Hayat dediğimiz şey, aslında uzun bir yolculuk…
Kimi zaman dümdüz bir yolda yürürüz; kimi zaman önümüze taşlar çıkar. Bazen ayağımız takılır, düşeriz. Bazen bir el uzanır, yeniden ayağa kalkarız. Kimi zaman da yolun nereye çıktığını düşünmeden yürür, ömrümüzü tüketiriz.
Oysa insan, dünyaya geldiği ilk günden itibaren bir köprüden geçmeye başlar.
Her adım, bizi biraz daha sona yaklaştırır.
Sırat Köprüsü denince insanın aklına yalnızca ölümden sonrası gelmemeli. Çünkü insan, daha bu dünyadayken nice görünmez köprülerden geçer. Her kararımız, her sözümüz, her davranışımız bizi bir tarafa taşır.
Bir gönlü kırmak da bir adımdır.
Bir yetimin başını okşamak da…
Bir insanın hakkına girmek de bir adımdır.
Bir mazlumun yanında durmak da…
Kibirle yürümek de bir yoldur.
Tevazuyla yürümek de…
Belki de asıl mesele, köprünün ne kadar uzun olduğu değil; bizim o köprüye nasıl hazırlandığımızdır.
Çünkü insan dünyada ne biriktiriyorsa, sonunda onunla baş başa kalır.
Mal mülk geride kalır.
Makam geride kalır.
Şöhret geride kalır.
İnsanların alkışları bir gün susar.
Ve geriye yalnızca insanın kalbi kalır.
Kimse yanında servetini götürmez.
Kimse makamını mezarına taşımaz.
Kimse dünyadaki ününü öte tarafa geçiremez.
İnsan, yaptığı iyilikleri ve işlediği günahlarıyla baş başa kalır.
Bu yüzden bazen kendimize sormalıyız:
“Ben bu köprüye ne taşıyorum?”
Biriktirdiğim kırgınlıkları mı?
İncittiğim insanların ahını mı?
Haksızlıklarımı mı?
Yoksa affettiğim insanları, uzattığım elleri, verdiğim gönülleri mi?
Hayat, insana her gün yeniden dönme fırsatı verir.
Bir özür dilemek için…
Bir gönül almak için…
Bir yetimin başını okşamak için…
Bir anne babanın duasını almak için…
Bir dostun elinden tutmak için…
Ama insan çoğu zaman ölümün kendisine uzak olduğunu sanır.
“Daha çok zamanım var,” der.
Oysa zaman dediğimiz şey, avuçlarımızdan sessizce akan su gibidir.
Dün çocuktu insan.
Bugün saçlarına aklar düştü.
Yarın ise adını bir mezar taşında arayacaklar.
İşte o zaman insan anlayacak ki, dünya gerçekten de bir konaklama yeriymiş.
Ne kadar uzun yaşarsak yaşayalım, yolun sonunda hepimiz aynı kapıya varacağız.
Sırat Köprüsü…
Belki de insanın hayatı boyunca yaptığı en büyük hazırlık, o köprüye ulaşmadan önce iyi bir insan olabilmektir.
Çünkü bazı insanlar dünyada çok şey kazanır ama insanlığını kaybeder.
Bazıları ise dünyada hiçbir şeye sahip olmaz ama arkasında güzel bir isim, birkaç güzel dua ve sayısız gönül bırakır.
Asıl zenginlik belki de budur.
Bir gün ardımızdan:
“İyi insandı…”
diyebilecek insanların olmasıdır.
Bir annenin duasında yer almak,
bir çocuğun hatırasında kalmak,
bir dostun gözünde güzel bir iz bırakmak…
Dünyanın en büyük serveti belki de budur.
Öyleyse gelin, daha köprüye varmadan önce kendimize gelelim.
Kırdıysak gönül alalım.
Haksızlık ettiysek helallik isteyelim.
Gücümüz yetiyorsa bir garibin elinden tutalım.
Bize kötülük edeni bile mümkünse affedelim.
Çünkü insanın gerçek yolculuğu, dünyadaki son nefesiyle başlamıyor belki de…
İnsan, her gün attığı adımlarla o yolculuğa hazırlanıyor.
Ve bir gün…
Bütün yollar bitecek.
Sesler susacak.
Dünya geride kalacak.
İnsan yalnız kalacak.
O gün ne cebimizdeki para konuşacak,
ne makamımız,
ne şöhretimiz,
ne de insanların bize biçtiği değer…
Sadece hayatımız konuşacak.
Attığımız adımlar konuşacak.
Gizlice yaptığımız iyilikler konuşacak.
Kimsenin bilmediği gözyaşlarımız konuşacak.
Ve belki de en çok, kimsenin görmediğini sandığımız amellerimiz konuşacak.
Sırat Köprüsü…
İnsana ölümü hatırlatan bir isimden çok daha fazlasıdır.
O, insana hayatı doğru yaşamayı hatırlatan bir uyarıdır.
Öyleyse daha yol bitmeden yürüyüşümüzü düzeltelim.
Daha nefesimiz varken gönül alalım.
Daha dilimiz dönerken “hakkını helal et” diyelim.
Çünkü insanın önünde ne kadar yol kaldığını hiç kimse bilmiyor.
Belki daha çok yolumuz var…
Belki de sandığımızdan çok daha az.
Ama şunu biliyoruz:
Her yolun bir sonu var.
Ve o sona vardığımızda, yanımıza alabileceğimiz tek şey; bu dünyada nasıl bir insan olduğumuzdur.
Sırat Köprüsü’ne varmadan önce,
hayat köprüsünü doğru yürüyelim.
Çünkü bazı köprüler geçilmek için değil…
İnsanın kim olduğunu göstermesi için vardır.