekilliği yapan bir siyasetçinin eğer partisi iktidarda ise bakanlık yaptığına şahit olabiliriz.

Milletvekilliği döneminden sonra epey bir zaman belediye başkanlığı yapanlarda yok değil.

Bu memleket

4 dönem

5 dönem

Hatta 6 dönem belediye başkanlığı yapan siyasetçileri gördü.

Siyaset kurumu böyle yapınca

Üzüm üzüme bakarak kararır” misali

STK başkanları da bir kere oturdukları koltuğa yapışır hale geldi.

Poejeksiyonlar sürekli siyasetçileri gösterdiklerinden olsa gerek.

STK başkanları gözlerden kaçıyor.

İçerisinde bulunduğumuz günler STK’ların seçim dönemi.

Daha çok il ve ilçe merkezlerinde bulunan ve her birisinin binlerce üyesi bulunan STK’ların seçimleri yapılıyor.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi

5 dönem

6 dönem

Başkanlık yapan bir STK başkanı

“Daha doyamadım, ben gidersem başında bulunduğum STK öksüz kalır “anlayışı ile yeniden aday olmakta bir sakınca görmüyorlar.

4-5 dönem aday olan STK başkanları arasında şu sıralar bir kez daha katıldığı seçimden galip çıkanlar da var karşısına çıkan adaylar kazandığı için kaybeden de .

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi bu işin belirleyici unsuru siyaset.

Siyaset kurumu “seçilme süreci” ile ilgili bir adım atmayınca “Ülkeyi idare edenlerde dönem sınırlaması yok ben neden bırakayım” anlayışı galip geliyor.

Ancak vefat ettiğinde sendika başkanlığını bırakan STK başkanlarını gördü bu ülke.

Siyasi parti yöneticileri bir araya gelse “Parti kişi-kurum ayırımı yapılmadan seçilme süresi sadece ve sadece iki dönemdir” şeklinde karar alsa, Türkiye’de taşlar anında yerine oturacak.

Ancak bu yapılmayınca meydan yine “Mesleği milletvekilliği belediye başkanlığı” olanlara kalıyor.

Bir noktadan sonra mesleği artık başkanlık olanlara “neden bir kez daha aday oluyorsun?” deme hakkımızda kalmıyor.

Zira ülke siyaseti bu duruma cevaz veriyor.

Muhataplarda haklı olarak “Biz olmayan bir şeyi yapmıyoruz, kanun –tüzük ve yasalara göre aday oluyoruz, seçiliyoruz yada seçilemiyoruz takdir üyelerin” cevabını veriyorlar.

Sonra biz “Türkiye’de demokrasi neden istediğimiz noktaya gelemiyor?” sorusuna cevap alıyoruz.

Ortadoğu coğrafyasında bir Kral’da ölünceye kadar görevde kalıyor.

Bizim STK başkanları da.

Aradaki tek fark

Onları krallar seçimsiz.

Bizim krallar ise sandık yolu ile geliyorlar.

Artık ne kadar inanırsanız…