Türkiye 14 mayıs ve 28 mayıs 2023 tarihinde iki kez seçime gitti.

14 mayıs Pazar günü yapılan seçimde TBMM’ye gitmeye hak kazanan milletvekilleri belli oldu.

Aynı tarihte yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde seçilmek için gerekli 50 artı bir oyu kazanan aday çıkmayınca Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura yani 28 mayıs 2026 tarihine kaldı.

Sonuçları hepimiz biliyoruz.

Cumhur ittifakı her iki seçim sonucunda da matematiksek olarak Millet ittifakına üstünlük sağladı.

Söz konusu tarihten yaklaşık dokuz ay sonra yani 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimden CHP çok büyük bir başarı sağlayarak seçimden birinci parti olarak çıktı.

O tarihten sonra CHP’li belediye başkanlarının karşı karşıya kaldıkları üzücü muameleleri herkes büyük bir dikkatle takip ediyor.

Başta CHP olmak üzere Cumhur İttifakının dışındaki tüm partiler o tarihten sonra sürekli “Erken seçim” çağrısı yapmaya başladılar.

“31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimden CHP birinci parti çıkmıştır, dolayısı ile erken genel seçim istemek bizim hakkımızdır” diyerek süreci hızlandırmaya başladılar.

Türk siyasetinde gelenektir.

Erken seçim” söylemi bir kez ülkeyi sardığında artık geriye dönüş olmaz.

Ülkeyi bir heyecan dalgası sarar.

CHP 19 mart sürecinden sonra görülmeyen bir heyecan dalgası ile yurt içerisinde mitingler yapmaya başladı.

Kabul etmek lazım ki söz konusu mitingler CHP’li seçmeni diri tutmayı başardı.

Şu sıralar siyasi partileri takip edin nerede ise tamamı sahada.

Var olan tüm güçleri ile kendilerini seçmene anlatmanın mücadelesini veriyorlar.,

Bilindiği gibi AK Partide siyaset daha çok Cumhurbaşkanı ve AK Parti genel başkanı Erdoğan üzerinden yürüyor.

Dolayısı ile AK Parti teşkilatlarının böyle bir konfor alanı var.

Diğer siyasi partiler yapılacak bir erken genel ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin kendileri açısından artık dönülmez bir yol olduğunun farkındalar.

Bu yüzden sahada olmaktan daha çok çalışmaktan başka bir çareleri yok.

Bu yüzden şu sıralar tam bir “seçim havası” içerisinde bulunduğumuzu söylemek durumundayız.

Siyaset ile ilgilenenler bu yıl sonuna kadar seçim olabileceğini ön görüyorlar.

Ancak “ Seçim 2028’e kalır” diyebilecek hiç kimse yok.

Türkiye’nin artık tamamen seçim havasına girdiği bir gerçek.

Seçimi kim kazanacak?” sorusunun cevabını da sandıklar açıldığında görebileceğiz.