Zihinsel Kuşatma: Yeni Dünyanın Yeni Putları

Eskiden putlar taştan yapılırdı.

İnsanlar kendi elleriyle yontar, sonra karşısına geçip ona tapardı.

Bugün taş putlar yok.

Ama putlar hâlâ aramızda.

Üstelik artık çok daha güçlüler.

Çünkü yeni putlar ekranlardan konuşuyor, milyonlar tarafından takip ediliyor, alkışlanıyor ve örnek alınıyor.

Bir sanatçı çıkıp "Ben bir tanrıyım" diyebiliyor.

Bugün sormamız gereken soru şudur:

Bir insanın “Ben bir tanrıyım” demesi mi daha tehlikelidir, yoksa milyonların bunu duyup hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etmesi mi?

Çünkü her zihinsel kuşatma önce bir cümleyle başlar.

Ve insanlar o cümleyi sorgulamayı bıraktığında, kuşatma tamamlanmış olur.

Bir iş insanı kendisini insanlığın kurtarıcısı gibi sunabiliyor. Bir sosyal medya fenomeni gençlere gücü, gösterişi ve kibri başarı reçetesi olarak pazarlayabiliyor.

Ve dünya buna şaşırmıyor.

İşte üzerinde durulması gereken nokta tam da budur.

Çünkü sorun o sözleri söyleyen kişilerden çok, o sözlerin normalleştiği kültürdür.

Kanye West'in "I Am a God" çıkışı, Andrew Tate'in üstünlük ve güç merkezli söylemleri, sosyal medya çağının ürettiği sayısız narsistik figür aslında aynı sistemin farklı yüzleridir.

Hepsi aynı şeyi fısıldıyor:

"Sen merkezsin."

"Sen özelsin."

"Sen herkesten üstünsün."

"Kurallar senin için değil."

Bu mesaj ilk bakışta özgüven gibi görünür.

Ama dikkatli bakıldığında özgüven değil, egonun kutsanmasıdır.

İnsanlık tarihinde hiçbir medeniyet kibir üzerine yükselmedi.

Hiçbir toplum yalnızca güçle ayakta kalmadı.

Merhametini kaybedenler sertleşti, adaletini kaybedenler çöktü, tevazusunu kaybedenler ise kendi büyüklüklerinin altında ezildi.

Bugün yaşadığımız zihinsel kuşatma tam olarak budur.

İnsanlara ne düşünecekleri söylenmiyor.

Daha tehlikelisi yapılıyor.

İnsanlara neyi normal kabul edecekleri öğretiliyor.

Bir süre sonra kibir özgüven oluyor.

Bencillik özgürlük oluyor.

Gösteriş başarı oluyor.

Şöhret ise erdemin yerini alıyor.

İnsanlar artık iyi olmak için değil, görünür olmak için mücadele ediyor.

Bilge olmak için değil, popüler olmak için çabalıyor.

Değer üretmek yerine dikkat çekmeye çalışıyor.

Ve bütün bunlar olurken milyonlar bunun kendi tercihi olduğunu zannediyor.

Oysa kuşatma tam da fark edilmediği zaman başarılı olur.

Belki de bugün insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük tehlike ekonomik krizler, savaşlar veya siyasi çatışmalar değildir.

Belki de en büyük tehlike, insanın kendi sınırlarını unutmasıdır.

Çünkü kendisini her şeyin merkezine koyan insan, bir süre sonra hakikati göremez hale gelir.

Tarih bize şunu öğretmiştir:

Kendini tanrı sananların sonu değil, onları alkışlayan toplumların sonu daha ağır olmuştur.

Bu yüzden mesele birkaç ünlü isim değildir.

Mesele, yeni dünyanın yeni putlarına dönüşen anlayıştır.

Ve her çağın en büyük direnişi, putları büyütmek değil; insan kalabilmektir.