Bazı insanların kaderi gülerek değil, sessizce ağlayarak yazılır.
Kimse görmez belki ama içlerinde bir yağmur hiç dinmeden yağar. Çünkü hayat herkese aynı yükü vermez; kimine bahar düşer, kimine kış.
Bizim payımıza düşen bazen sabır oldu, bazen yalnızlık…
Kalabalıkların içinde bile insanın içi üşür mü? Üşür.
Çünkü bazı yaralar dışarıdan görünmez; ne sesi vardır ne rengi… Ama insanın içini yavaş yavaş tüketir.
Ağlamak…
Kimi zaman zayıflık sanılır.
Oysa bazı gözyaşları insanın en güçlü olduğu anların şahididir. Çünkü her şeye rağmen kırılmadan durabilen kalpler, geceleri kimse görmeden ağlayan kalplerdir.
Biz belki çok sustuk…
Çok içimize attık…
Çok defa “iyiymiş gibi” yürüdük hayatın ortasında.
Ama kimse bilmedi içimizdeki fırtınayı.
Bir gün anladık ki bazı insanlar gülmek için, bazı insanlar ise sabretmek için yaratılmış.
Ve biz sabredenlerden olduk.
Bazen bir hatıra gelir insanın aklına…
Bir şarkı, bir sokak, bir söz…
Ve insanın içi bir anda paramparça olur. Çünkü geçmiş dediğin şey, unutulan değil; sadece üstü örtülen bir yaradır.
Biz de çok şey kaybettik bu hayatta.
Güvendiğimiz insanlar, yarım kalan hayaller, sessizce içimize gömdüğümüz umutlar…
Her giden biraz daha eksiltti bizi.
Ama yine de yürüdük…
Yıkıla yıkıla, düşe düşe, kırılan kalbimizi elimizde taşıya taşıya yürüdük.
Çünkü insan bazen güçlü olduğu için değil, başka çaresi olmadığı için devam eder.
Geceler oldu…
Yastığımız gözyaşlarımızı sakladı.
Dudaklarımız susarken kalbimiz bağırdı. Ama kimse duymadı.
İşte o zaman anladık;
Bu dünyada en ağır yük, anlatamadığın acıdır.
Bazen de en çok sevdiklerimiz yaraladı bizi.
En güvendiğimiz omuzlar bir gün en büyük yükümüz oldu.
Bir zamanlar “asla bırakmam” diyenler, ilk fırtınada gidenler oldu.
Biz ise yine aynı yerde kaldık…
Hatıraların ortasında, kırık bir kalbin içinde yaşamaya devam ettik.
Çünkü bazı insanlar unutamaz; sadece alışır acıya.
Zaman geçti…
Yıllar geçti…
Ama bazı yaralar hâlâ ilk günkü gibi sızladı içimizde.
Bir gülüş gördük bazen, içimiz burkuldu.
Bir şarkı duyduk, gözlerimiz doldu.
Çünkü insanın kalbi bazı şeyleri hiçbir zaman tamamen silemez.
Belki kaderimiz ağlamak oldu…
Belki gözlerimiz sevinçten çok hüzne alıştı.
Ama yine de kalbimizde küçücük bir umut sakladık.
Çünkü insan ne kadar kırılırsa kırılsın, içinde bir yer hep iyiliğe inanır.
Belki yarın, belki bir gün…
Belki de hiç ummadığımız bir anda hayat yüzümüze yeniden gülümser.
Ve o gün geldiğinde, yıllarca ağlayan kalplerin içinden öyle bir umut doğacak ki…
İşte o zaman herkes anlayacak:
Bizim gözyaşlarımız bir zayıflık değil, sabrın sessiz duasıymış.


Ağlamak kader oldu gönül defterime,
Hüzün düştü her satırına, her kelimesine.
Gülmek uzak kaldı yaralı kalbime,
Sabır yazıldı alnıma, gözyaşı kaderime.