Yarın 19 Mayıs. 18 vatansever Bandırma vapuru ile yola çıktıkları 15 Mayıs’ta İzmir Yunanlılar tarafından işgal edilmişti.
Mondros Mütarekesi ve Sevr antlaşmasının sonrasında Osmanlı, itilaf devletleri tarafından parça parça işgal ediliyordu.
İstanbul çoktan işgal edilmiş, Mustafa Kemal Karadeniz’de bu işgale karşı gerçekleşen çete hareketlerini engellemek için müfettiş olarak görevlendirilmişti.
Bu görevi için yola çıktığında, Avrupa ve Anadolu’nun altıyüz yıllık hâkimi Osmanlı’nın bir paşası İngiliz görevliden boğazı geçiş ruhsatı alıyordu. O paşa ki bu itilaf kuvvetlerinin Çanakkale’den geçmesini engelleyen Çanakkale Harbinin “Anafartalar” kahramanıydı.
Anadolu’nun işgalinde belki de en acımasız ve seviyesiz olanı Yunanlıların İzmir’i işgaliydi. 15 Mayıs’da başladı. Bandırma vapurunda yolculuk eden 18 vatansever karanlık bir gidişin farkında Samsun’a gitmeye çalışıyorlardı.
Osmanlı’nın son yüz yılında Avrupa’da Selanik’te, İşkodra’da Makedonya’da Türk toplulukları, Türk akıncıları uğradıkları zulüm ile İstanbul’a kaçmışlar, bu yüz yılın aslında neredeyse yarısında göçen yedi milyonun üstündeki Türk içerisinde beş milyona yakını hastalıktan, çetelerden, saldırganlıktan şehit olmuşlardı.
Avrupa’da tezgahlanan bu devletleşme kumpası ile Sırplar, Bulgarlar ve Yunanlılar bağımsızlık ilan etmişlerdi. Bu akımdan etkilenen Ermeniler’de Anadolu’da isyanlar çıkartmışlardı.
Bereket ki ittihat ve terakki içerisindeki Talat Paşa ve Enver Paşa’nın olanları görmesi ile küçük Ermeni beyliklerinin kurulmasının önüne geçilmişti.
İzmir Yunan işgaline uğrarken Bandırma Vapurunda başlarında Mustafa Kemal Atatürk ve 17 vatan evladı bu gidişin Türk’ün tabiatına aykırı bir esaret olduğunu bilerek ölümü yanlarına yoldaş etmişlerdi. 19 mayısta Samsun’a yanaşan o vapurda son yüz yılın yorgun, üzgün ama umudunu hiç yitirmemiş Kuvvacıları vardı.
Çoğunluğun sustuğu, cesaret gösteremediği Anadolu’nun işgal edilişine bu esaretin ölüm olduğunu düşünerek karşı çıktılar.
Gemide
Mirliva Mustafa Kemal Paşa (Dokuzuncu Ordu Kıt'aları Müfettişi),Kurmay Albay Kâzım Dirik (Erkân-ı Harbiye Reisi),Kurmay Albay Refet Bele (3. Kolordu Komutanı), Dr. Albay İbrahim Talî Öngören (Sıhhiye Müfettişi), Kurmay Kaymakam (Yarbay) Mehmet Arif Bey, Kurmay Binbaşı Hüsrev Gerede, Topçu Binbaşı Kemal Doğan, Piyade Yüzbaşı Cevat Abbas Gürer, Doktor Yüzbaşı Behçet Adil Bey, Yüzbaşı Mustafa İsmail Hakkı Bey, Yüzbaşı Ali Şevket Önder Bey, Üsteğmen Hayati Bey, Üsteğmen Muzaffer Kılıç, Yüzbaşı Refik Sosyal Bey, Şube Müdürü H. Avni Başman, Kâtip Faik Aybars Bey, Kâtip Memduh Ataseven Bey vardı.
Bu geminin yanaştığı Samsun limanından başlayarak Havza, Amasya Erzurum ve Sivas kongreleri ile devam eden bağımsızlık mücadelesinde “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır” diyen bu ittihatçı ve kuvvacı, Atatürk ve silah arkadaşları; aslında birkaç kişinin cesareti ile bir ülkenin esaretten nasıl kurtarılabileceğini?idealleri olan azınlıkların sessiz ve suskun çoğunlukları nasıl harekete geçirebileceğini de gösterdiler.
Mustafa Kemal ve 17 vatansever ile başlayan istiklal mücadelesi, boğazı savaş ile geçemeyen masa oyunları ile boğaza demir atan itilaf kuvvetlerinin “geldikleri gibi giderler” ile sonuçlandı. 19 Mayıs’da Samsun’a inen o bağımsızlık ateşi bize; az kişi olsak da mesele vatan ise gerisinin teferruat olduğunu, silah ve mühimmat yoksa bulunur, ordu yoksa kurulur, asıl meselenin istiklali istemek olduğunu öğretti.
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.