Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkânına girmiş.
Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkal Napolyon'u saklayıp, biraz sonra gelen düşmanları da "Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı" diye savuşturmuş.
Biraz sonra Napolyon'un muhafızları yetişmişler.
Bakkal ömründe bir daha karşılaşamayacağı Napolyon'a sormuş: "Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?"
Napolyon birden öfkelenmiş. "Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?" diye bağırmış.
Askerlerine, adamı kurşuna dizmelerini emretmiş.
Askerler bakkalın gözünü bağlayıp, karşısına dizilmişler.
Mermiler namlulara sürülmüş, artık "ateş" emri verilecek.
Adamcağız içinden 'Ah, ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin diye düşünürken, arkadan bir çift el uzanmış, gözündeki bağı açmış.
Tek cümleyle cevaplamış Napolyon: "İşte böyle bir duygu!"
Yaşayarak öğrenmek, bedeli en yüksek ama en kalıcı öğrenme biçimidir.
Doğduğumuz andan itibaren hepimiz deneyimlerimizden öğreniriz.
Bu doğal öğrenme sürecinde, kendi sınırlarımızı keşfeder, yeni beceriler kazanır, zorlukları aşmak için çabalarız.
Deneyimlerimiz ve başkalarının deneyimleri üzerine düşünür, analiz eder, gözlemler, yeni fikirler üretir ve bunları uygularız.
"Bilgiye sadece sahip olmak değil, Onu deneyimleyecek kadar yaşamak gerçek öğrenmedir." diyor eğitimci uzmanlar.
Yapılan araştırmalara göre öğrenme kalıcılığı şu şekildedir:
%10 Okuyarak
%20 Dinleyerek
%30 Görerek
%50 Görerek ve Dinleyerek
%70 Başkalarıyla konuşarak/paylaşarak
%80 Kişisel Deneyimlerden yani yaparak yaşayarak öğreniriz.
Yaşayarak öğrenme, insanların yeni bir görevde aktif rol alıp, ardından yaşadıkları süreci çözümleyerek öğrendikleri güçlü bir yöntemdir.
Bu yaklaşım, çoklu duyuların ve duygusal bağlantıların eğitim sürecine dahil edilmesiyle daha kalıcı öğrenmeler sağlar.
Elini sobada yakan bir çocuk sobanın yakıcı olduğunu ömrü boyunca öğrenmiştir.
Hayatın kendisi gerçek öğretmendir.
Onun için her olayı, gözlemi, yaşanmışlığı öğrenme fırsatına dönüştürmek elimizde.
"İnsan öğrenmeyi bıraktığında yaşlanır." Sözünü de unutmayalım.