7-8 Temmuz tarihlerinde 36. NATO liderler zirvesi, Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da yapıldı.
Başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere 32 ülke cumhurbaşkanı veya başbakanı bu zirveye katıldı.
Liderlerin Ankara'ya gelişleri, karşılanmaları ve program sürecince "renkli görüntüler" ortaya çıktı. Ülkemizin böyle bir programı başarı ile tamamlaması elbette önemlidir.
Dünyanın her yerinde dünya liderlerinin katıldığı böyle programlarda protesto yapılırken, ülkemizdeki bu programda tek muhalif protesto görülemedi.
Acaba NATO’yu ve bunun başı olan ABD’yi ya da ABD Başkanı Donald Trump’ı gerçekten çok mu seviyoruz?
Türkçe “Merhaba asker!” desen de seni sevmiyorum.
Gülüşünü de yürüyüşünü de dansını da sevmiyorum.
Kibirden herkese üstten sevimsiz bakışlarını da sevmiyorum.
Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan acılara göz yuman, hatta bu acılara destek veren politikalarını da sevmiyorum.
İran'daki ilkokul çağında 168 kız çocuğunun kanını taşıdığın için de sevmiyorum.
Gazzeli çocuklar inim inim inlerken, o zulmü yapanları desteklediğin için de sevmiyorum.
Türk askerinin başına çuval geçirten Bushları sevmediğim gibi Trumpları da sevmiyorum.
6.Filonun yaptıklarını okuyup öğrendiğimden beri, Çekiç Güç’ü gördükten sonra, Amerikan üstlerini de F-35’lerini de hiç sevmedim.
Yerli halkı soykırıma uğratmalarını da zencileri köle olarak kullanmalarını da geri kalmış ülkelere getirdikleri demokrasileri de Epstein dosyalarından yansıyan karanlık ilişkileri de sevmedim.
Hiroşima’ya attıkları bombayı da Vietnam'ı işgalini de Irak’ta yapılanı da Ebu Gureyb Cezaevi'ndeki işkenceleri de yatağından devlet başkanını alanı da aldıranı da sevemedim.
Rusya’ya karşı kurdukları ama dünyanın başına bela olan NATO’yu, "Beşten küçük" olan, işe yaramaz BM’ni, Sağlıksız işler yapan DSÖ’nü, Starbucks ve MC Donald's gibi küresel markaları hiç sevemedim.
Henry Kissinger dediği gibi “Amerika’nın düşmanı olmak tehlikeli olabilir, ama dostu olmak ölümcüldür.” Sözünü unutmadan ilişkilerin geliştirilmesinde, geçmişi unutmadan, bugünü doğru okuyarak ve geleceği akılcı bir şekilde inşa edebilmeyi dilerim.