Her şeyin bir zamanı, her yaranın bir şifası vardır. Bazen hayat üst üste yükler insanı; bir kapı kapanır, bir insan gider, bir umut yarım kalır. Sen de sanırsın ki artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…

Ama unutma gönül; gecenin en koyu olduğu an, sabaha en yakın olduğun zamandır.

Bugün canını yakan şey, yarın sana ne kadar güçlü olduğunu öğretecek. Bugün gözlerinden süzülen yaşlar, yarın yüzündeki tebessümün kıymetini artıracak. Her kayıp bir son değildir; bazı kayıplar, insanın kendini yeniden bulabilmesi için hayatın önüne koyduğu sessiz bir derstir.

Sen yeter ki sabret.

Her gelen kalmaz, her seven sevdiği kadar vefalı çıkmaz. Kimi söz verir, sonra unutur; kimi yanında olacağına yemin eder, ilk zorlukta uzaklaşır. Ama sen onların değişmesiyle kendini değiştirme. Kalbin temizse, vicdanın rahatsa ve kimseye bile isteye kötülük etmediysen, başını dik tut.

Çünkü insanın değeri, başkalarının ona nasıl davrandığıyla ölçülmez.

Bazen yalnız kalırsın…

Bazen kimse seni anlamaz…

Bazen içindeki fırtınayı bir tek sen bilirsin.

İşte o zaman kendine sarıl gönül.

“Geçecek” de.

“Allah büyüktür” de.

“Bugün olmadıysa yarın olur” de.

Çünkü hayat, insanın karşısına her zaman istediğini çıkarmaz; ama çoğu zaman ihtiyacı olanı öğretir.

Sabret gönül…

Belki de geciken, gelmeyecek olan değildir. Belki de Rabbim seni daha güzeline hazırlıyordur. Belki bugün yaşadığın kırgınlık, yarın yaşayacağın huzurun bedelidir.

O yüzden acele etme.

Kalbini kinle doldurma.

Geçmişe takılıp kendini tüketme.

Seni üzenlerin peşinden koşma.

Gidenin ardından kendini eksiltme.

Bırak herkes kendi yoluna gitsin.

Sen kendi yolunda, başın dik, yüreğin temiz yürümeye devam et.

Ve unutma…

Sabır, hiçbir şey yapmadan beklemek değildir. Sabır; canın yanarken bile güzel kalabilmektir.

Bir gün dönüp geriye baktığında, bugün seni ağlatan günlere teşekkür edeceksin. Çünkü bazı acılar insanı yıkmak için değil, daha güçlü bir insan yapmak için gelir.

Sabret gönül…

Bugün ağır gelen ne varsa, yarın hafifleyecek.

Bugün anlam veremediğin ne varsa, zamanı gelince anlam kazanacak.

Ve belki bir gün, “İyi ki sabretmişim” diyeceksin.

Çünkü bazı güzel günler,

en uzun gecelerin ardından doğar.