2025-2026 futbol sezonu Galatasaray’ın şampiyonluğuyla bitti.

Ziraat Türkiye Kupası ise Trabzonspor’un oldu.


Sezon, Ağustos 2025 tarihinde başlamıştı. Galatasaray ve Fenerbahçe diğer takımlara parasal limit olarak çok üstün bir transfer sezonu geçirerek, takımlarını takviye yapmıştı.

Beşiktaş ise onlardan aşağıya kalmamak için uğraşmış ve flaş isimler ile takımı güçlendirmiş, Trabzonspor ise gençlere yönelmişti.


Galatasaray ve Fenerbahçe bu takviyelerle sezona da çok hızlı başladılar, uzun süre namağlup yollarına devam ettiler.

Lig başladıktan kısa bir süre sonra Galatasaray en zayıf noktası kaleyi güçlendirmek için Trabzonspor’un kapısını çaldı. Yaşı otuza dayanmış Uğurcan Çakır, Trabzonspor’da hizmetini tamamlamış olarak ayrılmak istiyordu.

Bunu da fırsata çeviren Trabzonspor yönetimi, çok yüksek bedele kaptanını Galatasaray’a verdi.

Bu Trabzon’da "ihanet" olarak algılansa da bence hem Trabzonspor hem Galatasaray hem de oyuncu için çok doğru bir karar olmuştur.

Eğer Uğurcan Trabzonspor’da kalsaydı, en küçük sorunda tepkilerin odağında olacaktı. Uğurcan’ın yerine Trabzonspor’un aldığı Onana ise Trabzonspor’a değer kattı.

Arkasındaki gençlerin yetişmesi için de iyi bir örnek oldu. Uğurcan ise Galatasaray’ın aksayan defansında kalesinde devleşti.


Özellikle ligin ikinci yarısında Galatasaray beklenmedik puan kayıpları yaşadı.

Onu devamlı takip eden Fenerbahçe ise bu puan kayıplarını hep elinin tersiyle iterek, adeta şampiyonluğu altın tepsi içinde eliyle Galatasaray’a ikram etti.


Bu iki takımın çekişmesini ise Trabzonspor arkadan takip etti.

Genç bir takım ile son haftalara kadar bu takibi sürdürdü.

Özellikle evinde beklenmedik puan kayıpları ile ligi üçüncü sırada bitirdi.

Şampiyonluğun dışında bir sıra, Trabzonspor için başarı değildir ama beklendi ve takımın yapısı itibarı ile başarılı bir sonuçtu.

Çünkü lig başlarken Türkiye’nin en iyi kalecisini ve kaptanını rakibine vermiş, Avrupa’da ismi olsa da problemli bir kaleci Onana’yı almıştı.

Onana’nın kalede küllerinden yeniden doğması, defansta Saviç, Batagov iş birliğine Nwaiwu’nun sonradan gelerek verdiği katkı, solda Mustafa Eskihellaç’ın, sağda Pina’nın çıkışları, orta alanda Oulai ve Folcarelli, ileride Onuachu ve Ağusto’nun gençlikleri, Muçi ve Zubkov’un ateşlemeleri, Nwakaeme ve Ozan Tufan’ın abiliği ile maçları bir bir kazanarak ilerledi.

Ama ilerleyen haftalarda kulübenin eksikliği görüldü.

Sakat ve cezalı oyuncuların yerlerine oyuncu koyamayınca, şampiyonluk da avucuna gelir ama yakalayamazsın. Trabzonspor için Ziraat Türkiye Kupasının kazanılması ise başarı olmuştur.

Aslında İstanbul takımlarının diğer Anadolu takımları tarafından elenmesi Trabzonspor’un yolunu açmıştır.


Bu arada; lig başladığı zaman, düşer gözü ile bakılan Kocaelispor ise Selçuk İnan yönetiminde güzel bir çıkış yakalamış, başarılı sonuçlar alarak ligi rahat bir şekilde tamamlamıştır.

Kocaelispor gibi büyük taraftarlara sahip olan şehir takımları; toplama, yaşlı topçularla günü kurtarmaya yönelmemeli, iyi altyapılara dayanarak, genç ve gelecek vaat eden yıldız adayları ile bu işi çevirmelidir.

Antalya ve Kayseri gibi iki şehir takımının süper ligden bir alt lige düşmeleri ise çok hoş olmasa da alt ligden üç şehir takımının süper lige gelmesi güzel oldu.

Özellikle de yıllarca hizmet ettiğim şehrin takımı Çorumspor’un süper lige çıkması bizi de mutlu etti.

Ama çıkmak kadar ligde kalmakta daha önemli olduğu da unutulmamalıdır.
Belediyelerin halka harcaması gereken kaynakları profesyonel spor kulüplerine harcamasını da doğru bulmuyorum.

Birçok belediye, "şehrime hizmet ediyorum" diye, amatör branşlara harcaması gereken halkın kaynaklarını, yabancı oyunculara neden harcadıklarını anlayamıyorum.


Türkiye’nin ekonomik olarak en zengin bölgesinden biri olan Gebze’nin, mor beyazlı takımı ise maalesef birkaç kişinin sırtında mücadele veriyor.

Bir üst gruba çıkmanın en zor olduğu 2.ligde mücadeleye süper başladı ama ne oldu ise mücadeleyi orta sıralarda ancak bitirebildi.

Mor beyazlı Gebzespor'a, sanayicilerin ve Kocaeli'nin doğusunu görmeyen yöneticilerin niye desteği yok anlamıyorum.
Son olarak, gelecek sezon Avrupa kupalarında ülkemizi temsil edecek takımlarımıza başarılar dilerim.

Dünya kupasında kolay gibi görülen bir grupta yer alan milli takımımız eğer işi sıkı tutmasa disiplin ile mücadele ortaya koymazsa ülkeye erken dönebilirler.

Milli takımımıza da başarılar…