Eğer soracak olursan, ben iyiyim derim. Çünkü insan bazen gerçeği değil, taşıyabildiği kadarını anlatır. İçimde kopan fırtınaları suskunluğuma sığdırmayı öğrendim. Herkesin bir “nasılsın?” sorusu var ama kimsenin cevabın ağırlığını taşıyacak sabrı yok.
Eğer soracak olursan, hayat sıradan gider derim. Oysa her gün biraz daha eksilerek yaşıyorum. Bir şeylerin yerini dolduramadan, boşluklarla barışmaya çalışarak… İnsan en çok da alıştığı şeylerin yokluğunda yoruluyor. Bir sesin, bir bakışın, bir dokunuşun yokluğu; işte en derin izleri onlar bırakıyor.
Eğer soracak olursan, geceler uzun derim. Çünkü insanın içi doluyken saatler ağırlaşır. Uyku bile uğramaz bazen; düşünceler kapıyı çalar, hatıralar içeri doluşur. Bir bakarsın, geçmişle sabahlamışsın.
Eğer soracak olursan, kalabalıklar içinde yalnızım derim. Çünkü yalnızlık, etrafında kimlerin olduğu değil; içinde kimlerin eksik olduğudur. Bazen bir insanın yokluğu, bin kişinin varlığını anlamsız kılar.
Eğer soracak olursan, unutmak kolay değil derim. Bazı anılar insanın içine kök salar. Ne kadar kaçarsan kaç, bir yerde karşına çıkar; bir şarkıda, bir sokakta, bir akşam sessizliğinde… Ve insan, hep aynı yerden yeniden kırılır.
Eğer soracak olursan, güçlü duruyorum derim. Ama bil ki bu güç, mecburiyetten doğdu. İnsan bazen ayakta kalmak için güçlü görünmek zorunda kalır. İçten içe çökerken bile dimdik yürümeyi öğrenir. Çünkü düşerse, kaldıracak kimse olmadığını bilir.
Eğer soracak olursan, içimden konuşuyorum derim. Kimseye anlatamadıklarımı kendime anlatıyorum. Kendi içimde tartışıyor, kendi içimde susuyorum. Çünkü herkes dinler gibi yapar, ama çok az kişi gerçekten anlar.
Eğer soracak olursan, kırıldım ama belli etmedim derim. İnsan her kırıldığında bağırmaz; bazen sessizce uzaklaşır, bazen de olduğu yerde kalır ama artık eskisi gibi bakmaz hayata. Kırık bir kalp, en çok susarak anlatır kendini.
Eğer soracak olursan, hâlâ seviyorum derim. Çünkü bazı duygular bitmez, sadece şekil değiştirir. Belki eskisi gibi değil, belki eskisi kadar değil… ama bir yerlerde, derinlerde yaşamaya devam eder.
Eğer soracak olursan, yoruldum derim. Ama bu yorgunluk bedenin değil, ruhun yorgunluğu. Dinlenmekle geçmeyen, zamanla azalmayan bir ağırlık… İnsan bazen hiçbir şey yapmadan da yorulur, sadece düşünerek.
Eğer soracak olursan, beklemiyorum derim. Ama kalbim hâlâ bir ihtimali saklar. Belki bir gün her şey düzelir diye değil; belki bir gün içimdeki bu ağırlık hafifler diye. Çünkü bazı bekleyişler bir insana değil, bir hissin sona ermesine dairdir.
Eğer soracak olursan… anlatacak çok şeyim var derim. Ama kelimeler bazen yetmez. O yüzden susarım. Çünkü bazı duygular anlatıldıkça eksilir, bazı acılar ise paylaşıldıkça değil, yaşandıkça derinleşir.
Ve sen yine de sorarsan…
Ben yine “iyiyim” derim.
Ama eğer bir gün gerçekten dinlemek istersen, işte o zaman susmam.
Eğer soracak olursan.
MEHMET HATİP DENEK
Yorumlar