12 Eylül 1980 ihtilalinin öncesi MHP Başkanlık Divanında, iktidara ihtar ve devleti uyarma amacı taşıyan büyük bir yürüyüş ve miting düzenlenmesine karar verilmişti.

15 Nisan 1978’de Ankara’da yapılacak “Büyük Yürüyüş” Türkiye genelinde büyük kitlelerin akışıyla çok muhteşem bir gösteri olacaktı.

Hazırlıklar sürerken Ankara’da bir dedikodu yayılmaya başlamıştı: “MHP’liler Ankara’yı basacak ve işgal edecek!”

Bu yürüyüşle ilgili Gün Sazak’ın başkanlığında toplantı devam ederken İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı MHP Genel Merkezi’ni arayarak Genel Sekreter Necati Gültekin Paşa ile görüşmek istiyor.

Bakanın Necati Paşa’ya söyledikleri, Dönemin başbakanı Ecevit ekibinin duyduğu endişenin büyüklüğünü göstermektedir.

“… Bizim elimizde istihbarat bilgileri var; Ülkücüler Ankara’ya gelip yığılacak ve on binlercesi geri dönmeyecekler, başkentte bir kaos çıkartılacak…”

Necati Paşa gülmekten kendini alamaz, her zamanki nezaketiyle konuşur. Bakana miting ve yürüyüşe büyük bir katılımın olacağını ama endişelenecek hiçbir durumun olmadığını, her şeyin olgun bir havada ve tertip-düzen içinde geçeceğini söyleyerek şahsen de teminat verir.

Büyük yürüyüşün toplanma ve başlama alanı Kurtuluş Parkı’dır. Kurtuluş Meydanı ve Park dolmuş, ana caddeler tıkanmış ama bir yandan da kalabalıklar akmaya devam etmektedir.

Yürüyüş başlarken Türkeş ve MHP milletvekilleri, Genel İdare Kurulu(GİK) üyeleri ön safta yerini almıştı.

Türkeş’in sağında Gün Sazak yürüyordu. Türkeş’in elinde “Ölümden ve İşkenceden Yılmayız!” yazan bir pankart vardı.

Yürüyüşün başlangıcı Tandoğan’a ulaştığında, Kurtuluş Meydanı’ndaki mahşeri kalabalıkta bir eksilme olmamıştı.

Ankara’nın bütün merkez caddeleri, meydanları, bir insan seliyle adeta dolup taşıyordu.

Türkeş kürsüye gelince, coşku iyice kabarmış, Türkeş bu toplantının iktidara karşı güçlü bir ikaz seslenişi olduğunu belirten muhteşem bir konuşma yapmıştı.

Bizde o tarihte 18 yaşında liseyi bitirmiş bir ülkücü olarak arkadaşlarımız ile birlikte yukarıda anlatmaya çalıştığımız mitinge katılabilmek adına Kayseri’den çıkıp Ankara’ya ulaşmıştık.

Miting sonrası 400 ila 600 bin kişilik bir katılımcının olduğu dönemin iktidarı tarafından da tescil edilmişti.

Zaten o tarihten sonra da hiç kimse bir daha o kalabalığı toplayamadı.

Biz gazeteciliğe 1988 yılında başladık.

O tarihten itibaren her gün yazı yazıyoruz,

Nerede ise 15 yıl televizyon programı yaptık.

Radyo programlarına misafir olduk.

Kendi yayın kuruluşlarımızın dışında Ortadoğu ve Radikal gazetelerinde günlük yazılar yazdık.

Vs. vs.

Yıllardır hatırı sayılır miktarda kitap yazan birisi olarak yurt içinde yurt dışında pek çok programa konuşmacı olarak katıldık

MHP’nin söz konusu mitinginde Türkiye’nin dört bir tarafından gelen 500 bin kişinin ne kadar muhteşem bir iş yaptığını belki yüzlerce kez, anlattık, yazdık

Tabi çoğu zaman hüzünlenerek.

Zira 12 Eylül 1980 darbesi için “our boys did it” ("bizim çocuklar yaptı") gibi bir cümle kullanmadığını belirten Paul Henze darbeyi kendisine bir diplomatın “the boys in Ankara did it” (“Ankara’daki çocuklar yaptı“) sözleriyle bildirildiğini aktarmıştı.

İhtilal sonrası beşli Cuntanın başındaki Kenan EvrenOrduda çift cephe açmak olmaz” diye öncesi solcuları topladıktan sonra sonrası Ülkücülere yapılan zulüm hepimizin gözleri önünde cereyan etti.

Neyse bu hatırlatma sonrası asıl konumuza dönelim.

MİTİNG YAPMANIN ZORLUKLARI

Türkiye’de var olan siyasi partiler uzun bir süredir miting yapma geleneğinden vazgeçti.

Zira miting yapmak her zaman riskli.

AK Parti ve MHP’nin böyle bir derdi yok.

Aslında CHP’nin de böyle bir niyeti yoktu.

Ancak CHP’nin cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanıp cezaevinde konulması üzerine Özgür Özel tarafından başlatılan mitinglerde hatırı sayılı kalabalıkların olduğunu da kabul etmek gerekiyor.

MİTİNGİN MİMARI MÜSAVAT DERVİŞOĞLU

Türkiye’de Haziran ayının başından Eylül ayına kadar siyaset daha çok ikinci vitese alınır, yaz tatilli olması münasebeti ile seçmeninde siyasete olan ilgisi yaz mevsiminde en alt noktada olur.

İşte böyle bir süreçte İYİ Parti Genel başkanı Müsavat Dervişoğlu partisinin 10 haziran 2026 tarihindeki grup toplantısında DEM Partinin teröristbaşı Öcalan için “Özgürlük” mitingi düzenleyecek olması üzerine 27 Haziran 2026 cumartesi günü Ankara Tandoğan meydanında bir miting düzenleneceğini belirtip “ Türk bayrağını alan gelsin, bende elimde Türk bayrağı ile gelenleri karşılayacağım” çağrısını yapınca hem Türk siyaseti hemde İYİ Parti adına yeni bir süreç başlamış oldu.

HAZIRLIKLAR

An itibarı ile Türkiye’de

-81 il

-922 ilçe

-386 belde

var ve İYİ Partide söz konusu yerleşim bölgelerinin tamamında teşkilatlanmış durumda.

Dolayısı ile 27 Haziran tarihindeki mitingin bir taraftan tüm ülkeye duyurulması bir taraftan da tüm il-ilçe ve belde teşkilatlarının miting günü Ankara’da olmasını sağlayacak hazırlıkların yapılması gerek.

TEŞKİLAT BAŞKANI YASİN ÖZTÜRK FARKI

27 Haziran Cumartesi günü yapılacak olan mitingin medya yolu ile tüm ülkeye duyurulması ile ilgili planlama yapılırken katılımın en üst noktada olması adına teşkilatların bu yaz sıcağında harekete geçirilmesi lazım.

İYİ Partinin çalışkan Denizli milletvekili Yasin Öztürk Teşkilat işlerinden sorumlu gelen başkan yardımcısı.

Siyasette değişmez kuraldır.

Bu tür mitinglerde başarının da başarısızlığın da faturası teşkilat başkanlarına kesilir.

Dolayısı ile yük çoğunlukla Yasin Öztürk’ün omuzlarında ve bu durum onun için uykusuz gecelerin başlangıcı olmasına sebep teşkil ediyor.

Biz o süreçte Yasin Öztürk ve ekibinin gece gündüz demeden nasıl insanüstü bir gayret ile çalıştıklarına yakından şahidiz.

-Bitip tükenmeyen telefon görüşmeleri

-Teşkilatlara gönderilen talimatlar

-7/24 süren mesajlar

Derken 27 haziran cumartesi günü yapılacak olan mitinge büyük bir hızla yaklaşılmaya başlandı.

Teşkilat başkanı Yasin Öztürk’ün koordinasyonu ile yapılan müthiş ekip çalışması

-İl başkanlarının muazzam hazırlıkları

-Yine Yasin Öztürk başkanlığındaki heyetin Bayrak, flama-Tişört gibi ana unsur görsellerinin nerede ise sorusuz bir şekilde çözüme kavuşturulması .

-Mitinge katılacak partililerin ve o partilileri taşıyacak araçların tane tane hesaplanması da yine bu süreç içerisinde eksiksiz bir şekilde tamamlanmış oldu.

MİTİNG GÜNÜNE DOĞRU-HATIRALAR HALEN TAPTAZE-SIMSICAK

Biz miting alanını görmek ve 48 yıl önceki anılarımızı tekrar hatırlamak açısından meydana 25 Haziran Çarşamba akşamı saat 21.00 gibi İYİ Parti Kocaeli Eğitim Politikaları başkanı Mustafa Anayurtlu ile birlikte geldik.

Meydanın hemen ortasında bulunan bir tretuvarın kenarına iliştik.

Başımızı ellerimizin arasına alıp yarım saat boyunca 15 Nisan 1978 tarihine yani 48 yıl öncesine Yüksel Ercan’ın 18 yaşına geri gittik.

Bir gül bahçesine girer gibi toprağın kara bağrına verdiğimiz Ülkücü şehitlerimizi andık.

Ozan Arif’in “O toprakta/Sen zindanda/ ben sürgün” üçlemesi tekrar tekrar dudaklarımızdan döküldü.

Kendi kendimize “Allah’ım Başbuğ Türkeş başardı, Sen müsavat Dervişoğlu’nun da başarmasına yardım et, partilileri mahcup etme” diye dua ettik.

26 Haziran Cuma günü Ankara’nın merkezini olabildiğince dolaştık.

Esnafa “Yarınki İYİ Partinin mitinginden haberiniz varmı?” sorusunu yönelttik.

Aldığımız cevap büyük oranda “İYİ Parti genel merkezi tüm iletişim kanallarını kullanarak mitingin çok geniş kitleler tarafından duyulmasını sağladı, Ankara’dan mitinge İYİ bir katılım olacak, Neticede bu memleket meselesi bizde bayrağımızı alıp Tandoğan’a geleceğiz” şeklinde oldu.

Ankara Büyükşehir belediyesine gittik.

ABB başkanı Mansur Yavaş’ında mutlaka mitinge katılacağı haberini teyit ettirdik.

27 HAZİRAN CUMARTESİ-MİTİNG GÜNÜ

Mitingin yapılacağı cumartesi sabah 09.00 sıralarında İYİ Parti GİK üyesi Nusret Acur ve İYİ Parti Kocaeli İl yönetim kurulu üyesi Ali Rıza Çakın ile birlikte İYİ Parti Genel merkezine giriş yaptık.

Yasin Öztürk ve ekibi muhtemelen gece uyumamış.

Sabahın erken saati olmasına rağmen ellerindeki belgeler ile miting hazırlıklarına devam ediyorlar.

Genel başkan yardımcıları Şükrü Kuleyin ile, Selçuk Türkoğlu ile acele çay içip Marmara tarafından gelecek otobüslerin sayımı için Ankara girişindeki Kocalar akaryakıt istasyona gidiyoruz.

Sabah saatlerinden itibaren Türkiye’nin dört bir tarafından gelen partilileri taşıyacak araçlar Ankara’ya giriş yapıyor.

Acaba bu yaz sıcağında mitinge katılım beklediğimiz kadar olacakmı?” diye endişe duyuyoruz.

Hazırlıklar tamamlandığında bir taksi ile Tandoğan’a hareket ediyoruz, Zira araca park yeri bulmak gibi bir sıkıntı olabilir.

Saat 16.30 gibi Tandoğan’dayız.

Yol boyunca park etmiş otobüsleri ve o otobüsten inen vatandaşları görünce duyduğumuz endişe yerini keyifli bir beklentiye dönüştürüyor.

Alana doğru öbek öbek ilerleyen vatandaşları görüyoruz.

Gençlik kolları göğsümüzü kabartıyor.

Kadınların ve gençlerin katılımı geleceğe dair umutları çoğaltıyor.

Bursa teşkilatlarının salona girerken ortaya koyduğu ahenk bizi sevindiriyor.

Türkiye’nin en uzak köşelerinden gelen

-Muş

-Ağrı

-Kars-

-Erzurum

-Düzce

-Kocaeli

Teşkilatları ile kucaklaşıyoruz.

Bizim siyaset kurumunda adettir.

Genel başkanları bir türlü kararlaştırılan saatte konuşmaya başlamazlar.

Genel başkan konuşmaya kaçta başlayacak? diye soruyoruz

Cevap : Zamanında yani tam 18.00’de

-Ne kadar konuşacak?

Cevap: tam olarak 40 dakika konuşacak.

Genel başkanın konuşma saati yaklaştıkça miting alanındaki coşku da olanca ihtişamı ile devam ediyor.

Tempo yüksek

Heyecan yüksek

Beklentide bir o kadar yüksek.

Miting alanı hınca hınç dolu.

O kalabalıkta 22 bin metrekarelik miting alanını bir uçtan bir uca dolaşıyoruz.

Bir metrekareye 4 kişi sığabiliyor.

Ancak kontrol birinci ve ikinci kontrol noktalarının önü arkası tamamen bir insan kalabalığı şeklinde .

Sayı beklentinin çok çok üzerinde.

Bize göre 120 bin kişi

Alandakilere göre çok çok daha fazla.

Alan gelincik tarlası gibi

GENEL BAŞKAN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU MİTİNG ALANINDA

Biz oldum olası Müsavat Dervişoğlu’nun belli bir metne sadık kalmasındansa irticalen konuşmasını beğeniriz.

Zaten Allah vergisi davudi bir sese sahip.

Hayatının nerede ise tamamı siyaset ile geçmiş birisi olarak vatandaşın beklentisini de en iyi bilenlerden.

Arkadaşlarımıza “Bu kadar bayrak varken acaba genel başkan konuşmasına Arif Nihat Asya’nın “BAYRAK” şiiri ile başlarmı?” diye mesaj veriyoruz, ancak mesajımıza cevap allamıyoruz.

Saat yaklaşırken konuşmacıların isimleri söyleniyor.

O an ABB başkanı Mansur Yavaş ve Ankara milletvekili Yüksel Arslan’ın da isimleri anons edilince tüm alana müthiş bir heyecan dalgası yayılıyor.

Saat tam 18.00’de İYİ Parti genel başkanı Müsavat Dervişoğlu alana giriş yapıyor.

Göndere bayrağı çekerken alanda bulunan vatandaşların heyecanını buradan anlatacak bir ifade bulamıyoruz.

Çok güzel hazırlanmış bir konuşma metni.

Heyecan dalgası bir türlü dinmiyor.

10 Haziran tarihinde alınan mitin kararı 27 haziran cumartesi günü en üst seviyede gerçekleşmiş.

Genel başkan Dervişoğlu belirtildiği gibi 40 dakika konuşuyor.,

Konuşması bittiği halde miting alanını terk etmek isteyen yok.

Ancak miting sona ermiş durumda.

Genel başkan Dervişoğlu katılımcılara kazasız belasız yolculuklar dileyerek alandan ayrılıyor.

Bizde 3 günlük yorgunluğa rağmen rahmetli Atsız’ın “Uzak uzak diyarlara doğru döndüm seferden/ Yaralarım ağır ama mestim zaferden” mısralarını söyleyerek Kocaeli/Gebze’ye ulaşmak adına yola çıkıyoruz.

Yaklaşık 4 saatlik bir yolculuk sonrası gece yarısı eve ulaşıyoruz.

Ankara çıkışından itibaren eve girinceye kadar “Yüksel Bey mitingi tahlil et ama daha önemlisi kaç kişi katıldı?” sorusuna cevap vermekten telefonun kulağımıza yapıştığını hissediyoruz.

15 Nisan 1978 yılında Başbuğ Alparslan Türkeş’in dönemin hükümetine Tandoğan meydanında yaptığı ikazı 48 yıl sonra aynı yerde evladı Müsavat Dervişoğlu yapıyor.

Bize de “Fıtrat değişir sanma/Bu kan yine o kandır” demek kalıyor.

İYİ Parti Genel başkanı Müsavat Dervişoğlu bu yaz sıcağında aldığı risk ile düzenlediği miting sonrası kendi partisini daha yukarılara taşımakla kalmıyor, “Artık Türkiye’nin yeni lideri tartışmasız Müsavat Dervişoğlu’dur, İYİ Partide geleceğin iktidar partisidir” söylemini kesinleştiriyor.

İnanmayan varsa bugünden sonra yapılacak olan tarafsız anketleri daha detaylı bir şekilde takip etsin.

Ne dediğimizi daha iyi anlayacaklardır.