01 Nisan 2004 pazartesi sabahı Türkiye siyaseten bambaşka bir iklime uyanacak, Aylardır belediye başkanı seçilebilmek adına sabah erken saatlerden gece yarılarına kadar koşturan adaylardan seçmenden karşılık bulanlar başkanlık koltuğuna oturacak kaybedenler kendilerini bir dahaki döneme hazırlayacak.

İçerisinde bulunduğumuz güne kadar adayların nerede ise tamamı seçimi, kendilerinin kazanacaklarına gönülden inanıyorlardı ancak seçime son on gün kala ortaya çıkan tablo adayların pek çoğunda moral bozukluğuna yol açmış durumda.

81 ile ve 900 civarındaki ilçelerdeki aday ve parti profillerine bakan seçmenin kafasında hangi partilerin seçilmek için yarışacakları ile ilgili bir fikir oluşmuş durumda, Kafasında fikir oluşan seçmenden gelen haberler ve geriye dönüşlerde ister istemez adayların kalan günlerde takip edeceği stratejiyi önemli ölçüde etkiliyor.

Seçmenden gelen geri dönüşler ışığında siyasi partilerin adaylarının bir kısmı “-Duruma göre biz kaybettik ancak bu tempoyu seçim akşamına kadar devam ettirmekten başka çare yok” derken seçimi kazanacak iki partiden yada duruma göre üç partiden birisi olan adaylarda anında “-Arkadaşlar biz şu an potadayız seçmenin bizimle ilgili tavrını olumluya dönüştürebildiğimiz oranda seçimi az bir farkla kazanacağız yada kaybedeceğiz lütfen biraz daha gayret” diyerek kitleleri hareketlendirme yoluna gidiyorlar.

Siyaset ile uğraşanlar bu duruma “Son düzlük” ismini veriyorlar, Seçim sürecinin başlamasından itibaren var kuvveti ile koşturan adaylar için son düzlük bu zamana kadar yapılan çalışmalardan daha üstün olsa gerek ki adayların tamamı “son düzlükte daha çok çalışmak gerekir” fikrinde birleşiyorlar.

Bugün konuştuğumuz ve sahayı çok iyi bildiğine inandığımız bir siyasetçi dostumuz “-Abi partilerin çoğu aylardır koşturmaktan yoruldu, Siyaseten tecrübe sahibi olanlar asıl çalışmayı önümüzdeki günlerde başlatacaklar zira seçmen son dakikaya kadar bekler partilerin durumunu gözden geçirir, kararını da son anda partilerin ve partiye mensup adayların göstereceği performansa göre verir” şeklinde harika bir tespit yaptı.

Siyasette her zaman mucize vardır ancak mucizeyi gerçekleştirecek olanlarda partilerin adaylarıdır, Seçim sürecinin başlamamasından itibaren gece gündüz demeden koşturan adayların son düzlükte gösterecekleri performans beraberinde bir mucizeyi de getirebilir.

Son düzlük bu yüzden çok ama çok önemli.

Nefesi idareli kullanmak ve kalan nefesi de son düzlükte en üst seviyede harcamak lazım.