Acısıyla tatlısıyla koca bir yılı daha geride bıraktık ve Rabbim bizlere yeni bir yıla kavuşmayı nasip etti, elhamdülillah...
Yeni yılın gelişini kimimiz sazlı cazlı, yemekli içkili ve hatta dansözlü eğlencelerle kutladı, kimimiz "gavur adetidir" deyip hiçbir kutlama yapmadı. Ben şahsen hiçbir kutlama yapmayanlardanım ve Kurban Bayramında yedi Yahudinin birleşip danaya girdiğini veya Ramazan Ayında birkaç Hristiyanın pide kuyruğunda beklediğini görünceye kadar da kutlamayı düşünmüyorum...
Öte yandan, "Yılbaşını Hristiyan ya da gayr-i müslim bayramı olduğu için değil, adetimiz, örfümüz ve geleneğimiz olduğu için kutluyorum" diyenlerin sözlerinde ne kadar samimiyetsiz olduklarını da birbirlerine "Mutlu Noeller" dediklerinde anladım...
Piyango bileti almanın ve içki içmenin haram olduğunu zaten biliyordum da mezar başında rakı içen ve kendini ulemadan gören bir parti başkanı "Anadolu irfanında yılbaşında alınan biletin kumardan sayılması yoktur" dediğinde bu bilgimi daha da pekiştirdim...
Kısacası, bizden olmayanlara benzememek ve dinime olan saygım sebebiyle yeni yılda kutlama yapmadım ve bundan sonra da yapmayacağım...
Peki yılbaşı benim için hiç bir anlam ifade etmiyor mu?
Elbette ki ediyor...
Koskoca bir yılın bitip gene koskoca bir yılın başlaması önemli bir hadise olup, mutlaka bazı şeyleri yapmayı gerektirir. Yapılacak en önemli şey ise muhasebedir...
...
"Bizim tüm varlığımız şirket üzerinde, onların hesapları vs ile de muhasebecilerimiz ve mali müşavirlerimiz ilgileniyorlar, biz daha neyin muhasebesini yapacağız" diyenleri duyar gibiyim.
Hemen söyliyeyim, bahsettiğim muhasebenin sayılarla, rakamlarla veya hesap kitapla ilgisi yok.
Murakebe ve tefekkür gerektiren söz konusu muhasebenin adı ise 'nefis muhasebesi'dir...
Muhasebe kelimesi hesaplaşma, hesaba çekmek veya çekilmek, hesabını yapmak anlamlarına gelir. Dini manada muhasebe ise kişinin yaptığı iyi ve kötü işler açısından kendini hesaba çekmesi ve bir tür iç denetimdir...
Başıboş bir canlı olarak yaratılmayan ve fıtraten günah işlemeye meyilli olan insanın asıl hesap gününe hazır olabilmesi için zaman zaman nefis muhasebesi yapmaya ihtiyacı vardır.
İnsan bu muhasebesinde kendisi, ailesi ve işleri konusunda derin derin düşünüp "Geçmişimde neler yaptım, neleri yapmadım, neleri yapmamalıydım, bundan sonra nasıl yaşamam lazım" gibi soruların cevaplarını aramalıdır.
Adı yeni olsa da aslında her gelen yıl insan için sona bir adım daha yaklaşmak, ömür sermayesinden bir yılı daha tüketmek demektir. Bu nedenle, bir saniye sonrasına bile garantimizin olmadığı bu alemde bir an evvel toparlanmalı, tövbe etmeli ve istikamet üzere yaşamaya çalışmalıdır.
Hz. Ömer Hz. Peygamber’in ifade etmiş olduğu bu hakikati şöyle dile getirmiştir:
“Ahirette hesâba çekilmeden evvel kendinizi hesâba çekiniz. Ötede amelleriniz tartılmadan önce burada kendiniz tartınız"
Rivayet edildiğine göre Hz. Ömer her gün, “Bu gün Allah için ne yaptın” diyerek kendi nefsini hesaba çekermiş...
İşte kendimizi hesaba çekeceğimiz en güzel zamanlardan biri yılbaşı geceleridir. Bu geceleri Allah'tan bigane bir şekilde ve aşırılığa kaçarak kutlamak yerine birer muhasebe vakti olarak değerlendirmek en doğru yoldur.
Öte yandan, nasıl ki her yeni gün için bile birbirimize hayırlı gün dileklerimizi iletiyorsak, zannımca koskoca bir yılın gelişi için de birbirimizi tebrik etmemizde herhangi bir mahsur yoktur...
Bu vesile ile herkesin yeni yılını tebrik eder, ülkemiz, milletimiz ve bütün insanlık için hayırlar getirmesini dilerim...